Son Dakika

İnanmak kazanmaktır

Millet için etti mi ordum sefer

Kükremiş aslan kesilir her nefer

-Mehmet Akif Ersoy-

Bu millet asırlardır bir sancağın altında ve bir bayrağın gölgesinde yaşadı. O gölge var oldukça ve o sancak elde durdukça kardeşlik daim oldu.  Çok eski vakitlerde safran sarısı bozkırlarda atlarını güneşin battığı yöne süren atalarımız bizim yaşadığımız bu vakitleri ve bu toprakları hayal ettiler. Hayallerinin uğrunda her şeylerini terk ettiler. Bu bayrak dalgalansın ve Allah’ın ismi gök kubbe de yankılasın diye çok acı çekti, çok can verdi ve çok çileye katlandılar. İslam sancağını ellerine alıp, Allah’ın adaletini dünyaya yaymak için zalimin karşısına dikildiler.

Düşman her vakitte zalimdi. Ve onun zulmü her nerede olursa ve her nereden gelirse durdurmak gerekirdi. Zira dünyada merhameti ve adaleti savunacak mazlumun yanında olacak bir olan Allah’a inanmış ve onun davasına sahip çıkmış bir tek onlar kalmıştı.

Hz. Peygamber’in gayesine sahip çıkan bu millet, Müslüman olduğu günden beri bu gayeye sancaktarlık etti. Kaleler alınırken, şehirlere girilirken bir de gönül seferine çıkanlar imanı gönüllere salanlar vardı. En başından beri hak ve batılın savaşıydı bu ve gönülleri fethetmeden galip olunamazdı. Hz. Peygamber’den alınan ilahi nefesi kurumuş gönüllere salmak için cihana yayıldılar. Cenk meydanlarında yiğitler kaleleri fethederken gönüllerin fethi için gayret edenler de vardı. Ne vakit birlik bozulsa bir gönül eri çıkarırdı bu millet içinden, bir yiğit çıkarırdı. Ve öyle zamanlarda çıktı işte şimdi ismini söyleyip de hayırla andığımız adamlar. Çağrı Bey’ler, Alparslan’lar, Süleyman Şah’lar, Osman Gazi’ler, Fatih’ler, Yavuz’lar; Pir Ahmed Yesevî’ler, Ahi Evren’ler, Hacı Bektaş-ı Veli’ler, Yunus Emre’ler, Aziz Mahmud Hüdayî’ler ve daha niceleri öyle buhranlı ve öyle çileli vakitlerdi umut oldular da çıktılar bu milletin içinden. “İnanmak kazanmaktır” dediler ve bir yandan şehirleri bir yandan da gönülleri fethettiler.

Cânım kârî, inan ki bu gün de öyledir ve çoktur düşmanın hilesi. İçimizden çıkanlarla, bizden olanlarla, bizim gibi yaşayan, bizim gibi inananlarla vurmaya çalışırlar bizi. Bunu yüzlerce yıldır denediler. Savaş meydanında diz çöktüremedikleri bu milleti ihanetle yenmek istediler. Ve bu savaş hiç bitmedi. Birkaç asırdır bizi durdurduklarını, susturduklarını sandılar belki ama o dava da o hayal de milletin sinesinde var olmaya devam etti ve ediyor.

Bu topraklar tarihin hiçbir vaktinde sahipsiz kalmadı ve yine sahipsiz değildir. Yiğit Türk evlatları gönül coğrafyamızın mazlum insanlarının ellerinden tutmak için ecdadının gittiği yolda yine gidiyor. Bu vatanın Allah’a, bayrağa, millete ve asırlardır ilmek ilmek dokunan bu gayeye inanmış evlatları, yine zalimin karşısında dimdik duruyor. Bu gün de içimizden yiğitler çıkıyor. “Düğüne gidiyoruz” diyorlar, “Beklemesinler bizi” diye haber salıyorlar ve arkalarında mektuplar bırakıp İlahi adaletten ve yüzyıllardır devam eden davadan bahsediyorlar. Geri gelmeyip cennette onca gazinin, onca şehidin yanına göçüyorlar. Ruhları şad olsun hepsinin.

 Allah zor zamanlarda içimizi ferahlatacak, gür sesiyle hakka sahip çıkacak ve bizi yeniden inandıracak adamlar gönderir. Şimdi de tam öyle bir zamandır ve bütün zalimlere hesap soran, mazlumların yanında olan idarecilerimiz, yiğitlerimiz, askerlerimiz, insanlarımız var.

Zira bu milletin yiğitler, kahramanlar çıkarmak kanında vardır.

Yorumlar

Yazara ait diğer yazılar