Kırım Tatar Milli Hareketi emektarı Nuriye Biyazova, 1944 Kırım Tatar sürgününü anlatan otobiyografisini kaleme alarak, “Torunlarımızın da sürgünde yaşayan Kırım Tatarları’nın başına gelen tüm zorlukları bilmesini, halkımızın geçirdiği inanılmaz zorlukları ve verdiği kayıpları hatırlamalarını istiyorum” dedi.
Kitap ile ilgili açıklamalarda bulunan 90 yaşında Nuriye Biyazova, “Kırım’a geri döndükten sonra bu kitabı yazmaya karar verdim. Bu benim anılarıma dayanan tarihi bir çalışma. İlk kez yazılı olarak gazetede yayınlandı, bu sene ise kitap çıktı. Torunlarımızın da sürgünde yaşayan Kırım Tatarları’nın başına gelen tüm zorlukları bilmesini, halkımızın geçirdiği inanılmaz zorlukları ve verdiği kayıpları hatırlamalarını istiyorum” değerlendirmesini yaptı.
Sovyet hükümeti Kırım Tatarları’nı sürgün etmişti
Sovyet hükümeti, 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarları’nı sürgün etmişti. Sürgün kapsamnda Kırım Tatar erkeklerinin büyük çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetmişti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönmek isteyenler hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Kırım Tatar adı yok edilmişti. Bunun sonucunda Kırım Tatar halkı büyük kayıplar yaşadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başlarken 150 bini maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.
Soykırım olarak tanındı
Ukrayna’da Kırım Tatar sürgünü resmen soykırım olarak tanındı. 1944 Kırım Tatar sürgününün soykırım olarak tanınmasını öngören 2493 No’lu karar tasarısı Ukrayna Parlamentosu tarafından 12 Kasım 2015 tarihinde yapılan oturumda kabul edildi.
Bunun yanı sıra 18 Mayıs, “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak kabul edildi.


