Silivri açıklarında iki geminin karıştığı kazanın ardından gözler, çarpışmanın önlenip önlenemeyeceğine çevrildi. Radar, AIS, telsiz ve köprüüstü vardiyası gibi birden fazla güvenlik mekanizmasının bulunduğu gemiler nasıl aynı noktada çatışma rotasına girdi?
Kazayla ilgili değerlendirmelerde öne çıkan başlıklar şöyle:
1. Çatışma riski zamanında fark edilmedi mi?
İki geminin radar ve AIS üzerinden yaklaşmasının daha erken tespit edilip risk analizinin yapılması gerekiyordu.
2. Son anda yapılan manevra yeterli miydi?
ALSU’nun çarpışma öncesinde manevra yaptığı belirtilirken, soruşturmanın kritik noktalarından birini bu manevranın zamanlaması ve yeterliliği oluşturuyor.
3. Gece vardiyası ve radar takibi nasıl yapıldı?
Kaza saat 03.00 civarında meydana geldi. İki gemideki vardiya personelinin radar, AIS ve görsel gözcülük görevlerini nasıl yürüttüğü araştırılmalı.
4. Gemiler arasında telsiz görüşmesi yapıldı mı?
Çarpışma öncesinde VHF üzerinden iletişim kurulup kurulmadığı ve varsa hangi manevraların konuşulduğu kazanın nedenini aydınlatabilir.
5. Trafik ayırım düzeninde kurallara uyuldu mu?
Tuğberk İmamoğlu’nun sahibi şirket, geminin kendisine tahsis edilen seyir hattında ilerlediğini ve teknik arızasının bulunmadığını açıkladı. Bu iddiaların resmi incelemeyle doğrulanması bekleniyor.
6. Gemi neden kısa sürede kaybedildi?
Saat 03.26’da Tuğberk İmamoğlu’na ait EPIRB acil durum sinyali alındı ve sonrasında gemiye yapılan çağrılara yanıt alınamadı.
7. Sorumluluk tek bir hataya indirgenmemeli
Radar ve AIS kayıtları, VDR (kara kutusu), telsiz görüşmeleri, vardiya kayıtları, gemilerin hız ve rotaları ile personelin çalışma süreleri birlikte incelenmeden kesin bir sorumluluk değerlendirmesi yapmak erken. Ancak tehlikenin zamanında bertaraf edilememesi, kazanın önlenebilir olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.




