Seçimler Gölgesinde Savaş Tehdidi
İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak parlamento seçimleri ile ABD’de 3 Kasım’da düzenlenecek Kongre ara seçimlerine sayılı günler kala, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin İran’a yönelik geniş çaplı bir askeri saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddialar Orta Doğu’da tansiyonu tırmandırdı. Uluslararası basına yansıyan haberler ve diplomatik temasa ilişkin izlenimler, her iki ülkenin olası bir saldırının planlamalarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

10 Ekim’de Planlanan Saldırıyı Trump Durdurdu
İngiliz Financial Times gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, bölge ekim ayının ilk haftasında sıcak çatışmanın kıyısından döndü. İsrail ordusu, 10 Ekim’de elektrik santralleri, enerji altyapısı, kamu binaları ve nükleer tesisleri kapsayan kapsamlı bir hava saldırısı dalgası planlamıştı; ancak Başkan Trump, küresel petrol fiyatlarını tırmandıracak, enflasyonu tetikleyecek ve ABD kuvvetlerini doğrudan çatışmaya sokacak bu girişime son dakikada onay vermedi. Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, ara seçimler öncesinde ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir askeri operasyona girişmeyeceğini açıkça ifade etti.

Netanyahu’dan “Yönetim Değişikliği” Söylemi
7 Ekim öncesi uyarıları göz ardı ettiği yönündeki iddialar nedeniyle iç siyasette ağır eleştirilerin hedefi olan Başbakan Netanyahu, aşırı sağcı koalisyonunun zayıflayan desteğini toparlama çabası içinde “İran’da yönetim değişikliği” söylemini yeniden gündemine taşıdı. Netanyahu, 20 Ekim’de Tel Hai Üniversitesi’nde ve 21 Ekim’deki askeri mezuniyet töreninde orduya, Mossad’a ve tüm güvenlik birimlerine “Tahran’daki yönetimi tamamen devirme” talimatı verdiğini kamuoyuyla paylaştı.

İstanbul Havalimanı Küresel Bağlantıda Dünya Birincisi
İstanbul Havalimanı Küresel Bağlantıda Dünya Birincisi
İçeriği Görüntüle

Netanyahu-Trump Telefon Görüşmesi
Netanyahu, 19 Ekim’de bir savaş uçağının önünde Trump ile yaptığı telefon görüşmesini servis etti. Görüşmede Netanyahu, İran’a saldırıları kastederek “Bitirmemiz gereken bir iş var ve bunu birlikte bitireceğiz.” derken Trump hoparlörden, “Sen büyük bir savaşçısın, bunu çok yakında kanıtlayacağız; yanımda görmek istediğim adam sensin.” yanıtını verdi. İsrail Savunma Bakanı Katz da İran’ın seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla saldırı planladığını öne sürerek, “Eğer İran İsrail’e saldırırsa, İran yanar.” dedi.

Hegseth’in Gizli Ziyareti ve Güncellenmiş Hedef Listesi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail seçimlerine sekiz gün kala 19 Ekim’de kamuoyuna duyurulmadan Tel Aviv’e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Yerel basına yansıyan haberlere göre Hegseth, Ovda Hava Üssü’nde Netanyahu ve askeri kurmaylarla bir araya geldi; görüşmede daha önceki çatışmalarda vurulmayan sivil-enerji altyapılarını da kapsayan güncellenmiş yeni bir “İran hedef listesi” kendisine sunuldu.

Savaş Uçaklarının İran Sınırına Sortisi
Axios’un haberine göre Hegseth’in ziyaretinin hemen ardından İsrail savaş uçakları İran sınırına uzanan bir sorti gerçekleştirdi. Onlarca savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağının katıldığı bu uçuşların Suriye ve Irak hava sahalarından geçerek İran’a yönelik olası saldırı senaryosuyla uyumlu bir rota izlediği belirtildi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de seçim süresince ordudaki tüm izinleri iptal ederek birlikleri en yüksek alarm durumuna geçirdi.

NYT: Saldırı Kasım Başına Ertelenmiş Olabilir
New York Times’ın sızdırdığı planlara göre, İran’a yönelik saldırının kasım ayı başına ertelenmiş olabileceği ileri sürülüyor. ABD ordusunun Orta Doğu’daki konuşlanmasını üç uçak gemisi taarruz grubu, binlerce deniz piyadesi ve hava savunma filolarıyla kasım başında tamamlayacağı aktarılıyor. Planlamalarda İran’ın Natanz kompleksi yakınındaki yer altı nükleer tesisi öne çıkarken, Başkan Trump’ın 10 tonluk MOAB bombasının kullanılabileceğine işaret etmesi dikkat çekti; ancak askeri uzmanlar bombanın granit zemini delemeyeceğini vurguladı.

Muhalefet ve Uzmanlarda Sert Tepki
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, seçimler öncesinde saldırı için herhangi bir neden bulunmadığını açıklayarak Netanyahu ve Katz’ın tehditlerinin siyasi hesap içerdiğini söyledi. Eski İsrail Askeri İstihbarat İran Masası Başkanı Danny Citrinowicz ise seçim öncesi savaşı “tam bir çılgınlık” olarak nitelendirerek İsrail ve ABD’nin hava savunma füzelerinde ciddi stok yetersizliği yaşadığını ve Tahran’ın havadan vurularak devrilemeyeceğini kaydetti. Johns Hopkins Üniversitesi’nden İran uzmanı Vali Nasr da tüm işaretlerin ABD’nin yeniden savaşa sürüklendiğini gösterdiğini vurgulayarak “ufukta bir son görünene kadar çok büyük bir yıkım yaşanacaktır” dedi.

Tahran’dan Misilleme Tehdidi, ABD Personelini Tahliye Ediyor
İran’dan yükselen sesler, olası bir saldırıya yanıtın Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasını, deniz altı fiber internet kablolarının ve Suudi Arabistan’daki Aramco rafinerilerinin hedef alınmasını kapsayabileceğini ortaya koyuyor. Bölgesel tırmanışın boyutlarını en somut şekilde gözler önüne seren adım ise Washington’dan geldi: ABD Dışişleri Bakanlığı, Husilerin saldırılarını ve yüksek güvenlik risklerini gerekçe göstererek Suudi Arabistan’daki acil görevde bulunmayan tüm diplomatik personelini ve ailelerini derhal ülkeyi terk etmeye davet etti.

Kaynak: AA