Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, devlet televizyonu EBC’de Eritre ve Tigray bölgesindeki durumu değerlendiren açıklamalar yaptı. Ahmed, Eritre yönetimine iyi komşuluk ilişkileri ve ortak kalkınma temelinde bir barış çağrısı yaparken barış tekliflerinin yanıtsız bırakılması halinde sonuçların son derece ağır olacağını da söyledi. Aynı açıklamada isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ni (TPLF) 2022'de imzalanan Pretoria Anlaşması’nı ihlal etmekle suçladı.
Abiy Ahmed Eritre’ye neden barış çağrısı yaptı?
Ahmed, Eylül ayında yeniden alevlenen çatışmaların ardından iki ülke arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde Eritre’ye yönelik açıklamalarını Tigrinya dilinde yaptı. Tigrinya; Tigray bölgesinde ve Eritre’de konuşulan dillerden biri olması nedeniyle seçim, Eritre kamuoyuna doğrudan seslenme amacı taşıyor. Ahmed, Asmara yönetimini Etiyopya’nın düşmanlarına hizmet etmekle suçlarken iyi komşuluk ilişkileri ve ortak kalkınmanın her iki ülke için de yegane çıkar yolu olduğunu vurguladı.
Etiyopya, Eritre’nin sınırı ihlal ettiğini nasıl iddia etti?
Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos, 8 Ekim tarihli bir mektupla Eritre birliklerinin Etiyopya topraklarına girdiğini BM Güvenlik Konseyi’ne bildirdi. Mektupta Etiyopya, Eritre askerlerinin derhal geri çekilmesini istedi ve bu durumun sürmesi halinde kendini savunmaktan başka seçeneğinin kalmayacağını beyan etti.
Eritre ise Etiyopya’nın öne sürdüğü meşru müdafaa gerekçesini reddetti. Asmara, askerlerin Etiyopya topraklarına girdiğini doğrulamamakla birlikte açıkça da reddetmedi; bunun yerine Etiyopya’yı Kızıldeniz’e zorla erişim sağlamaya çalışmakla suçlayarak BM Güvenlik Konseyi’nden caydırıcı tedbirler alınmasını talep etti.
Pretoria Anlaşması nedir ve neden önemli?
Kasım 2022'de Güney Afrika’nın arabuluculuğuyla imzalanan Pretoria Anlaşması, Etiyopya federal hükümeti ile TPLF arasında iki yıl boyunca süren ve on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, milyonlarcasının yerinden edilmesine yol açan Tigray Savaşı’nı resmen sona erdirmişti. Anlaşma kapsamında TPLF’nin silahsızlandırılması, insani yardım koridorlarının açılması ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün sağlanması kararlaştırılmıştı.
Ahmed, federal hükümetin bu yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak TPLF’nin silah bırakmak yerine yeniden silahlandığını ve gençleri zorla çatışmalara dahil ettiğini ileri sürdü. Bunun yanı sıra grubun yerinden edilenlerin evlerine dönüşünü engellediğini, yeniden sağlanan hava ulaşımı, bankacılık ve telekomünikasyon hizmetlerini de aksattığını öne sürdü. Ahmed, silahlı gençlere silahlarını bırakarak sivil hayata dönmeleri çağrısında bulundu.
Etiyopya ile Eritre arasındaki gerilimin arka planı nedir?
İki ülkenin ilişkileri son derece karmaşık bir tarihsel süreci barındırıyor. Etiyopya, Eritre’nin 1993'te bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte Kızıldeniz’e çıkışını yitirerek dünyanın en kalabalık kara ülkelerinden biri haline geldi. 1998-2000 yılları arasında yaşanan sınır savaşı her iki ülkede de derin izler bıraktı. Abiy Ahmed, 2018'de Eritre ile barış anlaşması imzalayarak 2019 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Ancak 2020'de patlak veren Tigray çatışması döneminde Eritre’nin Etiyopya federal güçlerinin yanında yer alması, bölgesel dengeleri yeniden sarstı. Pretoria Anlaşması’nın ardından iki ülke arasındaki ilişkiler bir kez daha bozulma sürecine girdi.
Kızıldeniz erişimi neden bu kadar kritik?
Eritre’nin bu gerilimde Etiyopya’ya yönelttiği temel suçlamalardan biri, Addis Ababa’nın Kızıldeniz’e deniz çıkışı sağlamaya zorla çalıştığı iddiası. Etiyopya ise bu iddiaları reddediyor. Bununla birlikte Etiyopya’nın liman erişimi meselesi, özellikle Abiy Ahmed döneminde siyasi gündemde belirgin biçimde yer bulmaya devam ediyor. Küresel ticaretteki payı büyüyen ve nüfusu 120 milyonu aşan Etiyopya’nın denize çıkışının olmaması, ekonomik kalkınma önünde yapısal bir engel olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel çatışmanın son durumu ne?
Eylül 2025'te yeniden başlayan çatışmalar, Etiyopya kuzeyindeki dengeleri bir kez daha sarstı. Olaylar hem BM platformlarına taşındı hem de Etiyopya’nın diplomatik mesajlarında sertleşmeye yol açtı. Ahmed’in Eritre’ye yönelik uyarısı, henüz somut bir diyalog zemini oluşmadan sert bir dille kamuoyuna açıklandı. Bölgedeki durumun nasıl gelişeceği, her iki tarafın BM Güvenlik Konseyi’ndeki tutumlarına ve sahada yaşanan gelişmelere bağlı olarak şekillenmeye devam ediyor.


