900'LÜ HATLAR GERİ Mİ DÖNDÜ?

Abone Ol

90'lı yılların meşhur 900'lü hatlarını hatırlıyor musunuz?

"Ünlüyle konuş", "seksi Özel sohbetler", "Sadece sana özel..." denilerek insanlar dakikalarca telefonda tutuluyor, bunun karşılığında para kazanılıyordu.

Aradan yıllar geçti...

Teknoloji değişti...

Ama görünen o ki zihniyet değişmedi.

Sadece adres değişti.

Bugün adı Instagram aboneliği oldu...

"Özel içerik", "abonelere özel videolar", "özel soru-cevaplar" deniliyor.

Şimdi açık açık soruyorum...

Bir insan neden para verip bir ünlüye abone olur?

Gerçekten üç cümlelik günlük hayatını dinlemek için mi?

Yoksa "abonelere özel" denilerek paylaşılan daha cesur, daha seksi pozları, bikinili görüntüleri ve özel videoları görmek için mi?

Kimse kimseyi kandırmasın.

Bu sorunun cevabını hem abonelik satın alan biliyor hem de o içerikleri hazırlayan biliyor.

Bugün bu sisteme katılan isimlerden biri de Gülben Ergen. Dikkatimi cekti.

Ücretli abonelik sistemini bikinili ve bornozlu videolarla duyurdu. Aylık 79,99 TL karşılığında abonelerine özel içerikler sunacağını açıkladı.

Ben kendi adıma bunu Gülben Ergen'e yakıştıramadım. Boyun kadar çocukların var artık.

Yılların sanatçısı...

Üç çocuk annesi...

Bugün hâlâ konser verebilecek, sahnesiyle konuşulabilecek bir isim.

Ben olsam gündeme bikinili abonelik videolarıyla değil, yeni şarkılarımla ve konserlerimle gelmeyi tercih ederdim.

Ancak dikkatimi çeken başka bir nokta daha var.

Bu paylaşımların ardından yıllardır Gülben Ergen ile polemik yaşayan Yeşim Salkım'ın geçmişte yaptığı sert açıklamalar yeniden gündeme taşındı.

Yeşim Salkım yıllar önce Gülben Ergen hakkında çok ağır sözler söylemiş, "O kadının başka bir yuvayı yıkmasına izin vermeyeceğim." ifadelerini kullanmıştı. O dönem yaptığı başka açıklamalar da yeniden sosyal medyada dolaşıma girdi.

Demek ki geçmiş kolay unutulmuyor.

Ama benim asıl üzerinde durduğum konu ne Yeşim Salkım ne de eski polemikler...

Benim dikkat çekmek istediğim konu AHBAP meselesi.

Bu ülke asrın felaketini yaşadı.

Milyonlarca insan yardım bekledi.

Milyarlarca liralık bağış toplandı.

Ardından tartışmalar başladı.

Soruşturmalar gündeme geldi.

İfadeler verildi.

O süreçte Gülben Ergen de ifade veren isimlerden biri oldu ve çıkışta "İyilikten maraz doğuyormuş." dedi.

İşte benim takıldığım nokta tam da burası.

Bu kadar büyük bir tartışmanın ardından kurulan bu cümle kamuoyunda elbette sorgulanacaktır.

Ben Gülben Ergen'i yıllardır tanırım.

Kriz yönetimini iyi bilen bir isimdir.

Bu yüzden şu soruyu sormadan geçemiyorum.

Tam AHBAP tartışmaları konuşulurken, tam bu sözler gündemdeyken bir anda ücretli abonelik sistemi...

Bikinili tanıtımlar...

Bornozlu videolar...

Tesadüf mü?

Yoksa kamuoyunun dikkatini başka bir yöne çekmeye yarayan başarılı bir iletişim hamlesi mi?

Bunun böyle olduğunu iddia etmiyorum.

Ama zamanlamasını sorgulamak da gazetecinin görevidir.

Bir başka konu daha var.

Gülben Ergen'in de bir derneği bulunuyor.

Benim çağrım sadece Gülben Ergen'e değil.

Toplum adına faaliyet gösteren, bağış toplayan bütün derneklere...

İstisnasız hepsi denetlensin.

Şeffaf çalışan hiçbir kurum denetimden rahatsız olmaz.

Tam tersine, denetim güveni artırır.

Toplum adına toplanan her kuruşun hesabı da topluma verilmelidir.

Son sözüm şu...

Ünlü olmak sadece alkış almak değildir.

Toplumun önünde yaşayan herkes yaptığı tercihin de söylediği sözün de hesabını kamuoyuna vermek zorundadır.

Ve unutulmamalıdır ki...

Gündem değiştirilebilir.

Ama kamuoyunun hafızasını değiştirmek o kadar kolay değildir.