ABD, Suriye’den çıkıyor mu?

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta ani bir kararla Suriye’den çıkma kararı alan ABD Başkanı Trump tüm dünyayı şaşırttı. Hatta kendi Savunma Bakanı James Mattis istifa etti ardından DAEŞ ile mücadele temsilcisi Brett McGurk istifa etti.

Suriye’nin kuzeyinde uzun süredir aktör olan, DAEŞ’le mücadele adı altında YPG’ye yüklü miktarda silah ve mühimmat desteği veren ABD, Suriye’de bilinen haliyle 10’un üzerinde üsse sahip olmuşken birden bire ben bu işte yokum dedi. Bunun ABD’nin bir stratejik adımı olmadığı hatta strateji oluşturan yapıların buna şiddetle karşı çıktığı Mattis ve McGurk’ün istifalarıyla ortaya çıkmış oldu. Peki, ABD gerçekte ne planlıyor ve bundan sonraki stratejisi ne olabilir? Bu geri çekilme bir oyun olabilir mi, yoksa Trump işe sadece mali gözle mi bakıyor? Bunlar ciddi şekilde tartışma konusu olacak gibi…

Esas tartışma konusu, DAEŞ ile mücadele ve Fırat’ın doğusunun ihyası için Trump, müttefiklerden beklediği 4-5 milyar dolarlık desteği görememesi mi?

ABD, Önünü göremeyen stratejileriyle NATO’dan müttefiki Türkiye ile de karşı karşıya geldi. S-400 satışıyla askeri boyut kazanan Türk-Rus yakınlaşması Washington’da ciddi kaygılara yol açtı. Türkiye NATO’dan kopar mı sorusu gündeme geldi…

Ve özellikle Türkiye, Fırat’ın doğusuna operasyon baskısıyla ABD’yi “Bizimle mi yoksa terör örgütü olarak gördüğümüz unsurlarla mı müttefiksin” sorusundan kaçamayacak noktaya getirdi. Bu, Trump’ın orijinal planına ( Suriye’den bir şekilde çıkış) dönmeyi sağlayan son şeydi. Ki Trump tüccar kafasıyla pat diye böyle bir karar vermiş oldu.

Böylece ekibine yönelik soruşturmalarla çok sıkıştığı iç kamuoyunu oyalayacak, kamuoyuna bir mesaj verecek ve en önemlisi beni maddi olarak desteklemezseniz bakın ben sizi yüz üstü bırakır giderim, benim şakam yok ABD’ye para lazım o da siz de var… Hadi pamuk eller cebe yoksa kimse sizi koruyamaz noktasına dönmüş oldu.

Trump bunu Suudi Arabistan’a, Körfez ülkelerine yaptı, aynı stratejiyi şimdi Avrupalı ortaklarına uyguluyor. Fransa tepki verse de içinde bulunduğu durum bu saatten sonra ona bir çözüm getiremeyecek gibi, zaten Fransa dışında kimseden de pek ses çıkmadı.

Esas sorun ABD’nin DAEŞ ile mücadele adı altında bölgeye pompaladığı silah ve mühimmatların akıbetinde yaşanacaktır. Anılan bu ciddi oranda silah ve mühimmatın Türkiye’nin operasyonundan kaçırılması sırasında başka terör örgütlerinin eline geçmesi ve bir şekilde batıya karşı kullanılması her zaman söz konusu olabilecektir. Batı bir kere daha kendi kazdığı kuyuya düşmek üzere tek stratejisi dünyayı yakmak olan bu zihniyetten beklenebilecek başkaca çözüm yok gibi.

Şimdilik Türkiye’nin bölgeye bir operasyonu geciktirilmiş durumda ama bölgede YPG olduğu müddetçe bir operasyon olacağı artık kaçınılmaz bir durum. Batı bölgeye dost değil ve bunu her zaman göstermiştir. Zaman içinde neler olacağını yakinen gözlemleyeceğiz.

Hayr olsun efendim…