Dünya

ABD Temsilciler Meclisi, gümrük ve sınır birimlerine kaynak aktarımını öngören tasarıyı onayladı

ABD Temsilciler Meclisi, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ile ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) birimine 70 milyar dolar değerinde kaynak aktarılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.

Abone Ol

Washington Post gazetesinin haberine göre tasarı, Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada 212'ye karşı 214 oyla kabul edilerek Kongre'nin son aşamasını geçti.

Böylelikle kabul edilen tasarı, ICE ile CBP kurumlarına yönelik 4 aydır süren finansman kesintisini sona erdirdi.

Tasarı, düzensiz göçmenlere yönelik uygulamalarıyla eleştirilen ICE ile CBP'ye 70 milyar dolar değerinde maddi destek sağlamayı amaçlıyor.

5 Haziran'da Senato'da kabul edilen tasarının yasalaşması için Başkan Donald Trump'ın imzasına sunulması gerekiyor.

Demokratlar destek vermeyi reddetmişti

Kongre'deki demokrat üyeler, ocakta iki ABD vatandaşının ICE görevlilerince öldürülmesinin ardından ICE ile CBP'nin bünyesinde bulunduğu İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) bütçesine destek vermeyi reddetmişti.

Şubat 2026'dan itibaren Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında ICE ve CBP'nin faaliyetleri konusunda ciddi bir anlaşmazlık çıkmıştı. Demokratlar, bu kurumlara yeni bütçe verilmesini savunurken, Cumhuriyetçiler ise ek şartlar olmadan finansmanın sürdürülmesini istemişti. Anlaşma sağlanamayınca ICE ve CBP için bütçe süreci yaklaşık dört ay boyunca kilitlenmişti.

Minnesota'daki olaylar

Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri, 7 Ocak'ta göçmenlere yönelik operasyonları sırasında 37 yaşındaki Amerikalı Renee Nicole Macklin Good adlı ABD vatandaşını aracında silahla öldürmüştü.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, bu kişinin ICE memurlarını "ezmeye çalıştığını ve aracıyla onlara çarptığını" öne sürmüştü.

Minneapolis'teki protestolar sırasında 24 Ocak'ta bir kişi daha ICE ekiplerince gözaltına alınmaya çalışılırken vurularak öldürülmüştü.

Yetkililer, 37 yaşındaki kurbanın Alex Jeffrey Pretti adlı ABD'li hemşire olduğunu ve olaylar sırasında yanında bir silah bulundurduğunu açıklamıştı.