İranlı meyve satıcısı Salar Nevruzi, yaptırımların ülke ekonomisi üzerindeki etkisinin göz ardı edilemeyeceğini belirterek, "Yaptırımlar millet için zararlıdır. Bunu cahil olsa da herkes bilir. Hiç kimse acımasız yaptırımlardan muaf kalmıyor." dedi.
Ekonomik sorunların para arzı ve enflasyonla bağlantısına dikkati çeken Nevruzi, "Arz azaldığında, ulusal para kıtlaşır. Ulusal para çekildiğinde kaos, bölünme, sefalet, her türlü şey gelir." ifadelerini kullandı.
Taksi şoförü Muhammed Rıza Fellah da yaptırımların İran ekonomisi üzerindeki etkisini kabul ederek, "Yaptırımlar bütün ülkeleri baskı altında tutuyor. İran'ı da baskı altına aldılar ve almaya devam ediyorlar." diye konuştu.
"Yaptırımların gelirleri ciddi şekilde etkilediğini, üretime zarar verdiğini, fabrikaları etkilediğini ve gelecekteki yatırımlarımızı tehlikeye attığını biliyoruz. Bunların hepsini göz önünde bulunduruyoruz. Ama şu anda elimizdeki tek çare direnmektir." diyen Fellah, ekonomik sorunların yalnızca dış yaptırımlardan ibaret olmadığını, ülkedeki piyasa denetimi ve fırsatçılık sorunlarının da halkı etkilediğini savundu.
Herkesin her şeyi döviz üzerinden ölçtüğünü aktaran Fellah, "Neden bu kadar çok fırsatçı serbest bırakılıyor, neden piyasa düzenlemesi düzgün yapılmıyor?" sorusunu yöneltti.
"İran yıllardır farklı yaptırımlar altında"
İran’ın yaklaşık 47 yıldır farklı biçimlerde yaptırımlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen öğrenci Meryem Kerimi de eski ABD Başkanı Barack Obama dönemindeki yaptırımlara da değindi. Dönemin yaptırım politikalarının İran ekonomisini ve toplumu zaman içerisinde yıpratmayı hedeflediğini belirten Kerimi, "Küçük küçük yaralar açmak, acı oluşturmak ve insanların bu acı nedeniyle zamanla yıpranmasını sağlamak amaçlanıyordu." ifadelerini kullandı.
Kerimi, yaptırımlar nedeniyle geçmişte ilaç tedarikinde de sorunlar yaşandığını ancak İran’ın bazı ilaçları yerli üretimle karşılamayı başardığını belirterek, "Tüm bu yaptırımlara rağmen, yaşadığımız zorluklarla birlikte bunları yerlileştirmeyi ve söz konusu ilaçları ülke içinde üretmeyi başardık." dedi.
Yaptırımların neden olduğu ekonomik zorlukların inkar edilemeyeceğini dile getiren Kerimi, İran'ın geçmiş deneyimlerinin krizlerle mücadelede önemli olduğunu savundu.
Kerimi, devletin kriz dönemlerinde halkın desteğini almasının önemine dikkati çekerek, "47 yıllık deneyimimiz bize şunu gösterdi. Her seferinde çok zor koşullarda kaldığımızda eğer devlet ve hükümet halkın desteğini alarak ve halkın ihtiyaçlarına dikkat ederek hareket ettiyse bu krizlerin üstesinden geldik." ifadelerini kullandı.
Ekonomik baskının toplum üzerindeki psikolojik etkilerine de değinen Kerimi, "Burada en önemli şey, halkın psikolojik güvenliğinin zarar görmemesidir. İnsanlarda umutsuzluk ve 'artık bunu aşamayız' duygusunun oluşmasına izin verilmemelidir." dedi.
Kerimi ayrıca hükümetin piyasa ve döviz alanındaki denetimlerini artırması gerektiğini belirterek, ihracat süreçlerinde de yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.
"Riyal alıyorum ama dolar üzerinden harcama yapıyorum"
Bir diğer taksi şoförü Murteza Ahmedi ise yaptırımların etkisini kendi giderleri üzerinden anlattı. Ahmedi, "Bu yaptırımların etkisi oldu, evet. Ben kendim bir taksi şoförüyüm. İnsanlardan riyal olarak para alıyorum ama dolar üzerinden harcama yapıyorum." dedi.
Araç bakım maliyetlerinin yükseldiğini belirten Ahmedi, "Biz taksi şoförlerinin masrafları o kadar arttı ki kazancımız artık giderlerimizi karşılamıyor." diye konuştu.
Ahmedi, emekli maaşlarının ödenmemesinden ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarından da şikâyet etti. "İki aylık emekli maaşımı bana ödemediler. 'Paramız yok, ödeyemiyoruz’ diyorlar. Neden paramız yok? Peki bu paralar nereye gidiyor?" diye soran Ahmedi, geçim maliyetlerinin hızla yükseldiğini söyledi.
Döviz kurundaki yükselişin araç parçaları üzerindeki etkisine de değinen Ahmedi, "Dolar şimdi 205 bin, 206 bin tümen olmuş. Ben arabamın parçasını 206 bin tümenlik dolarla almak zorundayım." ifadelerini kullandı.
Ahmedi, gelirlerinin artan maliyetlere yetişmediğini belirterek, "Bir tarafta pirinç, diğer tarafta et, bir tarafta ekmek. Devlet bu yıl ekmeğe üç kez zam yaptı. Üç kez ekmeğe zam yaptı. Yılın başından buraya kadar masraflar yüzde 400 arttı. Ama ben bu parayı kazanamıyorum. Hepimiz, taksi şoförleri ve halk, yaşam masraflarımızın altında ezilmiş durumdayız." dedi.
Petrol ihracatındaki sorunlara da değinen Ahmedi, "Amerika petrolünü satıyor, Suudi Arabistan petrolünü satıyor. Katar satıyor, Irak satıyor. Biz ise petrolümüzü satamıyoruz." diye konuştu.