Gündem

Ahbap soruşturmasında 2,1 milyarlık borç belgesi: “İyi niyetinizi kullanarak sizi kandırdım”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Ahbap soruşturmasında ifade veren Esin Önder Çağlayan, Haluk Levent’e yaklaşık 70 milyon dolar borç verdiğini ve karşılığında 68 taşınmaz devraldığını iddia etti. Mali incelemelerde Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya 1 milyar lirayı aşan transferler ve çok sayıda taşınmaz hareketi tespit edilirken, Çağlayan ayrıca Levent’in borç kabulü içeren imzalı olduğu öne sürülen bir belgeyi dosyaya sundu.

Abone Ol

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında gözaltına alınan iş insanı Esin Önder Çağlayan’ın emniyette verdiği 22 sayfalık ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Çağlayan'a “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ile “suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma” suçlamaları yöneltildiği ortaya çıktı.

Çağlayan, Haluk Levent ile arasındaki ilişkinin arkadaşlık ve borç ilişkisi olduğunu savunurken, kendisinin de dolandırıldığını öne sürdü. Ancak ifade tutanağındaki para transferleri, kısa süreli tapu devirleri ve ödeme kayıtlarının taşınmaz işlemleriyle örtüşmemesi soruşturmanın dikkat çeken başlıklarını oluşturdu.

HALUK LEVENT'İN 2,1 MİLYAR LİRALIK BORÇ İKRARI DOSYAYA SUNULDU

Esin Önder Çağlayan’ın avukatı aracılığıyla soruşturma dosyasına iki klasör belge sunduğu belirtildi. Belgeler arasında Haluk Levent ile Hüseyin Küçük, Müge Küçük, Muzaffer Köse ve Yeliz Kaya’nın isim ve imzalarının bulunduğu ileri sürülen 17 Mayıs 2026 tarihli bir tutanak da yer aldı.

Söz konusu tutanakta Haluk Levent’e ait olduğu belirtilen şu ifadelerin bulunduğu kaydedildi: “Önder ailesine 2.100.000.000,00 TL borcum bulunmaktadır. Önder ailesinin iyi niyetini kullanarak onları kandırdığım için çok üzgünüm. Borcumu 02.06.2026 tarihine kadar ödeyeceğim.”

Çağlayan ayrıca kendisi, Haluk Levent ve Ahbap Derneği arasında düzenlendiği belirtilen “borç tespit ve kapama sözleşmesini”, çek fotokopilerini, tapuları, taşınmaz sözleşmelerini ve değerleme raporlarını da dosyaya sundu.

ESİN ÖNDER: “HALUK LEVENT’E 70 MİLYON DOLAR BORÇ VERDİM”

Çağlayan, Haluk Levent’i yaklaşık 15 yıldır tanıdığını, toplumda güvenilen bir isim olması ve yardım kampanyaları düzenlemesi nedeniyle kendisine güvendiğini anlattı.

İfadesine göre Levent, 2025 yılının Haziran ayında menajerleri Müge Sözen Küçük ve Hüseyin Küçük ile Çağlayan ailesinin yanına gitti. Levent’in, bir yapım şirketinden 10 milyon dolarlık alacağı bulunduğunu söyleyerek ilk aşamada 8 milyon dolar istediği iddia edildi.

Çağlayan, bu paranın bir bölümünü Yeliz Kaya’nın hesabına gönderdiğini, kalan bölüm için ise şirketlerinden biri adına düzenlenen çeki Kaya’ya teslim ettiğini söyledi.

İlk borcun geri ödenmemesine rağmen Muzaffer Köse’nin kefil olması üzerine 8 milyon dolar daha verdiğini savunan Çağlayan, daha sonra kurulacağı söylenen kripto para ve sosyal yardım platformu için de yaklaşık 6 milyon dolar gönderdiğini anlattı.

Çağlayan, taşınmazların devri sırasında ortaya çıktığı ileri sürülen ek ödemelerle birlikte Haluk Levent’e verdiği toplam paranın yaklaşık 70 milyon dolara ulaştığını öne sürdü.

70 MİLYON DOLARA KARŞILIK SADECE 35 MİLYON DOLARLIK 68 TAŞINMAZ ALDIM

Esin Önder Çağlayan, Levent’e verdiği yaklaşık 70 milyon dolarlık borca karşılık kendisine toplam 68 taşınmaz devredildiğini söyledi.

Bu taşınmazlardan 62-63’ünün Yeliz Kaya, 5-6’sının ise Zafer Yay tarafından devredildiğini belirten Çağlayan, taşınmazların ekspertiz değerinin toplam 35 milyon dolar olduğunu savundu.

Çağlayan’ın beyanına göre verdiği para, aldığı taşınmazların değerinin yaklaşık iki katına ulaştı. Taşınmazların hâlen kendi adına kayıtlı olduğunu ve üçüncü kişilere devredilmediğini ileri sürdü.

Ancak soruşturma tutanağındaki bazı tapu hareketlerinde taşınmazların önce Çağlayan’a, ardından yeniden Yeliz Kaya’ya devredildiği; daha sonra ise başka kişilere geçtiği tespitlerine yer verildi.

YELİZ KAYA’YA 1 MİLYAR 26 MİLYON LİRA GÖNDERDİ

Mali incelemelerde Esin Önder Çağlayan ile Yeliz Kaya arasındaki yüksek tutarlı para trafiği de ortaya konuldu. Tespitlere göre Yeliz Kaya’dan Çağlayan’a 22 Aralık 2023 ile 24 Şubat 2026 tarihleri arasında toplam 136 milyon 900 bin lira gönderildi.

Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya ise 21 Kasım 2023 ile 25 Haziran 2026 tarihleri arasında toplam 1 milyar 26 milyon 70 bin 952 lira aktarıldı.

Aradaki yüksek farkın sorulması üzerine Çağlayan, “Bu para transferlerinin tamamını aslında Haluk Levent ile gerçekleştirdim” savunmasını yaptı. Kaya’nın Haluk Levent’in asistanı ve muhasebecisi olduğunu, tüm paraları Levent’in isteği üzerine bu hesaba gönderdiğini söyledi.

59 TAŞINMAZIN 58’İ YELİZ KAYA VE ZAFER YAY’DAN DEVRALINDI

Tapu kayıtlarının genel incelemesinde Esin Önder Çağlayan’ın aktif ve pasif toplam 59 farklı taşınmaz kaydının bulunduğu belirtildi. Bunlardan 46’sının Yeliz Kaya’dan, 5’inin ise Ahbap Derneğinin kurucularından olduğu belirtilen Zafer Yay’dan devralındığı tespit edildi.

Ayrıca 7 taşınmazın Yeliz Kaya’dan alındıktan sonra yeniden Kaya’ya devredildiği ifade tutanağına yansıdı. Böylece toplam 59 taşınmazın 58’inin Yeliz Kaya ve Zafer Yay üzerinden edinildiği kaydedildi.

Taşınmaz hareketlerinin büyük bölümünün Ekim 2025 ile Mayıs 2026 arasındaki kısa dönemde yoğunlaşması da Çağlayan’a soruldu.

Çağlayan, taşınmaz edinme niyeti bulunmadığını, Haluk Levent’ten alacağını tahsil edebilmek için bu taşınmazları almak zorunda kaldığını savundu.

BAŞARAN’A AİT TAŞINMAZLAR GÜNLER İÇİNDE ÇAĞLAYAN’A GEÇTİ

Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Başaran Yatırım Holding ve bağlantılı şirketlere ait olduğu belirtilen 22 taşınmazın devir zinciri oldu.

Tespitlere göre bazı taşınmazlar önce Yeliz Kaya adına tescil edildi, bir ila dört gün gibi kısa süreler içinde Esin Önder Çağlayan’a veya yöneticisi olduğu Globus Savunma ve Kanat Savunma şirketlerine devredildi.

İstanbul, Karaman ve Trabzon’daki taşınmazları kapsayan işlemlerde, Yeliz Kaya’dan önceki maliklere tapu devir tarihlerinde herhangi bir para gönderilmediği yönünde tespitlere yer verildi.

Çağlayan ise Başaran Holding veya yetkilileriyle herhangi bir bağlantısı olmadığını, taşınmazların daha önce kime ait olduğunu bilmediğini ve hepsini Haluk Levent’in borcuna karşılık aldığını savundu.

TAPU DEVRİ VAR, SATIŞ ÖDEMESİ YOK

İfade tutanağında farklı taşınmaz grupları için benzer mali tespitler sıralandı. Bazı taşınmazların Yeliz Kaya’ya devredildiği tarihlerde eski maliklere herhangi bir para çıkışı bulunmadığı, Çağlayan’a devredildiği tarihlerde de Kaya’ya taşınmaz satışı açıklamalı ödeme yapılmadığı kaydedildi.

Bunun yerine Esin Önder Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya “borç olarak gönderilen” veya “geri ödenmek üzere borç” açıklamalarıyla yüksek miktarda para aktarıldığı belirlendi.

Çağlayan, satış bedeliyle eşleşmeyen bu transferlerin tamamına ilişkin benzer bir savunma yaptı:

“Bu para transferleri aslında benim Haluk Levent’e borç olarak gönderdiğim paralardır.”

208 MİLYON LİRALIK “BORÇ” AÇIKLAMALI TRANSFER

Yeliz Kaya’nın hesap hareketleri incelendiğinde, Kasım 2025 içerisinde Esin Önder Çağlayan’dan farklı tarihlerde toplam 208 milyon 602 bin 700 lira gönderildiği belirlendi. İşlemlerin açıklama bölümlerinde “borç olarak gönderilen” ifadelerinin bulunduğu, buna karşılık tapu bedeline ilişkin açık bir açıklamaya rastlanmadığı belirtildi.

Pendik, Antalya, Sakarya ve İstanbul’daki çok sayıda taşınmazın devir tarihleriyle para transferlerinin yakın zamanlı olduğu; ancak işlemlerin tapu satış bedeli olarak değil, borç şeklinde kaydedildiği ifade tutanağında yer aldı.

TAŞINMAZLAR BİR GÜNDE EL DEĞİŞTİRDİ

Sakarya’daki bazı taşınmazların 10 Kasım 2025 tarihinde Yeliz Kaya tarafından edinildiği, yalnızca bir gün sonra Esin Önder Çağlayan’a devredildiği belirlendi. Aynı taşınmazların Şubat 2026’da yeniden Yeliz Kaya’ya geçtiği, dört gün sonra ise Erdem Sarıbaş ve farklı kişilere devredildiği tespit edildi.

Çağlayan, taşınmazları yerinde gördükten sonra maddi değerlerinin bulunmadığını düşündüğünü ve bu nedenle Yeliz Kaya’ya geri verdiğini söyledi. Taşınmazların daha sonra kimlere ve hangi amaçla devredildiği konusunda bilgisinin olmadığını savunan Çağlayan, Erdem Sarıbaş’ı da tanımadığını ileri sürdü.

“8 MİLYON DOLAR BORÇ VERDİM, KEFİL OLUNCA 8 MİLYON DAHA VERDİM”

Çağlayan’ın ifadesindeki dikkat çekici iddialardan biri de ilk borç geri ödenmeden yeni borçlar verilmesi oldu. Çağlayan, Haluk Levent’e ilk aşamada 8 milyon dolar verdiğini, ödeme yapılmamasına rağmen Muzaffer Köse’nin kefil olduğunu söylemesi üzerine 8 milyon dolar daha gönderdiğini anlattı.

Daha sonra bir kripto para platformu kurulacağı iddiasıyla yaklaşık 6 milyon dolar daha gönderdiğini belirten Çağlayan, bu projeye inanmadığı hâlde sosyal yardım amacı taşıdığı düşüncesiyle para verdiğini savundu.

13 MİLYON DOLARLIK ÇEK YÜKÜ

Esin Önder Çağlayan, Haluk Levent’e verdiğini belirttiği ve vadeleri Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2026 olan toplam 13 milyon dolarlık çekin ödeme yükü altında bulunduğunu da ifade etti. Çağlayan, çeklerin kimlere ciro edildiğinin tespit edilmesini istedi. Bu işlemlerin araştırılması hâlinde suçluların ortaya çıkacağını savundu.

Söz konusu çek fotokopileri ve teslim belgelerinin de soruşturma dosyasına sunulduğu belirtildi.

“VİCDANIM İSTİSMAR EDİLDİ, DOLANDIRILDIM”

Hakkındaki suçlamaları reddeden Esin Önder Çağlayan, ifadesinin sonunda kendisinin suç ortağı değil mağdur olduğunu ileri sürdü. “Vicdanım istismar edilerek bir sarmalın içinde bırakılarak dolandırıldım” diyen Çağlayan, Haluk Levent’ten şikâyetçi olduğunu bildirdi.

Başaran Holding’in taşınmazların değerini 60 milyon dolar olarak gösterdiğini, banka ekspertizlerinin ise yaklaşık 24-25 milyon dolarlık değer ortaya koyduğunu savunan Çağlayan, kendisi hakkındaki iddialar nedeniyle Başaran Holding yetkililerinden de şikâyetçi oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada para transferleri, borç belgeleri, çekler, tapu devirleri, banka ekspertiz raporları ve diğer şüphelilerin ifadelerinin birlikte incelendiği öğrenildi.