Gündem

Aile hekiminin 10 yıllık bisikletli yolculuğu meslektaşları ve hastalarına örnek oluyor

Bisikleti yaşam biçimine dönüştürerek yaklaşık 10 yıldır günlük ulaşımda kullanan Kerem Giray Dursun, çevresindekilerin yanı sıra Çekmeköy'de kurduğu grupla bisiklet kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyor...

Abone Ol

İstanbul'da aile hekimi olarak görev yapan ve yaklaşık 10 yıldır evi ile işi arasındaki 6 kilometrelik mesafeyi bisikletle kateden Kerem Giray Dursun, meslektaşlarını ve hastalarını da bisiklet kullanmaya teşvik ediyor.

Çekmeköy Sultançiftliği Aile Sağlık Merkezi'nde çalışan Dursun'un bir belgeselden ilham alarak başladığı bisiklet serüveni, yıllar içinde günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçasına dönüştü.

İlk zamanlarda kısa mesafelerde kullandığı bisikleti, zamanla işe gidiş gelişlerin, şehir içi yolculukların ve sosyal hayatının en önemli ulaşım aracı haline geldi. Zamanla bu alışkanlığını çevresine de yayan Dursun, meslektaşları ve hastalarını da bisikletle tanıştırdı.

Dursun, Çekmeköy'de daha fazla kişinin bisikleti yalnızca bir hobi değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak benimsemesi için gönüllü çalışmalar yürütüyor.

"Bisikletlerimi satmıyorum, insanlara kullandırıyorum"

Bisiklet tutkusunu AA muhabirine anlatan Kerem Giray Dursun, bisiklet kullanmaya 2016 yılında bir belgeselden etkilenerek başladığını, ilk olarak kısa mesafelerde kullandığı katlanır bisikletini daha sonra işe gidip gelmek için tercih ettiğini söyledi.

Çekmeköy'deki evinden 6 kilometre uzaklıktaki iş yerine ilk kez bisikletle gittiği günü "milat" olarak nitelendiren Dursun, daha sonra ilçe dışına ve şehir dışına da bisikletle ulaşım sağlamaya başladığını aktararak, "Yaklaşık 10 yıldır her yere bisikletle gidiyorum. Çevremdeki insanlara da öneriyorum. Bu bir virüs gibi yayılıyor." dedi.

Dursun, görev yaptığı aile sağlığı merkezindeki çalışanları da bisiklet kullanmaya teşvik ettiğini belirterek, "İnsanlar bisikleti çocuk oyuncağı olarak görüyor. 'Bunu ulaşım aracı olarak kullanamam.' diye düşünüyor. Ben onun için bisikletlerimi satmıyorum, insanlara kullandırıyorum. Hemşire, doktor arkadaşlara, bir hafta kullan, sonra bana 'Ben de bir bisiklet almak istiyorum' diyeceksin diyorum." ifadelerini kullandı.

Bu şekilde birçok kişiye bisiklet aldırttığını ve böylece arabadan vazgeçip evden işe bisikletle gelenlerin olduğunu dile getiren Dursun, ayrıca Çekmeköy'de bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla bir WhatsApp grubu kurduklarını ve şu an grubun 110 kişiye ulaştığını aktararak, "Çekmeköy yakında küçük bir Amsterdam olabilir." dedi.

Dursun, grup üyelerinin Bisikletliler Derneğinin ve Yeşilay'ın ayda iki kez düzenlediği etkinliklere katıldığını da kaydetti.

"Bisiklet yolları ve bisiklet park alanları artırılmalı"

İstanbul'da bisiklet kullanımının yaygınlaşması için altyapının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dursun, Avrupa ülkelerindeki örneklerde olduğu gibi güvenli bisiklet yolları ve park alanlarının oluşturulmasının önemini vurguladı.

Dursun, kurumların önünde güvenli bisiklet park alanlarının bulunması gerektiğini de dile getirerek, şöyle konuştu:

"Hep şunu söylüyorum. İnsanların evlerinden hiç olmazsa metro, otobüs istasyonlarına, Marmaray'a gidebilecekleri bisiklet yolları ve bisiklet park alanları olması lazım. Bu bir ihtiyaç. Trafiği hiçbir şekilde çözemezsiniz. İstediğiniz kadar araba yolu, otopark yapın ama trafik alternatif ulaşım araçları olmadan çözülmez. Avrupa bunu yıllar önce çözmüş."

"Otomobiller insanları yavaş yavaş hasta ediyor"

Bir hekim olarak bisiklet kullanımını hastalarına da önerdiğini aktaran Dursun, düzenli hareketin diyabet, hipertansiyon ve obezite gibi hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynadığına dikkati çekti.

Dursun, otomobil kullanımının insanların hareketini azalttığını, sürekli araç kullanan kişilerde zamanla insülin direnci, kilo artışı, diyabet ve tansiyon gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkabildiğini söyledi.

Şeker ilacı kullanırken bisiklet sayesinde ilacı bırakan hastaları bulunduğunu kaydeden Dursun, şöyle devam etti:

"Bisiklete başladıktan sonra şunu fark ettim ki otomobiller insanları yavaş yavaş hasta ediyor. Otomobil insanların yürümesini kısıtlıyor, tembelleştiriyor. Aralarında 100 metre mesafe olsa bile arabadan inip tekrar binerek devam ediyoruz. Ama bisiklette öyle olmuyor, bir hareket oluyor. Bir hastamın şeker seviyesi 220, 3 aylık şekeri 12,2 çıktı. Ne iş yaptığını sorduğumda 'Taksi şoförüyüm.' dedi. Bu aslında bir meslek hastalığı. Sürekli otomobille çalışan kişilerde önce insülin direnci başlıyor, sonra kilo artışı, diyabet, kolesterol ve tansiyon geliyor. Bu bir kör döngü. Bisiklet bunun önüne geçiyor. Hastalarıma ilaçtan çok bisikleti öneririm. Şeker ilacı kullanıp bisiklete başladıktan sonra ilacı bırakan hastalarım oldu. Hareket her zaman sağlıktır. Hareketli olursak ilaçlara da gerek kalmaz."

Bisiklet kullanımının çevreye de önemli katkılar sunduğuna değinen Dursun, bisikletli sayısının artmasının trafik yoğunluğunu azaltacağını, otopark sorununu hafifleteceğini ve egzoz kaynaklı hava ile gürültü kirliliğini düşüreceğini, bununla birlikte trafikte ölümlü kaza oranının da azalacağını sözlerine ekledi.