Bir aydır siyasi partilerin seçim strateji toplantılarından kulis dedikoduları dinliyorum. Uydurulan, bire bin katılarak anlatılan, çarptırılan, doğru olan vesaire derken bir aydır bir çuval laf dinledim.
Duyduklarımın arasında akla en yaktın olanı hatta duyduğum anda bunu yaparlarsa gerçekten hedeflerine ulaşabilirler dediğim stratejiyi paylaşayım sizinle.
Taktiğin özeti şöyle; ne yaparsanız yapın AK Parti’ye oy verecek vatandaşı rehavetten uyandıracak bir şey yapmayın. Memleketlerinde kalsınlar. Nasıl olsa AK Parti kazanır diyerek oy atmaya gitmesinler.
Mesele bu kadar basit gerçekten. Nasıl olsa kazanır, benim memlekette işim var diyerek her evden bir kişiyi sandıktan uzak tutarlarsa AK Parti’nin oyları düşer.
Paralel yapılanmanın elinde oyun hamuru gibi yoğrulan Saadet-BBP’ninacayip “ittifakı” laf olsun torba dolsun. Büyük ihtimalle sıfır nokta bilmem kaçlarda kalırlar. CHP zaten kemik yüzde 25 ve altı. HDP yüzde 8 – 9.
Bu hesaba göre, vaatle, ittifakla, tehditle, projeyle yahut herhangi bir şeyle varacakları başka bir sonuç yok. O sebeple asıl hedefleri milletten oy almak değil, milletin sandığa gitmesini engellemek üzerine kuruyorlar.
Herkesin bildiği bir gerçek var. Millet sandığa giderse AK Parti’ye oy verir. O oyu kendi partilere çevirmenin bir yolu yok. 12 senedir bulamadılar o çareyi bu seçimde de bulamayacaklar. O halde oy bize gelmiyorsa AK Parti’ye de gitmesin diyorlar. Seçimdeki bütün siyasi taraflar,bu hedefe kitlenmiş durumda.
Şöyle bir resim görüyoruz, Kürt ırkçısı faşistler, Türk ırkçısı faşistler, Cihangir çevresinin yarı sarhoş solcuları, Amerika merkezli ezoterik bir terör örgütü, Mustafa Kemal’i kendi atası sanan ulusalcılar ve bilumum irili ufaklı radikal gruplar bir araya gelmişler ortak seçim hedefi belirlemişler.
Hedef şu; AK Parti’nin oylarını biraz düşürelim ve diyelimki bakın gördünüz mü kaybetmeye başladılar.Bitti. Evet, hedef sadece bu. AK Parti’nin oylarını “biraz” düşürmek. Kendileri adına bir hedefleri yok. Hayalleri yok. Vaatleri yok. Başka bir parti üzerine hedefleri var. Üstelik kaybetmesi değil az da olsa oylarının düşmesi. Hepsi bu. PKK, Fetullah Gülen, Kemalistler, eşcinseller, İsrail yanlıları ve içinde nefret biriktirmiş kim varsa yatıyorlar kalkıyorlar AK Parti’nin oylarını nasıl düşüreceklerini hesaplıyorlar. Dikkat buyurun, kendilerinin nasıl kazanacağını değil AK Parti’nin oylarını nasıl düşüreceklerini hesaplıyorlar, çünkü milletinin iradesinin parçalandığı kaotik zeminleri seviyorlar.
Nasıl yapacaklar peki bunu?
Rehavet! Sen oy atmaya gitmesen de olur, nasıl olsa kazanacak AK Parti. Düşünerek mi buldular, şeytan yardım etti de gözlerine mi çarptı bilmiyorum ama rehavet tehlikeli bir tuzak.