Alaçatı Ot Festivali

Abone Ol

Gastronomik açıdan sağlığına önem veren lezzet tutkunları 24-27 Mart tarihlerinde İzmir’in turistik ilçesi Çeşme Alaçatı'da buluştu. Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl 11. kez düzenlenen Alaçatı Ot Festivali’nde, sağlık ve lezzet vadeden birçok ot, bu otlardan yapılan yemekler ve el işi ürünler pazaryerindeki tezgâhlarda yerini aldı.

Festivalin teması “Labada Otu”

Karabuğdaygiller familyasından olan Labada’nın anavatanı Akdeniz’dir. Dere kenarlarında ve sulak çayırlarda yetişir. Bazı yörelerde “kuzukulağı” olarak da bilinen Labada veya evelik otu aslında ekşi ıspanağa benzerliğiyle bilinir. Bu otu diğerlerinden ayıran özellik ise koyu yeşil renkli daha yayvan ve geniş yapraklarıdır.

Lezzetseverler ‘Otların Rüzgârlı Öyküsü’nde buluştu

Geçen hafta Çeşme Belediyesi’nin davetlisi olarak Alaçatı’daydım. Shining Star Awards’ın “En Başarılı Festival” ödüllü etkinlik şifa ve coşkuyla dolu geçti diyebilirim. Bölgeden toplanan türlü türlü otun tezgâhlarda yerini aldığı Festival’e katılım oldukça yüksekti. ‘Otların Rüzgârlı Öyküsü’ denilen festivalde Çamlık Yolu’ndan Alaçatı Çarşı’ya kadar yapılan korteje Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran, KKTC Başbakan Yardımcısı, KKTC Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı olmak üzere çok sayıda bürokrat ve davetli katıldı. Ayhan Sicimoğlu ve Kenan Doğulu konserleri ise dinleyenlerden tam not aldı.

“Baharı karşılamaktan mutluluk duyuyorum”

Festivalin 3 yıl aradan sonra yeniden başlamasından mutluluk duyduğunu belirten Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran, “Çalışan, üreten ve paylaşan insanların hiç bir zaman kaybetmeyeceğine, sonunda sevginin daima kazanacağına yürekten inandık. Bu inançla, 11. Alaçatı Ot Festivalimizde, sizlerle birlikte uyanışın, yenilenmenin, taptaze çiçekleriyle gelecek güzel günlerin habercisi baharı karşılamaktan mutluluk duyuyorum. Bu festival; günlük yaşam telaşı içinde gri binalar arasına sıkışan bedenlerimizin doğayla yeniden kucaklaştığı, betonlar arasına sıkışmış ruhlarımızın iyileşip, arındığı bir festival oldu. Binlerce yıldır insanlığa hem gastronomik, hem kültürel anlamda değer katan bu bitkilerimize sımsıkı sarılıyoruz. Bizler, bu topraklarda farklı kültürlerin oluşturduğu renklilik içerisinde, sevginin, barışın şarkılarını söylüyor, birlikte aydınlık yarınların umudunu büyütüyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin ot cenneti “Alaçatı”

Muhteşem bir coğrafyada yaşıyoruz. Ülkemiz, gastronomi ve turizm açısından saklı bir cennet sanki. Tarihi hüviyeti, iklimi, denizi ama en önemlisi de gastronomisiyle muhteşem bir yer olan Çeşme ve Alaçatı adına yaraşır bir hizmet peşinde. Ekolojik, tıp ve sağlıklı beslenme açısından binlerce çeşit ottan fazlasıyla nasibini alan yerlerden biri olan Alaçatı bölgesi şifalı yaşam peşinde koşanların adresi oldu. Vegan ve vejetaryenlerin ve mutfak kültürünü zenginleştirmeye ömür adayanların peşinde olduğu 125’ten fazla otla Alaçatı, ülkemizin doğal ot hazinelerinin başında geliyor. Bölge topraklarında yetişebilen endemik türlerle Alaçatı, tam anlamıyla bitkisel bir hazine sandığı.

Çeşme ve Alaçatı’dan 3 leziz mekân

Tekke Restoran

 Çeşme Belediyesi’ne bağlı Çeştur kuruluşu olan Restoran, tekke plajının üst kısmında ve Çeşme’ye hakim bir konumda yer alıyor. Makul fiyat konseptiyle balık ve köfte menülerinin yansıra lezzetli mezeleriyle göz dolduran ve misafirlerine panoramik bir Çeşme manzarası sunan mekanda açık ve kapalı alanlarında 80 kişilik kapasiteyle yaz-kış hizmet veriyor.

Çeşme İmren Lokantası

 Yugoslavya’dan göç edip Çeşme’ye yerleşen ve Kadayıfçılık yapan Abdurrahim ve Fadıl Kadagan kardeşler, 1953 yılında üst katı otel olan İmren Lokantasını kuruyor. Başta evde yapılan yemekler satılırken sonraları otel de kapatılarak lokantaya ağırlık verilmiş. Zamanla turistlerin ve festival dolayısıyla da ünlülerin uğrak noktası olan İmren Lokantası, tencere yemekleri ve ızgara yapıyor. Şimdi restoranın başında ise 3. Kuşak Koray Kadağan bulunuyor.

Bi’nevi Alaçatı

 Alaçatı köy içinde bulunan bir AVM’nin içinde bu yaz 3. Sezonunu geçirecek olan Bi’nevi Restoranın kasap köftesi, mezeleri ve etleri nefisti. Murat Mergen ve Kemal Değirmenci ortaklığında kurulan mekânın işletmecileri ise Evren Gemici, Ömer Bedir ve mutfağın başında ise Aytaç Çetinkaya şef bulunuyor.

20 Alaçatı otu

Arapsaçı

Yabani rezene ve sıralık olarak da bilinen arapsaçı, keskin bir anason kokusuna sahiptir. Limon ve zeytinyağı ile salata olarak tüketilebilir. Yemeği, kavurması ve böreği yapılır. Göze iyi gelir.

Cibes

Cibes, lahananın hasattan sonra toprakta canlı kalan kökleri üzerinde yeşeren lahana filizleridir. Cibes’in salatası ve yemeği yapılır. Cilt güzelliğine yararlıdır.

Dağlama

Koyungözü ya da alagömeç olarak da bilinen papatyagillerden bir ottur. Haşlanarak zeytinyağlı salatası yapılır, karışık ot kavurmalarında, gözleme ve çöreklerde sıklıkla kullanılır.

Deli Kereviz

Sahil kenarlarında ve kuru yamaçlarda görülür. Yaprak ve sap kısımları haşlanarak salatası yapılabilir. Zeytinyağlı sulu yemeği de olur.

Deniz börülcesi

Deniz kıyısına yakın bölgelerde filizlenir, tuzlu/ekşi bir aroması vardır. Haşlandıktan sonra sarımsak, limon ve zeytinyağı ile yapılan sosu üzerine eklenip salata olarak sofraya gelir. Kıyıp yenmez.

Ebegümeci

Protein ve C vitamini deposu ebegümecinin körpecik yaprakları haşlanır, ekşili veya yoğurtlu salatası yapılır. Tuzla hafifçe ovalanıp salatalara da eklenebilir. Sade veya karışık otlarla kavurması, etli, pirinçli ya da bulgurlu yemeği, sarması ve çorbası yapılır. Omlet, krep, börek ve gözlemelere bile eklenebilir.

Eşek helvası

Helvacık, çobandüdüğü, sütlüce ve sütlü diken diye de anılan bitki haşlanıp zeytinyağlı, limonlu sos ile ılık yenir ve soğanlı yemeği de yapılır.

Gelincik otu

Bu otun alt yaprakları salatalara eklenirken yemeği de yapılır. Soğuk kış ayları için kırmızı çiçeklerin yapraklarından reçel ve şurup yapılır.

Hardal Otu

Kaynatıldıktan sonra sarımsak, zeytinyağı, limon suyu sosu ile mezesi yapılır. Yumurtalı veya yumurtasız kavurması da yapılır.

Hodan

Ispıt veya kaldırık otu da denilen hodan, salatası ve yumurtalı kavurması yapılır.

İğnelik

Yoğun bir aroması olan iğnelik için leylek gagası, çobaniğnesi, dönbaba da denir. Salatası, çöreği, böreği, gözlemesi ve haşlaması yapılır.

Kaya Koruğu

Denize çok yakın kayalık bölgelere özgü kaya koruğu, haşlandıktan sonra salatalara ve yemeklere eklenebilir. Turşusu da kurulur.

Köremen

Bir çeşit yabani sarımsak olan köremen otu, kalp damar sorunları için faydalı olarak biliniyor. Taze olarak salatalarda, soslarda kullanılır ve yumurtalı kavurması yapılır.

Radika

Genellikle balıkçılarda haşlandıktan sonra zeytinyağı ve limon, sarımsak ile servis edilir. Grip ve soğuk algınlığı için de birebirdir.

Stifno

Bostan, kiraz ve narenciye ağaçlarının altında kendiliğinden biter. Stifno’nun tohumları çiçek açmadan toplanır, Girit kabaklarıyla beraber haşlanır ve salatası yapılır.

Su teresi

Su kenarlarında yetişir ve yemeği yapılmaz. Yaprakları salataya doğranabilir ve yıkanıp yenebilir.

Şevketibostan

Egenin çok sevilen vitamin ve mineral zengini otlardandır. Tarla kenarlarında, bahçelerde ve kırlarda yabani olarak yetişir. Kuzu etli ve zeytinyağlı yemeği ve salatası olur.

Tilkişen

Yabani tatlı bir kuşkonmaz olan bu ot, taze sürgünlerinden yumurtalı/yumurtasız kavurması olur. Bağışıklığı güçlendirir.

Turpotu

Haşlandıktan sonra zeytinyağlı, limonlu salatası ve yumurtalı/yumurtasız kavurması olur.

Zahter

Kara kekik ya da dağ kekiği de denir. Salatası ve kavurması yapılır. Böbreklere ve yaralara iyi gelir.