ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ

Abone Ol

Ekonomide değişmez altın bir kural vardır ki bu kural ürün veya hizmet fiyatlamasında dünyada genel geçer kabul görmüş en önemli global bir yaklaşım durumundadır.

Kural şöyle der; bir malın veya hizmetin fiyatını o malın veya hizmetin piyasaya arz edilme miktarı ile o malın veya hizmetin piyasadan talep edilme miktarı ya da oranı belirler.

Örneğin geçtiğimiz yıl Türkiye’de kiraz üretimi çok düşük seviyelerde gerçekleştiği için piyasada kiraz miktarı yani piyasaya kiraz arzı az olduğundan 2025 yılı itibariyle kirazın fiyatı 500 TL idi.

Ama bu yıl ülkemizde kiraz üretimi daha doğrusu verimi çok yüksek miktarlarda gerçekleştiği için kirazın fiyatı 50 TL ile 100 TL arasında değişti.

Dolayısıyla ürün fazla olduğunda olduğun da fiyat düşerken ürünün piyasada az olduğu dönemlerde ise fiyat yükselmektedir.

Üründe olduğu gibi hizmet sektöründe de durum aynıdır ki bir sektörde çalışmak isteyen kişi sayısı çoğaldığında işçilik maliyetleri düşerken çalışmak isteyen kişi sayısı azaldığında işçilik maliyetleri yükselmektedir.

Buradan hareketle altın fiyatlarında da böyle bir durumun etkili olacağını şimdiden belirtmek istiyorum.

Farklı ülkelerin merkez bankalarının altına olan talebinin devam ettiği ve bundan sonraki süreçte de devam edeceğini şimdiden söylemek son derece yerinde olacaktır.

Talep devam edeceği içinde gerek eylül ayında gerekse de önümüzdeki aylarda altın fiyatlarında bir yükseliş olacağını öngördüğümün altını özellikle çizmek istiyorum.

Ons fiyatının 4000 doların üzerinde durması oldukça önemli bir nokta durumunda olup şu anki fiyattın yatay seyretmesini piyasalarda bir ara veriş olarak değerlendirmek gerekmektedir.

2026 yılının başından bu yana altın fiyatlarında yaklaşık yüzde 20 seviyelerinde bir gerileme durumu olmasına rağmen altının gördüğü fiyat düzeyini önümüzdeki aylarda yeniden görmesi son derece mümkündür.

Piyasalarda verilen aranın ardından altın fiyatlarında yeniden bir yükseliş olacağını tahmin etmekle birlikte yatırımcıların bu tahmini değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.

Yeni Fed Başkanının nasıl bir para politikası izleyeceği ve Orta Doğu’daki İran-ABD savaşının nasıl yol alacağı altının fiyatlanmasındaki önemli konular olup bunların gelecek dönemde belli olması altın fiyatlarını artıracak etkenler olarak önümüze çıkabilir.

Aynı zamanda metal, enerji ve tarım piyasalarında ortaya çıkan bozulmuş yapının gerek enflasyonu gerek ülkelerin ve yatırımcıların rezerv birikimlerini gerekse de politikalara nasıl tepkiler verileceğini etkilediğinin de altını önemle çizmek istiyorum.

Altına merkez bankalarının talebinin yaklaşık üç katına çıktığını da düşündüğümüzde fiyatlarının daha da yükseleceğinin en önemli sebebini açıklamış oluyoruz aslında.

2022 yılından önce merkez bankaları yıllık 400 ila 500 ton civarında altın alırlar iken son yıllarda bu tutarın 1000 ila 1100 tonlara çıktığını bu durumda da altın fiyatlarının yükselmesinin son derece normal olduğunu vurgulamak isterim.

Ayrıca altına yönelimin bu kadar yüksek olması neticesinde daha az yatırım sermayesiyle altın fiyatlarında daha güçlü yükselişin olacağına da dikkat çekmek istiyorum.

Bunların yanında ülkelerin mali kaygılarının da altına yönelişi destekleyeceğini de belirtmek isterim.

Altına yönelimi olanların burada saymaya çalıştığım sebeplerin tamamını göz önünde bulundurmalarını bir yatırım tavsiyesi olarak değil de sade bir tavsiye olarak değerlendirmelerini temenni ederim.