Artık her şeyi şuursuzca eleştirmenizden bıktık!

Abone Ol

Düşmanımın düşmanı dostumdur.

Bu kafa ile hareket eden hiçbir yapı ne gerçek dostu bulur ne gerçek düşmanını bilir. Zaten ne gerçek dostu hak ediyordur ne de dost zannettiği düşmanın hezimetine uğrama zilletinden uzak kalabileceklerdir.

Bu nevi güruh nasıl bir efsunlanmışlık ile hareket ediliyorsa bir siyasi hırs ve muhalefet iştiyakı tüm milli değerleri arkaya alıp gâvurun diliyle konuşmaya, gâvurun söylemiyle sözlenmeye, gâvurun silahıyla kuşanmaya koyuluyorlar.

Siyasi iradeyi seversiniz ya da sevmezsiniz, desteklersiniz ya da desteklemezsiniz bu tamamen insanın özgür iradesiyle karar verip fikren farklı olduğunu gösterecek normal tavırlardır.

Lakin bunu yaparken öbür taraftan yönetimine talip olduğun, kimliğini taşıdığın, doğup büyüdüğün topraklara roket atanlara, kurşun sıkanlara sırf senin muhalefet ettiğin irade siyaseten erki elinde bulunduruyor diye selektör çakıyorsan milletin seni yok sayması da gücüne gitmeyecek. Bir damlacık siyasi fayda elde etme adına vatan toprağının riske etmek nasıl bir psikolojik travmadır?

Öyle tipler var ki her şeyi ama her şeyi eleştiriyor. Altını üstünü doldurmadan, altına üstüne bakmadan eleştiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi hayatını riske ederek başlattığı çözüm sürecini de eleştiriyorlardı, çözüm sürecini hainlikleriyle bitiren PKK’yı vururken de eleştiriyorlar.

Esed’e nasihat ederken “Neden bu adamla irtibattasın, konuşuyorsun” diye eleştiriyorlardı şimdi “Neden Esed ile diyalog kurmuyorsun”u diye eleştiriyorlar.

Kendi ırkından insanları öldüren PKK her türlü kalleşlikle milletin gencecik fidanlarını hedef alıyorken “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” demiyorlardı, emperyalist güçlerin maşası olmuş bir hain, zalim sürüsüne haddini bildirmeye gidince olay “bir halk sağlığı sorunu”na dönüşüverdi.

Sonu yok yani. Hem içeride hem de dışarıda ne yapılırsa yapılsın “istemezük” felsefesiyle hareket edip vatana, millete hainlik yapıldığının farkında ol(a)mamak mümkün değildir. Kasıtlı bir düşmanlık vardır. “Düşmanımın düşmanı dostumdur velev ki benim yanımda olmasın” bakışından başka bir şey değildir.

Yüzlerce ülkeden, farklı milletten insanların dilleri farklı olsa bile anladığı, gördüğü gerçeği aynı dili kullanan ama aynı kalbi ve vicdanı taşımayan satılık zihinler göremiyor ya da görmek istemiyorlar.

Dünya yüzünde ümmetin çarpan kalpleri Afrin operasyonunun bir emperyal terörizmle mücadele ve çarpık dünya düzenine başkaldırı olduğunu hissediyor ve dillerinden farklı tonlarda dualar yükseliyor. Ancak bilmek istemiyorlar. İşte bu dualarla ayakta kalan Türkiye’de yaşıyorlar ama farkında değiller.

Siyasi muhalefet uğruna milletiyle değerleriyle ters düşmek onu yok etmek isteyene çanak tutmak ne bu kafanın en çok sevdiği pragmatizmle uyuşur ne de matematik denklemlerinde uygulanan şekliyle sonuca ulaştırır. Bari bu kadar hesapsız olmayın!