Müşteki sıfatıyla ifade veren Aydın, Çelik’in kendisiyle ilgili sözlerini reddetti. Aydın, herhangi bir savcı ya da kamu görevlisi tarafından tehdit edilmediğini belirterek, “Bu sözler tarafıma ait değildir ve anlatılanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Hiçbir kişi, kurum veya makam tarafından tehdit edilmedim. Bir Cumhuriyet Savcısının ya da başka bir kamu görevlisinin beni tehdit ettiği yönündeki iddia tümüyle asılsızdır. Böyle bir olay yaşanmamıştır” dedi.
“Özgür Çelik beni hiç aramadı”
Aydın’ın ifadesinde, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde yaşanan telefon görüşmeleri de yer aldı.
CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçmesinin ardından Özgür Çelik’in kendisini hiç aramadığını söyleyen Aydın, buna karşılık Çelik’in ricasıyla aradıklarını belirten bazı kişilerin kendisini defalarca telefonla aradığını ifade etti.
Bu görüşmelerde başkan vekilliği seçimindeki siyasi tercihi nedeniyle üzerinde baskı oluşturulduğunu savunan Aydın, yaşanan telefon trafiğinin kendisini psikolojik olarak zorladığını söyledi.
Aydın, “Üst üste yapılan bu aramalar sebebiyle manevi huzurum bozularak panik atak krizleri yaşayacak noktaya sürüklendim” ifadelerini kullandı.
Görüşmeler sırasında yaşadığı yoğun stres nedeniyle bazı konuşmaların ayrıntılarını hatırlamakta zorlandığını belirten Aydın, ancak savcı tarafından tehdit edildiği yönünde herhangi bir beyanda bulunmadığının altını çizdi.
“Eşim ve çocuğum üzerinden baskı görmedim”
Özgür Çelik’in açıklamalarında yer alan, Aydın’ın engelli eşi ve çocuğu nedeniyle baskıya boyun eğdiği iddiası da Aydın tarafından reddedildi.
Aydın, “Engelli eşim ve çocuğum üzerinden baskı gördüğüm iddiası da doğru değildir. Ailemin ve çocuğumun bu şekilde siyasi bir tartışmanın içine çekilmesi beni ve aile bireylerimi çok üzmüştür. Bunu kabul etmiyorum” dedi.
Siyasi kararının kendi iradesiyle alındığını belirten Aydın, CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katılmasının uzun süredir yaşadığı rahatsızlıkların ardından verdiği bir karar olduğunu söyledi.
Aydın, “Meclis üyeliğinden istifam ve AK Parti’ye katılmam tamamen kendi hür irademle gerçekleşmiştir. Bu kararı uzun süre düşünerek, kendi siyasi kanaatim doğrultusunda verdim” ifadelerini kullandı.
CHP’den ayrılma gerekçelerini anlattı
Aydın, savcılık ifadesinde CHP’den ayrılma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Üsküdar Belediyesi hakkında kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddiaları ile belediye yönetiminin ve partisinin bu iddialar karşısındaki tutumundan rahatsız olduğunu belirten Aydın, Üsküdar’daki spor kulüpleriyle ilgili gündeme gelen bazı konuların da kararında etkili olduğunu söyledi.
Parti içerisinde görüş ve eleştirilerini çeşitli dönemlerde dile getirdiğini ifade eden Aydın, buna rağmen beklediği karşılığı göremediğini ve bazı konuların üzerine gidilmemesinin kendisini rahatsız ettiğini kaydetti.
Aydın, siyasi tercih değişikliğini “Gelinen aşamada kendi ilke ve değerlerimle bağdaşmayan bir yapı içinde kalmamın mümkün olmadığını görerek siyasi tercihimi değiştirdim. Bu tercih baskı sonucu değil, tamamen vicdani bir kanaatin sonucudur” sözleriyle açıkladı.
“Siyasi tercihim nedeniyle ailem mağdur edildi”
Aydın, siyasi tercih hakkının Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında güvence altında olduğunu belirterek, bu hakkını kullanmasının ardından hakkında gerçeğe aykırı açıklamalar yapılmasının kendisini ve ailesini mağdur ettiğini söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Çelik’in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı açıklamalar üzerine resen soruşturma başlatmıştı.
Çelik, açıklamasında Ayhan Aydın’ın kendisini ağlayarak aradığını ve bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini öne sürmüştü. Çelik ayrıca Aydın’ın, engelli eşi ve çocuğuna bakacak kimse olmadığı için baskıya boyun eğdiğini söylediğini iddia etmişti.
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Aydın ise bu anlatımın gerçeği yansıtmadığını belirtti. Aydın, herhangi bir savcı veya kamu görevlisi tarafından tehdit edilmediğini, AK Parti’ye katılma kararını kendi iradesiyle verdiğini ve seçim öncesinde yaşadığı baskının ise Çelik’in çevresinden geldiğini söyleyen kişilerin telefon görüşmeleriyle sınırlı olduğunu beyan etti.