Bir göreve talip olmakla, bir yükün altına girmek aynı şey değildir.
Kimi makamlar bir koltuk olarak görülür; kimileriyse omuzlara bırakılmış bir emanet.
Emanet, taşıyana şeref değil, evvela sorumluluk yükler.
Sahibine teslim edilene dek gece gündüz korunması gereken kıymetli bir varlıktır o.
Onu devralan kişi, kendisi için değil, kendisine güvenenler için ayağa kalkar.
Yirmi yıllık bir başkanlığa altı şampiyonluk sığdıran, kulübüne diktiği statla onun ufkunu genişleten bir isim, yaşına ve yorgunluğuna aldırmadan yeniden bu yükün altına elini koydu.
Bir defa bırakılan bir yükü, yıllar sonra tekrar omuzlamak, ancak o yüke gönlünü kaptırmış olanların harcıdır.
"Çocuklar artık üzülmesin" derken, bir hesabın değil, bir hassasiyetin diliyle konuştu.
Şampiyonluğun gelmediği son yedi yılda getirilen yıldız futbolcular da teknik direktörler de sadra şifa olmadı.
Dünyanın en ünlü isimleri geldi geçti; lakin netice bir türlü değişmedi.
Sahaya dökülen onca para ve şöhret, görünmeyen o dengeler bozulmadıkça neticeyi tek başına belirlemeye yetmedi.
Çünkü asıl mesele sahanın içinde değil; sahanın içini de yönetebilen, camianın hakkını dışarıda hakkıyla savunabilen, yönetme kabiliyeti yüksek bir iradenin varlığında saklıydı.
Bir kulübü yıkan da ayağa kaldıran da, çoğu zaman onu yönetenlerin dirayetidir.
Nice büyük kulüp, sahanın yeşilinde değil, idare masasının başında kaybetmiştir kendini.
Hem içeride dağılmaya yüz tutmuş bir takımı kenetlemekte hem de dışarıya karşı hakkını korkusuzca aramakta en etkili isim Aziz Başkan'dı; bugün yine aynı isim, aynı sorumluluğun altına girdi.
Bu camia uğruna bedel ödemiş, en zorlu günlerde "Ne şikesi" diyerek dimdik durmuş bir adamın yeniden sorumluluğu üstlenmesi tesadüf değildir.
Bedeli ödenmiş bir duruşun ardında, kolay kolay eğilip bükülmeyen sağlam bir irade vardır.
Kadim bir düstur vardır; emanet, ancak ehline verilir.
Bir işin hayrı da, çoğu zaman onu yüklenenin liyakatinde gizlidir.
Dirayetli ve idarede mahir bir ismin bu emaneti devralması, o yüzden gönülleri ferahlatmıştır.
Yorgun düşmüş bir camianın yeniden moral bulması için, çoğu zaman basiretli bir tek el kâfi gelir.
Bu emanetin ehil ellerde, bu köklü camiayı güzel günlere taşıyacağına dair bir ümit, bugün gönüllere düşmüştür.
Fenerbahçe'nin en büyük yarası, bir yönetememe yarasıydı; o yara nihayet sarmayı bilen ehil ellere, Aziz bir başkana emanet edildi. Hayırlı olsun Aziz Yıldırım, hayırlı olsun Fenerbahçem.