Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 20. duruşmasının öğleden sonraki oturumunda tanıklar dinlendi.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumu başlarken konuşan Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, 14 tanığın hazır olduğunu, bunları sırayla dinleyeceklerini ifade etti.
Tanık Mehmet Ali Akarca, İstanbul'daki taşınmazını emlakçı vasıtasıyla bir internet sitesine satışa koyduğunu ve birinin taşınmaza talip olduğunu söyledi.
Emlakçı aracılığıyla evi satın alan kişiyle sözleşme yapıldığını anlatan Akarca, "Sözleşme bedeli 890 bin dolardı, evin ilan bedeli de o seviyedeydi. Bunun ilk kaporası bankaya havale yapıldı. Daha sonra ödeme bloke çekle yapılacaktı. Masraf olduğu için alıcı peşin vermeyi tercih etti. Parayı elden aldım, bankaya yatırdım. Satın alan kişi Kazım Gökhan Yankılıç (sanık) isimli şahıs. Herhangi bir ilişkim yok, kendisini tanımıyorum. Bütün ödemeler, banka kayıtları, sözleşmeler, bununla ilgili emlakçıya yapılmış ödeme belgeleri dosyaya ibraz edildi." ifadelerini kullandı.
Akarca, taşınmazın Gökhan Yankılıç'a ait olmadığı iddiasıyla ilgilisiyle bilgisinin olmadığını savundu. Tanıklardan Hakan Küçükbaşkan, sanıklar Yusuf Yadoğlu ve Aziz İhsan Aktaş'ın Türkiye genelinde hayatın olağan akışına uygun olmayan şekilde ihalelere katılmaları ve müdahaleleriyle ilgili yazılı müracaatta bulunduğunu kaydetti. Vatandaşlık hakkını kullanarak, mahkemede adaletin sağlanması için müracaatta bulunduğunu belirten Küçükbaşkan, daha önce de Antalya'da "ihaleye fesat karıştırmak" suçuyla ilgili dosyalarda müracaatta bulunduğunu söyledi.
Küçükbaşkan, "Yusuf Yadoğlu'nu ne zaman gördünüz?" sorusuna "Benim kişisel olarak görmem dosyaya etki yapmaz. Yakın zamanda görmedim. En son ne zaman gördüğümü hatırlayamıyorum." cevabını verdi. "Aziz İhsan Aktaş'la ilgili beyanlarınız bire bir görgüye mi dayalı, Aktaş'ı tanıyor musunuz?" sorusuna karşılık Küçükbaşkan, Aktaş'la hiç yüz yüze gelmediğini, görüşmediğini ve karşılaşmadığını iddia etti.
Küçükbaşkan, tanık değil müşteki olmak istediğini belirterek, davaya katılma talebinde bulundu. Tanık Dilaver Bayır ise iş yerinin Adıyaman'ın birkaç büyük restoranından biri olduğunu, deprem sürecinde birçok siyasi ve ünlünün kente geldiğini, o dönem herkese yemek verdiklerini anlattı. Bayır, sanıklardan Savaş Çetinkaya'nın 7 bin ila 73 bin lira para gönderdiğini, bunun yemek bedeli olduğunu ancak hangisiyle ilgili olduğunu hatırlamadığını, Çetinkaya adına kesilmiş fatura bulunmadığını ifade etti.
Tanık Murat Karakuş ise Çetinkaya'yı, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan'la ortak arkadaşı olduğu için tanıdığını söyledi. Kayhan'ı 30, Savaş'ı ise 10 yıldır tanıdığını anlatan Karakuş, "Savaş ve Ceyhan'la İzmir'de çeşitli etkinliklerde görüşmüş olduğumuz çok olmuştur. Savaş'ın Ceyhan'la ilgili ifade verdiğine inanamadım." dedi.
Savaş Çetinkaya'nın, Kayhan'la görüşmediğine ilişkin iddiasının sorulması üzerine Karakuş, "Doğru olmadığını söylerim." ifadesini kullandı.
Karakuş, Çetinkaya'nın kendisinin avukatını tutmadığını da sözlerine ekledi. Bunun üzerine söz alan sanık Savaş Çetinkaya, "Murat'ın avukatını ben tuttum.' demedim. Murat, zaten avukat tutmaya gerek kalmadan 20 günde tahliye oldu." iddiasında bulundu.
Tanık Mehmet Güzmen ise kendisinin 2017 yılında Yozgat'a taşındığını, bu tarihten sonra sanık Yusuf Yadoğlu'yla hiç iletişime geçmediğini belirtti. "İddianame, 2020 yılı sonrasındaki 63 eyleme ilişkin, bunlarla ilgili bilginiz var mı?" sorusuna da cevap veren Güzmen, "Kesinlikle bilgim yok." dedi.
Tanık Celal Yılmaz'ın ifadesi sırasında Mahkeme Heyeti Başkanı Gül, "İlk ifadeleriniz çok net. Şimdi 'Şöyle oldu, böyle oldu.' diyorsunuz. Tanıklık çok kutsal. Sizin beyanlarınıza göre dava açılmış, insanlar tutuklanmış olabilir. Bunun vicdani sorumluluğu var." değerlendirmesinde bulundu. Ardından tekrar söz alan Yılmaz, "Oradaki beyanlarıma katılıyorum. Aradan 1,5 sene geçti hakimim." ifadelerini kullandı.
Sanık Ümit Gözütok, Yılmaz'a, "Siz beni 15 yıldır tanıyorsunuz, neden yalan söylüyorsunuz?" diye sordu. Bunun üzerine Yılmaz, sanığı tanımadığını beyan etti. - "Bu kayıt dışı para ve havuzdaki para mevzusu bizzat Akçadağ'dan aldığım bilgilerdir" Tanık Durmuş Yıldırım ise Rıza Akpolat'ı uçuş yaptığı zaman, havalimanındaki görevinden dolayı gümrükte uğurladığını, onun dışında görüşmesinin olmadığını savundu.
Davanın sanıklarından Beşiktaş Belediyesi Özel Kalem Müdürü Emirhan Akçadağ'ın uçak bileti ve konaklamayla ilgili konularda kendisini aradığını dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti: "Kendilerine bilet bulurdum, acentede çalışan arkadaşımdan da konaklama ayarlardım.
Ödemeleri ben kendi kartımdan yapardım, daha sonra Akçadağ bana gönderirdi. Rıza Akpolat'a, Beşiktaş Belediyesi çalışanlarına biletlerini alırdım. Akçadağ, bana bir havuz olduğunu ve paraların bu havuzdan ödendiğini söylerdi. 'Belediyeye bu paralar sürekli açıktan gelirdi.' dedi bana. Bu kayıt dışı para ve havuzdaki para mevzusu bizzat Akçadağ'dan aldığım bilgilerdir." Tanık Necati Tosun da Aziz İhsan Aktaş'ın kendisine 10 milyon lira çekeceğini ve araç alımında kullanacağını söylediğini, Adana'ya gitmesi konusunda ricada bulunduğunu, kendisinin de bunu kabul ettiğini söyledi.
Aktaş'ın parayı kendisine teslim ettiğini iddia eden Tosun, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın Adana'daki çiftlik evine gittiğini, parayı Aydar'a teslim ettiğini öne sürdü. Duruşmada, tanıklar Murat Acar, Enes Kent, Enis Özkan, Vedat Erdoğan, Ali Haydar Süslü ve Yusuf Görentaş'ın da beyanları dinlendi.
Aydar, duruşma salonundan çıkarıldı Tanıkların beyanlarının tamamlanmasının ardından Necati Tosun yeniden kürsüye geldi. Bu sırada Kadir Aydar, Tosun'un, Aziz İhsan Aktaş'tan aldığı parayı çiftlik evinde kendisine teslim ettiğine ilişkin iddiasına tepki gösterdi. Tartışmanın büyümesi üzerine Aydar, mahkeme başkanı Gül'ün talimatı doğrultusunda, jandarma ekiplerince dışarı çıkarıldı. Aydar, salondan çıkarıldığı esnada Tosun'a, "Yalancı" diye bağırdı. Aydar'ın avukatı, tanık Tosun'a ilişkin, "Biz, yalancı tanık hakkında suç duyurusunda bulunacağız." dedi.
Aziz İhsan Aktaş, Tosun'a, "Opet'te beraber miydik, bankada size ne kadar para teslim ettim?" sorularını yöneltti. Bunun üzerine Tosun, "Beraberdik, 10 milyon lira teslim ettiniz." beyanında bulundu. Aktaş'ın "Aydar'ın arkadaşı ve çalışanıyla Ceyhan'a, Aydar'ın çiftliğine gittiniz mi?" ve "Aydar'a parayı teslim ettikten sonra kendisiyle beni görüştürdünüz mü?" sorusunu yönelttiği Tosun, "Gittim, görüştürdüm." iddiasında bulundu.
Duruşma, mağdur ve tanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. Öte yandan bugün görülen duruşmada 5 tutuksuz sanığın savunması alınırken, 14 tanığın beyanları da dinlendi.