İletişim çağında yaşarken, elimizde onca iletişim fırsatı varken, derdimizi anlatacak kadar dilimiz dönerken yaşanan onca iletişim kazasını ve yanlış anlaşılmaları neye borçluyuz?
Sadece son günlerde değil, sürekli bir yanlış anlaşılma süreci yaşanması bir noktadan sonra insanları tedirgin etmeye başlıyor.
En son yaşanan örnek: “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadınları istihdam etmek üzere ‘Tır Şoförlüğü’ projesi başlattı.” haberi...
Bulmuşlar bir de buna uygun fotoğraf...
Haber hemen servis edildi; kerli ferli hesaplar da paylaşınca herkes balıklama atladı.
Bu balıklama atlayanların birçoğu, Erdoğan’a laf etme cesareti gösteremeyip onun gıyabında çocuklarına, damatlarına, onun atadığı kişilere veya yakınlarına saldıranlardı. Bunu yıllardır gördük, görmeye de devam edeceğiz.
Aslında bunlar Erdoğan’a da laf ederler, korktuklarından değil. Muhalifler ediyor hem de en keskin cümlelerle…
Bunlar, Erdoğan’a laf ederlerse makamlarından, itibarlarından olacaklarından çekiniyorlar veya Erdoğan gibi bir lidere gönül verenlerin nezdinde eleştirileri kabul görmez endişesi taşıyorlar.
Zaten dertleri de Erdoğan’ın itibarını ona gönül verenlerin nezdinde sarsmak. Bunu da Erdoğan’ın çevresini eleştirerek yapıyorlar.
Şimdi gelelim asıl mevzumuza…
Bakanlıklar, kurumlar ve siyaset dünyası, kendileriyle ilgili ortalıkta dolaşan asılsız haberleri takip etme konusunda oldukça zayıf kalıyor.
Önerdik, önermeye devam edeceğiz: Bununla ilgili sosyal medya takip ekipleri kurulmalı.
Siz ne kadar iyi iş yaparsanız yapın; sosyal medyada hakkınızda yapılan asılsız bir haber, hele ki hükümet yanlılarının da rahatsız olacağı türdense, hem hükümete hem Erdoğan’a müthiş bir şekilde zarar veriyor.
Yeminli muhalifler için haber asılsız da olsa aslı da olsa fark etmiyor; ama kararsız seçmen için asılsız haberler oldukça önemli.
Bakanlıklar, kuracağı bu sosyal medya takip ekipleri ile ortada dolaşan haberleri derleyip anında tepkisini koymalı; iş işten geçtikten sonra değil… Bakanlık (söz konusu olayda) neredeyse bir hafta sonra cevap verdi.
Başta verdiğimiz örnekte, özellikle muhafazakâr çevrede eşine az rastlanır bir linç girişimi yaşandı. “Vay efendim, tır şoförlüğü yaptırarak mı aileyi koruyacaksınız? ” dendi.
Haklılar da… Zaten kadın istihdamı arttıkça, aynı minval üzere boşanma sayıları da artıyorken; “Ev hanımlığını özendirici çalışmalar yapılmadan bunun önüne geçilemeyecek” tespiti ortada dururken; nafaka gibi boşanmak isteyen kadınların elinde ciddi bir koz varken, siz tır şoförlüğü projesinin asılsız olmasına insanları ikna edemezsiniz.
Bir diğer önerim de her şehirde valiliğe bağlı bir “Dezenformasyonla Mücadele Birimi” kurulmasıdır. İletişim Başkanlığı ülke genelinde ve dünya ölçeğinde bu işi iyi yapıyor ama şehirlerde birçok kurum kendisini aklama konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor.
İletişim çağının nimetlerini kullanmazsanız, hiç hak etmediğiniz hâlde itibarınız yerle bir olur.