Barış antlaşmaları

Abone Ol

Tarihte ya da yakın geçmişte yapılan barış antlaşmalarının önemli bir kısmının savaşlara son veremediğine şahit oluruz. Herhangi bir ülke içerisinde ya da devletler arasında çıkan savaşlarda ateşkes sağlandığında galip olan tarafın dayatmış olduğu koşullar “negatif barış” olarak da adlandırılan ateşkese imkân verir. Oysa kalıcı ve adil barış, ancak tüm tarafların gerçekten razı olabileceği maddelerle teşekkül ettiğinde meydana gelir.  

Bir çatışma ya da savaş; güçlünün savaşın devam ettirilmesinden ilave kazanç elde edemeyeceğini, zayıf olan tarafın ise daha fazla dayanamayacağını anladığı anda sona erer, böylelikle ateşkes sağlanır. Bu, ilk aşamada bir duraksamadır. Bazı barış antlaşmaları sadece doğru zamanı bekleyen ve savaş arzusu içerisinde olan tarafların zaman kazanmaya yönelik yapmış oldukları bir manevradır.

93 harbi sonrası imzalanan Ayastefanos Antlaşması’nda Osmanlı’ya çok ağır koşulların dayatılması Kıta Avrupa’sını çok rahatsız etmişti. Böylelikle yeni bir antlaşma olan Berlin Antlaşması imzalandı. İstanbul’un Yeşilköy semtinde imzalanan Ayastefanos Antlaşması Osmanlı’nın barış isteği üzerine gerçekleşmişti, fakat Rusların adil olmayan talepleri antlaşmanın kâğıt üzerinde kalmasına neden oldu. 

Yine Osmanlı ile İtilaf devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması da içeriğinde bulunan çok ağır maddelerden dolayı kâğıt üzerinde kalan antlaşmalardandır. Bu ağır koşullara tahammül edemeyen Türk milleti Milli Mücadeleyi başlatmış, böylelikle Sevr yerine Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.   

Yine Birinci Dünya Savaşı sonrası imzalanan Versay Antlaşması’nın Almanlara dayattığı ağır koşulların İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırladığı bilinir. Savaş sonrasında toplanan Paris Barış Konferansı, Versay Antlaşma sürecini hazırlamıştı. Antlaşma, Almanya’yı ekonomik, siyasi, askeri olarak çok zor durumda bırakmıştı. Ayrıca tüm Alman halkının da savaş suçlusu olarak görülmesi sonradan şovenizm ve faşizmin ortaya çıkmasına neden oldu. Almanların dâhil olmadığı Barış Antlaşması yeni savaşlara davetiye çıkardı. Hitler ile İkinci Dünya Savaşı’na giren Almanların bugün de ağır bedel ödemeye devam ettiği görülüyor. Savaş sonrası maruz kaldığı şartlardan öte bugünde ordusunun güçlü olamaması, Amerikan üstlerinin Almanya’nın birçok şehrinde bekçilik yapmaya devam etmesi, savunma harcamalarını çok düşük oranlarda tutmak zorunda kalması vb. birçok etken gelecekte yeni savaşlara da sebep olabilir.    

Savaşlar sonucunda özellikle galip gelen tarafın gerçek barış iradesi göstermemesi çok ağır koşulların dayatıldığı antlaşmaları gündeme getirir, yenilen taraf bunu imzalamaya mecbur edilir. Zaman içerisinde ağır koşulların dayatıldığı taraf buna isyan eder ve yeni bir savaş meydana gelir. Kalıcı barış ise savaşa dâhil olan tüm tarafların gerçek bir barış talebiyle ancak gerçekleşebilir.