İstanbul kar altındayken, 16 milyon İstanbullu yollarda mahsur kalmışken İmamoğlu’nun İngiltere Büyükelçisiyle yemek yemesi birçok yönüyle tartışıldı.
İmamoğlu’nun, Kılıçdaroğlu ve halktan sakladığı yemeğin tartışılması gereken asıl noktası bu hengâmede yeterince dikkat çekmedi.
İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmak için İngiltere Büyükelçisi’yle balık yemesi…
ABD Büyükelçisi’nin göreve başlar başlamaz ilk ziyaretini İmamoğlu’na yapması…
Ekrem’in ifadesiyle, “İstanbullular için en az karla mücadele kadar önemli…”
İki emperyalist ülke temsilcisinin kapalı kapılar ardında kendisiyle görüşmesi İmamoğlu için neden bu kadar önemli?
Milletin dikkatine sunmamız gereken nokta bu iki emperyal ülkenin kendilerine hizmet edecek “our boys” arayışlarıdır. Büyükelçiler devletlerine “hizmet” edecek yeni “piyon” arıyorlar…
Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmak için büyükelçilerin kapısından ayrılmaması Türkiye’nin bağımsızlığını ve Türk halkının milli iradesini ayaklar altına almaktır!
TÜRKİYE’NİN Mİ, BATI’NIN MI TEMSİLCİSİ OLACAKLAR?
CHP 2023 seçimine “başkan” adayı ile değil, “müstemleke vali” adayıyla girmeye hazırlanıyor…
Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, Türk milletinin destek ve teveccühünden önce ABD ve İngiltere’nin vereceği destekle “müstemleke valisi” olmak için can atıyorlar.
Burada milletimizin soracağı soru şu, CHP adayı seçimi kazanırsa Türkiye’nin mi, kendilerini aday yapan Batı’nın mı menfaatlerini savunacaklar?
CHP adayı, Türk milletinin menfaatlerini mi koruyup kollayacak, yoksa Batılı “patronlarına” mı hizmet edecek?
Bir soru da millet ittifakını oluşturan partilerin seçmenlerine sormak lazım.
“Antiemperyalist solcu” geçinen CHP seçmeni, “Türk milliyetçisi” geçinen İyi Parti seçmeni, “muhafazakâr dindar” geçinen Saadet, Gelecek ve Deva Partisi seçmeni…
Emperyalistlerin, İslam düşmanı ve milyonlarca Müslümanın katili ülkelerin kapısında bekleyip “müstemleke valisi” olmak için can atan Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’na söyleyecek bir sözünüz yok mu?
Yoksa “solculuğunuz” da, “milliyetçiliğiniz” de, “dindarlığınız” da başınızdaki genel başkanlar gibi lafta mı?
BÜYÜKELÇİLER HANGİSİNİ “MÜSTEMLEKE VALİSİ” YAPACAK?
Millet ittifakı adayını ABD Başkanı Biden’in belirleyeceğini tüm Türkiye biliyor. Bundan dolayı Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu büyükelçilerin ülkelerine sunacakları raporda ipi önde göğüslemek istiyorlar.
Basına yansıyan fotoğraflara bakılırsa “emrinize amadeyiz”, “el pençe divan duruşu” pozları boşuna verilmiyor.
Erdoğan’ın Türkiye’den kovduğu Washington ve Londra yönetimlerinin CHP üzerinden yeniden Ankara’ya girmeye çalıştığı açık.
CHP ve ismi geçen adayların bu işe taşeron olma istekleri kimse için şaşırtıcı değil.
Ekrem ve Kemal’in “küçük elçi” olma hırslarına bakılırsa, Türkiye’yi ABD’nin 51. eyaleti, Birleşik Krallığın da 5. üyesi yapmaya hazırlar.
Kılıçdaroğlu mu İmamoğlu mu Batı’nın adayı olma şerefine nail olacak hep birlikte göreceğiz…
Büyükelçilere bir önerim var. Kimi aday yapacaklarına yazı tura atarak karar versinler. Çünkü “kendilerine sadakat” konusunda ikisinin de birbirinden farkı yok!