Gündem

Bayram Hoca suikastinin 20. yılında şok gelişmeler!

İsmailağa Camii'nde Bayram Ali Öztürk'ün öldürülmesinin üzerinden 20 yıl geçti. Olayın ardından geçen süreçte, cinayetin arka planına ilişkin çeşitli iddialar ve soru işaretleri gündeme geldi. Sürdürülen hukuki girişimler kapsamında, olayın aydınlatılmasına yönelik yeni bilgi ve değerlendirmeler kamuoyunun gündemine taşınmaya devam ediyor.

Abone Ol

İsmailağa Camii'nde öldürülen Bayram Ali Öztürk Hoca'nın katledilmesinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen karartılmak istenen gerçekler, yürütülen hukuk mücadelesiyle tek tek gün yüzüne çıkıyor. Bayram Ali Öztürk Platformu adına açıklamalarda bulunan Avukat Hamza Uçan, cinayetin sanıldığı gibi bir "meczubun münferit eylemi" olmadığını, arkasında dış bağlantıları da bulunan hücre tipi bir yapının bulunduğunu belirtti.

Gelecek hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak dilekçeyle dosyada tarihi bir dönüm noktasına ulaşılması bekleniyor. Hazırlanan dosyada 3 bin 600 sayfalık somut belge, HTS ve baz istasyonu kayıtları ile adalet talebini temsil eden 30 bin imza bulunuyor.

20 Yıllık Karartma Aşılıyor

Soruşturmanın kritik noktalarından biri, tetikçi Mustafa Erdal'ın yalnız hareket etmediği ve uzun süredir bir yapı ile irtibatlı olduğuna ilişkin iddialar. Bayram Hoca'ya yönelik suikast teşebbüslerinin 3 Eylül 2006 ile sınırlı kalmadığı, daha önce Tekirdağ'da da bir suikast girişimi bulunduğu belirtiliyor. Dosyadaki verilerin, Bayram Hoca'nın 40 ila 50 kişilik organize bir grup tarafından takip edildiğini ortaya koyduğu ifade ediliyor.

Radoslav Petkov Radev ve Şüpheli Telefon Trafiği

Dosyadaki kilit delillerden biri, cinayet sabahı saat 04.58'de gerçekleşen telefon görüşmesi. Tetikçi Mustafa Erdal'ın bağlantılı olduğu derneğin üst düzey mensubunun, cinayet günü Rus pasaportlu Radoslav Petkov Radev ile iletişim kurduğu belirtiliyor.

Baz istasyonu verilerine göre görüşme sırasında Levent'te bulunan Radev'in, trafiğin sakin olduğu pazar sabahında yaklaşık 10 dakika içinde İsmailağa Camii'ne ulaşmış olabileceği ileri sürülüyor. Dönemin bürokratik engelleri nedeniyle yeterince sorgulanmadığı belirtilen bu irtibatlar, yeni dilekçeyle yeniden yargının gündemine taşınıyor.

FETÖ Engeli ve Teknolojik Veriler

Cinayetin işlendiği 2006 yılının, FETÖ ve çeşitli odakların bürokratik güç mücadelelerinin yoğun olduğu bir dönem olduğu ifade ediliyor. Dosyanın yıllarca çözümsüz bırakılmasının nedenlerinden birinin, o dönemde devlet kademelerine sızmış FETÖ'cü unsurların soruşturmayı engellemesi ve delilleri karartması olduğu öne sürülüyor.

15 Temmuz sonrasında bu kadroların bürokrasiden temizlenmesi ve Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Dairesi'nin kurulmasıyla yeni bir soruşturma zemini oluştuğu belirtiliyor. Günümüzün yüz tanıma sistemleri, gelişmiş HTS analizleri ve baz istasyonu verileriyle dosyadaki karanlık noktaların aydınlatılabileceği vurgulanıyor.

Adalet Mücadelesi Sürecek

Bayram Ali Öztürk Platformu ve Avukat Hamza Uçan öncülüğünde yürütülen 6 yıllık hukuk mücadelesinin somut sonuçlar vermeye başladığı ifade ediliyor. 3 bin 600 sayfalık dosya ve 30 bin imzanın savcılığa sunulmasıyla, Bayram Hoca cinayetini planlayan, yönlendiren ve koruyan yapının tüm unsurlarıyla yargı önüne çıkarılması hedefleniyor.