Kurban bayramı, baharın yağmurlu-bereketli geçtiği günlere denk geldi. Yıllardır kuraklıktan şikayet ederdik, bu yıl yurdumuz baştan başa yağmurlu günler geçirdi. Bayram öncesi batıdan doğuya bulutlar dolaştı. Genelde yağmur bereket getirse de bazı yörelerde sıkıntılara sebebiyet verdi. İnşallah bu yıl tarım ürünlerinde rekorlar kırılacak.
Bu yılda kurban bayramında memleketimiz Erzurum’dayız.
Erzurum’da baharın uzamasıyla yaz biraz gecikmeli gelecek. Güneşte ısınıyor, gölgede üşüyoruz. Yağmur bulutları Palandöken, Kargapazarı, Allahüekber dağları üzerinden yola çıkıyor, Erzurum Ovasında yeşermiş çimenlere sularını boşaltarak dolaşıyor. Yağmur yağan bölgeye bir de güneş vurursa manzara bir başka oluyor.
Mecidiye Tabyasının önünde yağmur şıpır şıpır yağarken I. Dünya Savaşında tabyalardan çıkan askerlerin düşmandan daha çok kara, tipiye ve soğuğa yenik düştükleri aklıma geldi. Binlerce vatan evladı Sarıkamış Harekatı sırasında tek kurşun atmadan şehit oldu. Biz ise şurada iki dakika yağmura dayanamayıp tabyaya sığındık. Tabyada in-cin top oynuyor. Aklıma şehitlerin ruhunu diriltmek için ezan okumak geldi. Cepheye gitmek üzere hazırlanan askerlerin telaşları ve tekbir sesleri gözümde canlandı…
Şevket Süreyya Aydemir “Suyu Arayan Adam” adlı kitabında Edirne’den yola çıkıp Kafkaslar’a uzanan I. Dünya Savaşı yıllarında yaşadıklarını anlatıyor. Bolşevik Devriminden sonra Ruslar bölgeden çekilince durumu fırsat bilen Ermeniler katliamlara başlıyor.
Aydemir, tabiat şartlarının zorluğunu şu cümlelerle anlatıyor: “İleri harekat 1917 Şubat ayında başladı. Bu aylarda Doğu Anadolu’da kar, bir deniz gibi engindi. Bu karın altında yalnız yollar, izler kaybolmakla kalmaz; dağlar, dereler de şekillerini değiştirirler. Fakat, bu gündüz bile gece gibi göz gözü görmez. Kar denizi içinde siz, sadece yalnız kendinizi korumak değil, yolunuzu bulmak, hedefinize ulaşmak ve etrafımızdakileri de hedefe ulaştırmak zorundasınız.”
Mecidiye Tabyasından başka Aziziye Tabyalarında da aynı telaşlı hazırlık varken, yola çıkanlardan büyük çoğunluğu şehadet şerbetini içeceğini hissetmiş olmanın ruh haliyle yola koyuldular.
Aziziye Tabyasında medfun bulunan Nene Hatun, 93 Harbinde (1877) Ruslar tabyaları işgal edince cepheye koşarak kahramanca mücadele etmiştir. Kahraman Türk kadının simgesi haline gelmiştir.
Tabyalardan kuşbakışı Erzurum’a bakıyorum, şehir yeni yerleşim alanlarıyla oldukça yeni ve temiz görünüyor. Çocukluğumuzda ve gençlik yıllarımızda buradan şehre baktığımızda toprak damların hakim olduğu, bacalarından kara dumanların yükseldiği siyah ile gri arası bir tablo görürdük.
Bölgeye dikilen yaban erikleri çiçek açmış. Beyaz ve kırmızı çiçekli ağaçların üzerinde ay yıldızlı bayrağımız şehrin ve şehitlerin nöbetini tutmaya devam ediyor.
Bayramın arifesinde tabyalarda bu duyguların eşliğinde sılayı rahim yapmak, hafızayı tazelemek anlamına geliyor. Bir taraftan nereden nereye geldiğimizin muhasebesini yaparken diğer taraftan ay yıldızlı bayrak altında hür yaşamanın mutluluğunu hissediyorum. Çok şükür…
Şevket Süreyya Aydemir, Edirneli bir çocuk olarak gözünde büyüttüğü Anadolu’nun nasıl bir perişanlık içinde olduğunu anlatıyor. Ermeni çetelerin büyük katliamlar yaptığını Erzurum nüfusunun yarısının öldürüldüğünü kaydediyor.
Her gelişimde Erzurum’u biraz daha yenilenmiş ve tarihin dokusunun öne çıkmış olduğuna şahitlik ediyorum.
Benim gibi bayram nedeniyle memlekete gelenlerin sayısı artınca Cumhuriyet Caddesinde trafik sıkışıklığı yaşanıyor. Kurban alma, tatlı ve yemek hazırlıkları, çocukların kapı kapıdolaşarak şeker toplama adetleri tatlı bir telaş havası oluşturuyor. Mezarlıklar da ellerinde Kuran cüzleriyle mevtalarına dua edenlerle dolup taşıyor…
Ülkemizin bütün şehirlerinde manzara aynıdır. Yahya Kemal boşuna dememiş “Biz ölülerimizle birlikte yaşarız.” Mezarlıklarda adeta kuşaklar birbirine bağlanır, büyük hatırlanma yaşanır.
Hem fert olarak hem de millet olarak geçmişi unutmadan, oraya da takılıp kalmadan geleceğe bakmalıyız. O zaman bu bayram ve gelecek bayramlar da daha huzurlu ve mutlu olacağız.
Can bula cananını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını
Bayram o bayram ola
Hüsnü keder def ola
Dilde hicab ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola