İnsan bilincinin tam olarak nasıl ortaya çıktığı bilim insanlarının en büyük sorularından biri. Uzun yıllar boyunca bilincin kaynağı olarak beynin dış katmanı, yani korteks ön plana çıkıyordu. Ancak yeni bir derleme, bilincin oluşumunda beynin en eski bölümlerinin sandığımızdan daha kritik rol oynayabileceğini gösteriyor.
Bilim insanları bilinci, “öznel deneyim yaşama kapasitesi” olarak tanımlıyor. Elma tadını almak ya da rengini görmek buna örnek olarak veriliyor. Şimdiye kadar çoğu teori, bilincin kaynağını evrimsel açıdan daha yeni olan neokortekse bağlıyordu.
CEREBELLUM VE SUBKORTEKS YENİDEN GÜNDEMDE
Araştırmada korteksin yanı sıra beynin daha eski bölümleri olan subkorteks ve cerebellumun da bilinçle bağlantılı olabileceği öne sürülüyor. Deneyler, bu bölgelerin elektriksel veya manyetik uyarımının bilinci etkileyebildiğini gösteriyor. Hatta uzun süre bilinçle ilgisiz kabul edilen cerebellumun bile duyusal algıları değiştirebildiği belirlendi.
BEYİN HASARINDAN ELDE EDİLEN İPUÇLARI
Kortekste meydana gelen hasarlar kişinin benlik algısını bozabilir, görsel alanını daraltabilir veya davranışlarını değiştirebilir. Buna karşın, korteksin büyük bölümünden yoksun doğan bazı çocukların yine de duygular gösterebildiği, insanları tanıyabildiği ve müzikten keyif alabildiği rapor edildi. Bu bulgular, temel bilincin yalnızca kortekse bağlı olmadığını düşündürüyor.
HAYVAN DENEYLERİ ÇARPICI SONUÇLAR VERDİ
Farelerden maymunlara kadar yapılan deneylerde, neokorteksi cerrahi olarak çıkarılan hayvanların hala oyun oynayabildiği, yavrularını koruyabildiği, duygular gösterebildiği ve öğrenebildiği gözlendi. Bu durum, bilincin en azından temel seviyede beynin eski bölgeleriyle sürdürülebileceğini ortaya koyuyor.
TEORİLERİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKİYOR
Sonuçlar, bilincin yalnızca korteksten kaynaklandığını savunan teorilere meydan okuyor. Görünüşe göre, beynin en eski yapıları temel bilinci sağlarken, korteks ve cerebellum bilinci genişletiyor ve zenginleştiriyor.
Bu yeni bakış açısı yalnızca nörobilim teorilerini değil, aynı zamanda hasta bakımını ve hayvan haklarını da doğrudan etkileyebilir. Çünkü bilinç, düşündüğümüzden çok daha yaygın olabilir.