Belki de tahrifatla üzerinde oynanan kelimelerin/kavramların başında, Millet/Milliyet gelir.
Her şeyden öte ‘Millet’ Kuranî bir kavramdır ve onu anlamlandıran Allah’ın kelamıdır.
Geçtiği ayeti kerimeler ve hadisi şeriflerden hareketle birçok alim, ‘Millet’ kavramını ‘Din’, ‘Şeriat’ manalarında ifade etmişlerdir.
“Sen onların milletlerine uymadıkça, yahûdi ve hristiyanlar senden kesinlikle râzı (hoşnut) olacak değillerdir…” (2/Bakara, 120).
Rasûl-i Ekrem (s.a.s.), Hz. Ebû Dücâne’yi mezara koyarken “Bismillâh! Alâ millet-i Rasûlillâh (Allah’ın ismiyle ve Rasûlullah’ın milleti/dini üzere)” buyurmuşlardır…
Kavim /ulus manasına tahrifatının tarihçesine girecek değilim.
Bizim değinmek istediğimiz yönü, ‘Millet/Milliyet’ kavramlarının, Peygamberimiz Efendimiz’den (sav) bu yana Müslümanlar tarafından nasıl anlaşıldığı üzeredir.
‘Aralarında Ebû Hanife, Şâfi, Dâvud, Ahmed bin Hanbel’in de bulunduğu bir grup ilim adamı, küfrün tek bir millet olduğunu söylemişlerdir.
Hz. Peygamber’in de “İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz” (Ebû Dâvud, Ferâiz 10; Tirmizî, Ferâiz 16; İbn Mâce, Ferâiz 6; Ahmed bin Hanbel, II/187) hadisini de delil gösterirler.
Yani burada iki ayrı milletten kasıt, İslâm ve küfürdür. Bunun delili ise Peygamber Efendimiz’in, “Müslüman, kâfire mirasçı olmaz.” (Buhârî, Ferâiz 26; Müslim, Ferâiz1; Ebû Dâvud, Ferâiz 10; Tirmizî, Ferâiz 15) anlamındaki bir başka hadisidir.
İmam Mâlik ve kendisinden gelen bir başka rivâyette Ahmed bin Hanbel ise küfrün de ayrı milletler olduğu görüşündedir.
Buna göre yahûdi hristiyana mirasçı olmadığı gibi; yahûdi ve hristiyan da mecûsiye mirasçı olmaz. Onlar bu görüşlerine Peygamber Efendimiz’in “İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz” hadisinin zâhirini delil alırlar…
Oysa ayeti kerime de yahudi ve hristiyanlar, bir tek millet olarak nitelenmektedir.
Lügat manasından hareketle,
‘Yol’ anlamına gelen ‘Millet’ kelimesinin, ‘Din/Şeriat’ karşılığı kullanılması, yerinde bir kullanım olmasa da bir mana tahrifatına sebebiyet vermez.
Geçtiği ayeti kerimeler ve hadisi şeriflerden anlaşılacağı gibi ‘Millet’ bir yolun adı değil bir yolu izleyen yolcu-ların adıdır. Milli-yet de bu yola ve yolculara mensubiyet anlamına gelir.
‘İbrahim Milleti’ / ‘Resulullah’ın Milleti’ tamlamasının vurgusu ‘ Tevhid’ yani ‘İtikadi’ bir vurgudur…
Resullerin yolu, ‘İslam’dır.
Hz. Adem’den (as) Peygamberimiz Efendimiz’e (sav) kadar, Allah’ın elçilerinin yolunda yürüyenlerin tamamı ‘İslam Milleti’ olarak tekamül etmiştir.
Yolun adı ‘İslam’dır.
Bu yolun yolcularına ‘İslam Milleti’ denir.
Aynı zamanda bu isim, ‘Küfür Milleti’ ne karşı Cehd eden/Cihad eden manasınadır.
Her put kırıcısına nasıl ‘İbrahim’ denirse, gavurla cihad eden her Müslümana da ‘Türk’ denebilir.
Çünkü ‘Türk’, ehli küffarla cihadı ve fütüvveti yol edinerek ‘Resulullah’ın Milleti’ olmaktan ‘Türk Milleti’ doğmuştur…