Hayata gözlerini yumdu...
Bu kısa cümle bazen bir insanın ölümünü anlatmaya yetmez.
Çünkü bazı insanlar sadece ölmez.
Bir dönemi de beraberinde götürür.
Türk sinemasının yaşayan efsanelerinden Kadir İnanır'ın vefat haberi işte böyle bir etki yarattı.
Haber gündeme bomba gibi düştü.
Türkiye yasa boğuldu.
Kimilerinin Kadir Abi'si...
Kimilerinin Tatar Ramazan'ı...
Kimilerinin Kamyoncu İlyas'ı...
Kimilerinin ise o sert bakışlarıyla hafızalara kazınan Kadir İnanır artık aramızda değildi.
Uzun yıllardır medya sektörünün içindeyim.
Sanatçıların, siyasetçilerin, iş insanlarının vefat haberlerini gördüm.
Ama açık söylemem gerekirse uzun yıllardır böyle bir tabloya şahit olmadım.
Sosyal medya adeta yıkıldı.
Kadir İnanır'ın vefat haberini duyan paylaşım yaptı.
Onun filmleriyle büyüyenler...
Onu hiç tanımadığı halde saygı duyan gençler...
Sanatçılar...
Siyasetçiler...
Vatandaşlar...
Herkes tek yürek olmuş gibiydi.
Bir an durup düşündüm.
Demek ki Kadir İnanır'ın sevenleri meğer ne kadar çokmuş...
Çünkü bazı insanlar yalnızca oyuncu olmaz.
Bir milletin hafızasına dönüşür.
Kadir İnanır da öyleydi.
---
Son iki yıldır sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu.
Beynine pıhtı atmıştı.
Aylarca tedavi görmüştü.
Defalarca operasyon geçirmişti.
Fizik tedavi süreçlerinden geçmişti.
Sevenleri her gün gelecek güzel haberi bekliyordu.
Ama ne yazık ki beklenen mucize gerçekleşmedi.
77 yaşında hayata veda etti.
---
Peki kimdi Kadir İnanır?
Gelin biraz da onu hatırlayalım.
15 Nisan 1949'da Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi.
Kalabalık bir ailenin en küçük çocuğuydu.
Mavinin yeşile aşık olduğu Karadeniz topraklarında büyüdü.
Hayallerinin peşinden gitmek için İstanbul'a geldi.
Bir yandan eğitim hayatına devam etti.
Bir yandan çalıştı.
Bir yandan da modellik yaptı.
1967 yılında Ses Dergisi'nin düzenlediği yarışmaya katıldı.
Belki de hayatının dönüm noktası tam da o gün yaşandı.
Çünkü o yarışma, Türk sinemasına büyük bir yıldız kazandırdı.
Sonrası ise tarih oldu.
Bazen Tatar Ramazan oldu.
Bazen Kamyoncu İlyas...
Bazen sevdiği için dünyayı karşısına alan bir adam...
Bazen de haksızlığa karşı tek başına duran Anadolu insanı...
İnsanlar onu izlerken oyuncu görmüyordu.
Kendilerini görüyordu.
Bu yüzden sevildi.
Bu yüzden benimsendi.
Bu yüzden milyonların Kadir Abi'si oldu.
---
Türkan Şoray ile oluşturduğu sinema ortaklığı ise Türk sinemasının en unutulmaz birlikteliklerinden biri olarak tarihe geçti.
Selvi Boylum Al Yazmalım'dan Gönderilmemiş Mektuplar'a kadar uzanan yolculukta milyonlar onların hikâyelerinde kendinden parçalar buldu.
Yıllar sonra bile Kadir İnanır denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri Türkan Şoray oldu.
Çünkü onlar yalnızca film çekmedi.
Bir dönemin duygularını beyaz perdeye taşıdı.
Vefat haberinin ardından Türkan Şoray'ın büyük üzüntü yaşadığı konuşuldu.
Zaten bu haberden etkilenmeyen kaç kişi vardı ki?
Bir neslin anıları gözlerinin önünden geçti.
---
Hayatındaki en önemli insanlardan biri de Jülide Kural'dı.
Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Kadir İnanır, yıllarca süren birlikteliğinde Jülide Hanım'a duyduğu sevgiyi ve saygıyı her fırsatta dile getirdi.
Onun için söylediği şu sözler hâlâ kulaklarımda:
"Jülide Hanım bir kahraman. O kadar güçlü bir insan ki..."
Bir insanın sevdiği kadından bu kadar saygıyla bahsetmesi bile onun karakterini anlatmaya yeter.
---
Benim hafızamda ise başka bir Kadir İnanır var.
Yıllar önce Marziye dizisinin setine röportaj yapmak için gitmiştik.
Sete herkes istediği gibi giremiyordu.
Basın mensupları olarak bekliyorduk.
Açıkçası çekiniyorduk da...
Çünkü karşımızda Kadir İnanır vardı.
Sert bakışlarıyla...
Otoriter duruşuyla...
Hatta sadece biz değil, sette çalışanların çoğu da ona büyük saygı duyuyor ve çekiniyordu.
Saatlerce bekledik.
Sonra çekimlere ara verildi.
Bize dönüp:
"Hadi gelin çocuklar..." dedi.
Yanına gittik.
Röportajımızı yaptık.
İşimizi bitirip ayrılacaktık ki bizi durdurdu.
"Bekleyin. Bir sahnem daha var. Onu da çekin. Sonra Kadir Abi bizi kuru röportajla gönderdi demeyin..." dedi.
İşte o gün anladım.
O sert bakışların ardında son derece zarif bir insan vardı.
İnce düşünceli bir insan vardı.
Koca bir yürek vardı.
---
Bugün sadece bir oyuncuyu kaybetmedik.
Bir dönemi uğurladık.
Bir duruşu uğurladık.
Bir karakteri uğurladık.
Ama biliyorum ki yıllar sonra da televizyon ekranlarında Tatar Ramazan çıktığında insanlar durup izleyecek.
Kamyoncu İlyas yeniden ekrana geldiğinde yine aynı duyguları yaşayacak.
Ve herkes içinden aynı cümleyi kuracak:
"İyi ki geçtin bu dünyadan Kadir Abi..."
Allah rahmet eylesin.
Mekânın cennet olsun.
Türk sineması seni unutmayacak.
Ben de unutmayacağım