Yetim hakkı ile özel uçaklarda verilen fuhuş ve uyuşturucu partileri...
Hayali ihalelerle, kurulu çetelere akıtılan milyarlar...
Demokrasi, laiklik kılıfının koruma konforu ile yapılan hırsızlıkları kamufle etme...
Hırsızlıkla elde edilen para kulelerini paylaşmak için buluşulan otel köşelerinde, yakalanmamak için kameralara takılan bantlar...
Tabela şirketlerine yağdırılan reklam paraları...
Millete ait taşınmazların dejenere partilere ev sahipliği yapması...
Elde edilen kirli para ile dizayn edilen kurultaylar...
İşte yukarıda sadece birkaçını sayabildiğimiz rezilliklerin ev sahibi ne yazık ki Türkiye'nin ana muhalefeti oldu.
Yıllardır öyle ya da böyle Türkiye siyasetinde önemli bir yeri olan CHP, içinde bulunduğu etik kaos nedeni ile siyasi iflasın eşiğine geldi.
Aslında parti için tarihi bir fırsat vardı. İçindeki tüm yolsuz ve çürümüş öğeleri eleyip, taptaze bir başlangıça evrilebilecek bir süreç, hırsızlık ve ahlaksızlık bataklığının dibinde son buldu.
Aynı tarihi fırsat parti genel başkanı için de vardı.
Ancak Özgür Özel, partiye yepyeni bir başlangıçla güç kazandırmak yerine;
Benzin istasyonlarında teslim alınan milyonlarca dolarla,
ABD'de lüks villa satın alımlarıyla,
Yolsuzluk iddialarına gömülen belediye başkanları tarafından tahsis edilen ve hor kullanılan lüks araçlarla anılır hale geldi.
CHP siyaseten iflas etti, bitti,
Özgür Özel siyaseten iflas etti, bitti.
Önümüzdeki günlerde, istinaf incelemesi ile ilgili gelişmeler beklenen mutlak butlan davası sonucunun da yansımaları ile birlikte Türkiye Siyasetinde yeni açılımlar olacağı aşikar.
Siyaset başta olmak üzere, toplumun her kesimine sirayet eden bu arınma sürecine önderlik eden Adalet Bakanımız Akın Gürlek'i hedef alan saldırıların nedenini ve kaynağını da çok iyi biliyoruz.
Bürokraside yaşanan değişimler için çokça kullanılan 'gelen gideni aratır' sözü, Adalet Bakanlığı'ndaki güncel değişimle tam tersi bir anlam kazandı.
Adalet Bakanımız ve göreve başladığı andan itibaren attığı adımlar karşısında, 'daha önceleri neredeydiniz' diye içimizden geçirerek, bu makamları önceden boşuna işgal edenlere de serzenişte bulunuyoruz.