Savaşın 11. gününe girilmişken halen İran ile ilgili “ama İran şöyleydi böyleydi” minvalindeki yorumlardan ve İrancı olarak yaftalanmaktan korkan yorumculardan bir hayli sıkılmaya başladım. Vurgulamak istiyorum ki bu savaş İran haricinde Filistin, Lübnan ve tabii Türkiye’yi de son derece yakinen ilgilendiriyor.
Politik sapkınlıklara ve siyonizme karşı kesinlikle daha gür bir ses ile İran’ın yanında, düşmanın karşısında olmamız elzemdir. Bu savaşta ‘İrancı’ olmak vicdan ve karakter ortaya koymaktır.
He halen çekinmeye devam edecekseniz söylenmesi gerekenleri ben sizin adınıza söyleyeyim.
Evet İrancıyız çünkü güçlü olanın değil haklı olanın yanında durmayı bir karakter meselesi olarak şiar edindik.
Evet İrancıyız çünkü henüz savaşın ilk saatlerinde 100’den fazla çocuk öldüren düşmanın ne derece katil, cani bir anlayışa sahip olduğunu bir kez daha gördük.
Evet İrancıyız çünkü düşmanın uluslararası hukuku yok saymasından, kendilerini dünyanın yegane sahibi olarak görmelerinden son derece rahatsız oluyoruz.
Evet İrancıyız çünkü Ortadoğu’nun kaderinin Washington’da ya da Tel Aviv’de değil, bu coğrafyanın kendi halkları tarafından belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Evet İrancıyız çünkü savaş uçaklarının gölgesinde demokrasi getirdiğini iddia eden düşmanın aslında geride sadece yıkım bıraktığını çok iyi biliyoruz.
Evet İrancıyız çünkü her bombardıman sonrası insan haklarından bahseden ikiyüzlü dünya düzenini reddediyoruz.
Evet İrancıyız çünkü hoşgörüye önem veriyoruz. Herhangi bir mezhepsel fanatizmimiz ve Şia’ya karşı da herhangi bir düşmanlığımız yok.
Evet İrancıyız çünkü ne yalan söyleyelim Ayetullah Hamaney’in onurlu şehadeti sonrasında hele ki bu dönemde oğlu Mücteba’nın lider olmasına bir hayli memnun olduk.
Evet İrancıyız çünkü halkın büyük bir kısmının bomba yağan meydanlarda bulunmasına, ülkesine olan bağlılıklarını cesurca göstermesine sonsuz saygı duyuyoruz.
Evet İrancıyız çünkü ülkesi topyekün savaştayken, -sevseniz de sevmeseniz de- lideri düşman tarafından şehit edilmişken ve kadın, yaşlı, çocuk demeden birçok vatandaşı öldürülmüşken sevinen, kutlama yapan ve belki de onlyfans üyeliği için ellerini ovuşturan sapkın İranlılardan iğreniyoruz.
Evet İrancıyız çünkü hiç ihtimal vermesem de olası bir rejim değişikliği sonrasında düşman hedefinin Türkiye olacağı konusunda hemfikiriz.
Evet İrancıyız çünkü o topraklarda Türk kökenli, Türkçe konuşan ve Türkiye’ye hayranlık besleyen milyonlarca güzide insan var.
Evet İrancıyız çünkü batı özentiliğinden de, marjinallikten de, lümpenlikten de gına geldi.
Evet İrancıyız çünkü hiçbir İranlı liderin ismi Epstein dosyası gibi kepaze konularda yer almıyor.
Evet İrancıyız çünkü tarihe, kültüre oldukça meraklıyız ve düşmanın bunlara zarar vermesine, yok etmeye çalışmasına asla tahammül edemeyiz.
Evet İrancıyız çünkü şiire ve dolayısıyla edebiyata aşığız.
Evet İrancıyız çünkü Manoto, Iran Intl gibi başta İsrail olmak üzere düşmanlar tarafından dezenformasyon, algı yönetimi için kurulan, fonlanan haber sitelerine itibar etmiyoruz.
Evet İrancıyız çünkü başta Körfez olmak üzere diğer çoğu müslüman ülkenin omurgasızlığından, düşman kayığında kürek olmasından bıktık usandık.
Evet İrancıyız çünkü ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ biliyoruz.
Ve evet İrancıyız çünkü siyonizmden nefret ediyoruz.
Ve evet İrancıyız çünkü Filistin meselesinde, Gazzelilerin umudunda ve İsrail’e atılan her füzede bir şekilde payı olduğu için İran’a büyük bir şükran borcumuz var.
Ve evet İrancıyız çünkü sapan taşların yanında füze başka alemlerle farkımız bizim.
*
Tahran’daki, Kum’daki, Tebriz’deki ve diğer tüm İran şehirlerindeki dostlara selam olsun.