Bosna’da SDA’nın son şansı

Abone Ol

Bosna Hersek’te 12 Ekim 2014 tarihinde yapılan seçimlerden yaklaşık 6 ay sonra, önceki gün nihayet devlet ve federasyon düzeyinde hükümet kuruldu ve meclisten güvenoyu aldı. Hemen hatırlatmakta yarar var, Bosna Hersek’te bir önceki dönemde 3 Ekim 2010’da yapılan seçimlerde ise hükümet yaklaşık 500 gün sonra kurulmuştu.

Bosna Hersek’te hükümetlerin kurulmasını geciktiren sebep elbetteki, partilerin yanı sıra sistemden kaynaklanıyor. Çünkü 1992-1995 yıllarında yaşanan kanlı savaşta silahları susturan Dayton Barış Anlaşması, ülkeyi karışık bir yapıyla başbaşa bıraktı.

Böylesi bir karışık yapıya sahip ülkede seçimlerden 6 ay sonra bile hükümetin kurulmasını kimileri başarı olarak değerlendirebilir.

Merhum Aliya İzzetbegoviç’in kurucusu olduğu ve genel başkanlığını yaptığı Demokratik Eylem Partisi (SDA) seçimlerde yüzde 34 oy alarak birinci olmuştu. SDA, Sırp ve Hırvat partilerin yanı sıra Hırvat asıllı olan, ancak savaşta Boşnaklar’ın safında ülkesini savunan Jelyko Komşiç’in kurucusu olduğu Demokratik Cephe ile koalisyon hükümetini kurmayı başardı.

SDA, yeni hükümette hem Devlet düzeyinde hem de Federasyon düzeyinde Başbakanlık aldı. Ancak özellikle devlet düzeyinde, Dışişleri Bakanlığı ile Güvenlik Bakanlığı’nın savaş döneminde Bosnalı Sırpların siyasi lideri Radovan Karaciç’in partisi Sırp Demokrat Partisi’ne (SDS) verilmesi açıkçası beni düşündürüyor. Çünkü bu 2 bakanlık Bosna Hersek için gerçekten çok önemli. Ayrıca yine yatırımlar için en önemli görülen İletişim ve Ulaşım Bakanlığı’nın da koalisyonun en küçük ortağı olan Demokratik Cephe’nin Hırvat asıllı bakanı Slavko Matanoviç’e teslim edilmesi bence iyi olmadı.

SDA’nın son şansı

İşsizliğin yüzde 45’lere dayandığı, siyasi istikrarsızlığın bedelinin ekonomik krizlerle ödendiği, geçen 4 yılı koalisyondaki sorunlarla kaybeden Bosna Hersek’te, yeni hükümetin başarıdan başka bir alternatifi bulunmuyor. Özellikle bu hükümetin başarısız olmasının bedelini Boşnaklar açısından SDA ödeyecektir. Çünkü herkes biliyor ki bu seçimde Boşnak nüfusun önemli bir kısmı SDA’ya veya onun lideri Bakir İzzetbegoviç’e Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hatrına oy verdi. Çünkü seçim kampanyası sürecinde SDA ve lideri Bakir İzzetbegoviç aleyhine, medya patronu ve siyasetçi Fahrudin Radonçiç’in sahibi olduğu Avaz gazetesinde ve diğer medyada ciddi bir aleyhte kampanya yürütüldü. Bu kampanyada SDA’nın AK Parti ile Bakir İzzetbegoviç’in ise Recep Tayyip Erdoğan’la dostlukları gündeme getirildi. SDA ve Bakir İzzetbegoviç’in Bosna Hersek’i Türkiye’nin bir eyaleti yapmak istediği ileri sürüldü.

“İnatları” ile bilinen Boşnak halkı ise, bu çirkin kampanyaya karşı, uzun yıllardır iktidarda olan ve “Savez Dayiciç i Amiciç (SDA)” (Dayı oğulları ve Amca oğulları Birliği) diye adlandırdığı SDA’nın bir menfaat partisi haline gelmesine, başarısızlıklarına, işsizliğe çözüm bulamamasına aldırış etmeden oyunu Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgilerinden dolayı SDA’ya verdi. SDA, kendisinin bile beklemediği büyük bir başarı elde etti.

Seçim gecesi Bakir İzzetbegoviç’in ofisinde sonuçları kendisi ve partisinin yetkilileriyle birlikte izliyordum. Yüzündeki endişeli hali, seçim sonuçları açıklanmaya başladığı an sevince dönüşmüştü. İzzetbegoviç’in o an elimi sıkarak “Omere guramo” (Ömer itiyoruz/zorluyoruz) dediğini hiç unutmuyorum. İşte bu sırada, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kendisini araması ve tebrik etmesiyle, daha da ayrı bir sevinç ve gurur yaşamaya başlamıştı merhum Aliya İzzetbegoviç’in oğlu Bakir İzzetbegoviç.

Bu manzaradan yaklaşık 6 ay sonra SDA öncülüğünde hükümet kuruldu. SDA elbette kendisine verilen bu fırsatın kendisinin son şansı olduğunun farkında. Bu nedenle Bakir İzzetbegoviç, parti içinde kendisine muhalif olan cenaha rağmen en güvendiği ve en sevdiği arkadaşı olan Denis Zvizdiç’i devlet düzeyindeki hükümetin başına getirdi.

Şunu unutmayalım, Bosna Hersek’te SDA öncülüğünde kurulan hükümetin başarısı adeta Türkiye’nin başarısı olacaktır, başarısızlık ise Türkiye aleyhine iş çevirenlerin eline büyük bir koz verecektir. Bu şekilde merhum Aliya’nın partisi SDA, bir tabela partisi haline gelecektir.

Bosna Hersek’in başarısı için de hamaseti, duygusallığı, proje hazırlamayı bir tarafa bırakarak, ayakları yere basan sağlam yatırımlarla bu ülkeye gitmenin tam zamanıdır. Aksi halde 4 yıl sonra bu ülkede artık çalacak bir kapı dahi bulamayız.