BU SAVAŞTAN BAŞLICA BEKLENTİLERİM

Abone Ol

Dün İsrail’in İran’ın elektrik tesislerine saldırması sonrasında savaşta yeni bir eşik daha aşılmış oldu. Düşmanın bu derece gayri hukuki ve savaş suçu olan hamleleri elbette ki İran’ın düşüşüne ya da vazgeçişine engel olmayacak ama uluslararası hukuka ve insan haklarına karşı olumsuz sonuçları doğuracağı bir gerçek.

İran coğrafyasını, halkını, kültürünü ve siyasetini bilen biri olarak yazı, görüş ve paylaşımlarımda hep söyledim İran’ın bu savaştan Epstein İttifakı’na karşı çok daha güçlü bir zaferle ayrılacağına inanmaktayım. İran’ın bu kirli ittifakı püskürtmesi savaşı kazanacağı anlamına gelecektir.

Bu beklentimin gerçek olacağını hep birlikte göreceğiz. Tabii bunun haricinde de savaştan birçok ‘gerçekçi’ beklentim mevcut.

Örneğin, İsrail’in giderek artan bu küçük mafya misali zorbalıkları İran’dan güçlü bir tokat yiyecek. Bu tokat Gazze’ye ve Lübnan’a gurur, diğer bazı sözde Arap ülkelerine utanç olacak. Bu en büyük beklentilerimden biri.

*

Bu savaş İsrail’in yıllardır oluşturduğu ‘dokunulmazlık’algısını ciddi şekilde kıracak. İsrail’in sınırsız hareket edebileceği yönündeki algı ilk kez İran sayesinde bu kadar net şekilde sorgulanmış olacak. Terör devleti İsrail yalnızca dışarda değil içerde de saygınlığını kaybedecek ve bir güvenlik krizi yaşayacak. Sürekli artan gerilim ve karşılıklar güvenli ülke mitini zayıflatmış olacağından çok geçmeden siyasi ve toplumsal baskı da artacak.

*

Ülkemizin bölgedeki en güvenilir ülke olduğu bir kez daha görülmüş olacak. Bu durumun olumlu sonuçlarını ilerleyen yıllarda bariz bir şekilde göreceğiz.

*

ABD’nin Orta Doğu’daki etkisinin eskisi kadar belirleyici olmadığı daha açık şekilde ortaya çıkacak. Bu durum bölgedeki güç boşluğunu derinleştirecek ve Türkiye bu boşluğu doldurmaya müsait tek aday.

*

Orta Doğu’daki en sevmediğim yapı olan -ki ülke demek bile istemiyorum- BAE’nin azımsanmayacak bir güç kaybetmesini, aurasının kaybolmasını ve İsrail’in kirli arka bahçesi olduğunu daha da net göreceğiz. Dubai, Abu Dhabigibi popülist ve ruhsuz şehirlerden kaçış Doha’ya ciddi bir avantaj sağlayacak.

*

Diğer körfez ülkeleri de akıllarını başlarına alacak. Eğer bu kirli ABD/İsrail ittifakının kuklası olmaya devam ederlerse gelecek yıllarda bir ‘Körfez Baharı’ misali ‘haklı’ halk ayaklanmaları görmek oldukça muhtemel. Ve bu fitil ateşlendiğinde de hızla sonuca varacaktır.

*

Suudi Arabistan’ın canı sıkılırcasına Yemen’i bombalaması artık son bulacak.

*

Hizbullah 2006’daki gücüne çok geçmeden kavuşacak ve Lübnan siyasetinde daha etkin bir şekilde söz sahibi olacak.

*

Bazılarına göre kağıttan kaplan sanılan İran teknolojik ve askeri kapasitesi açısından ileri seviyede olduğunu kanıtlamış olacak. Özellikle düşük maliyetli ama etkili sistemlerle kurduğu strateji klasik askeri güç anlayışını sorgulatacak.

*

Kendi ülkesi yoğun şekilde bombalanırken sevinen, göbek aran İranlı cibilliyetsizlerin hayalleri suya düşmüş olacak. Bu kişilerin belirlenip vatandaşlık haklarının da alınması mutlaka gündeme gelecektir.

*

Yine Ali Hamaney ve Ali Laricani’nin ne derece bilge ve cesur yöneticiler olduğu bir kez daha anlaşılacak.

*

İsrail kuklası olan Şahın oğlu Rıza artık pek ortalıklarda görünmeyecek ve çok büyük ihtimalle birçok kez daha eşinin kendisini aldatmasına şahit olacak.

*

Ve ben Tahran Valiasr Caddesi’nde güzel bir kafede safranlı tatlımı yerken, bir yandan da keyifle çayımı yudumlayacağım.