Kuantum fiziğinin en gizemli olaylarından biri olarak bilinen parçacık dolanıklığı, bugüne kadar genellikle laboratuvar ortamındaki hassas deneylerde gözlemlenebiliyordu. Araştırmacılar, bu sıradışı fiziksel bağın çok daha sert ve enerjik ortamlarda da var olabileceğine dair somut delillere ulaştı. Kuantum dolanıklığı sayesinde, aynı kökenden gelen iki parçacık evrenin farklı köşelerinde olsalar bile birbirleriyle anında etkileşime girebiliyor. Bilim dünyası, bu muazzam bağın şiddetli enerji patlamaları sırasında hayatta kalıp kalamayacağını uzun zamandır merak ediyordu.
CERN Tesislerinde Işık Hızına Yakın Çarpışma Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi bünyesindeki devasa Büyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak yapılan ATLAS deneyinde tarihi bir başarıya imza atıldı. Bilim insanları, protonları ışık hızının yüzde 99,99'una kadar hızlandırıp muazzam bir enerjiyle birbiriyle çarpıştırdı. Bu şiddetli tepkimenin sonucunda, evrenin temel taşlarından sayılan ve diğer maddelere kütle kazandıran Higgs bozonu ortaya çıkarıldı. Meydana gelen bu bozon daha sonra bozunuma uğrayarak Z bozonu adı verilen iki ayrı atom altı parçacığa dönüştü.
Saniyenin Kesirlerinde Gizlenen Bağ Z bozonları varlıklarını bir saniyeden çok daha kısa bir süre devam ettirebiliyor. Hemen ardından parçalanarak elektron veya müon gibi daha küçük kütleli maddelere ayrışıyorlar. ATLAS dedektörünün üstün teknolojisi sayesinde, bu çok kısa süreli yok oluş sırasında yayılan parçacıkların yönleri milimetrik bir hassasiyetle hesaplandı. Elde edilen açı verileri, Z bozonlarının dönüş yönlerini ortaya koydu ve bu iki parçacık arasında net bir kuantum dolanıklığı olduğunu kanıtladı. Physical Review Letters dergisinde eylül ayında yayımlanan bu sonuçlar, yüksek enerjili ortamlarda kaydedilen en güçlü kuantum bağı olarak tarihe geçti.
Geleceğin Teknolojilerine Işık Tutacak Oxford Üniversitesinden araştırmacı Alan Barr, elde edilen sonuçların bilim dünyası için ne kadar çarpıcı olduğunu vurguluyor. Kuantum bağlarının sadece sakin ve korunaklı laboratuvar ortamlarına özgü olmadığını belirten Barr, doğanın en şiddetli tepkimelerinde bile bu kuralların geçerliliğini koruduğunu ifade etti. Uzmanlara göre bu keşif, sadece evrenin nasıl işlediğini anlamamıza yardım etmekle kalmıyor; aynı zamanda kuantum bilgisayarların geliştirilmesi gibi devrim niteliğindeki teknolojik adımlara da sağlam bir zemin hazırlıyor.