CHP’de “mutlak butlan” meselesi

Abone Ol

Mevcut CHP, son aylarda yolsuzluk dosyalarıyla boğuşurken adeta işlevsiz hale geldi.

Ortaya saçılan iddialar, itiraflar, ilişkiler ağı derken…
CHP artık siyasi proje üretmekten çok kendi krizlerini yönetmeye çalışan bir görüntü veriyor.

Ekrem İmamoğlu’nun karşı karşıya kaldığı yolsuzluk davaları…
Muhittin Böcek cephesindeki itiraflar ve suçlamalar…
Özkan Yalım dosyasında ortaya çıkan tablo…

Bütün bunlar CHP’yi toplum nezdinde ciddi biçimde yıprattı.

Mesele sadece hukuki değil artık.
Ahlaki bir aşınma da söz konusu.

Bir de buna AK Parti’ye geçen CHP’li belediye başkanlarını ekleyin…

Ortaya çıkan tablo iyice karmaşıklaşıyor.

Açık konuşalım:

Bugünkü haliyle CHP’nin bir sonraki seçimde topluma umut veren, güven veren bir siyasal enerji üretmesi oldukça zor görünüyor.

“Mutlak Butlan” Tartışmasına Bir de Buradan Bakın

Yargının verdiği “mutlak butlan” kararını bazı çevreler doğrudan “AK Parti’nin lehine” diye okumaya çalışıyor.

Ama meseleye biraz daha geniş açıdan bakmak lazım.

Çünkü mevcut tabloda Özgür Özel yönetimindeki CHP, seçimlere;

* yolsuzluk tartışmalarıyla,
* ahlaki krizlerle,
* parti içi kavgalarla,
* ve Ekrem İmamoğlu dosyasının gölgesinde girecek.

Üstelik Cumhurbaşkanlığı seçiminde de doğrudan aday çıkaramayan, “emanetçi” bir formül üzerinden siyaset yapmaya çalışan bir görüntü oluşacak.

Yani seçmene fiilen şu denilecek:

“Ekrem İmamoğlu adına oy verin.”

Peki bu toplumda karşılık bulur mu?

Bence çok zor.

Kemal Kılıçdaroğlu Faktörü

İşin ironik tarafı burada başlıyor.

Eğer CHP’de farklı bir yapı oluşur ve Kemal Kılıçdaroğlu yeniden denkleme girerse…

Ortaya bambaşka bir tablo çıkar.

Çünkü Kemal Bey’in CHP’si, mevcut krizlerden sıyrılmış, yeniden yapılanan, toparlanmaya çalışan bir görüntü verebilir.

Yani bugün “yük” haline gelen dosyaların büyük kısmı, Özgür Özel yönetiminin omzunda kalır.

Asıl Soru Şu

Şimdi herkesin kendine şu soruyu dürüstçe sorması lazım:

AK Parti gerçekten bir tercih yapacak olsa…

Karşısında hangi CHP’yi görmek ister?

Boğazına kadar yolsuzluk iddialarına batmış, kendi içinde parçalanmış, sürekli kriz üreten bir CHP’yi mi?

Yoksa toparlanmaya çalışan, arımış, yolsuzluğa bulaşmış isimleri partinin dışında bırakmış bir CHP’yi mi?

Cevap aslında çok zor değil.