Değişmeli artık bu şarkı

Abone Ol

Yeni eğitim öğretim yılı iki gün önce başladı. Bu yıl da binlerce öğrencimiz birinci sınıfa gidecek ve okula alışmaları için diğer sınıflardan bir hafta önce okulla tanıştılar. Bizim üçüncü oğlumuz da ilkokula adım attı. Gözlerinde bir heyecan ve mutluluk…

Daha dün doğmuştu, ne çabuk geçmiş yıllar diye bir muhasebeye giriyorsunuz ister istemez. Bebekliğine, sevimliliğine doyamadan çocukların hızla büyüdüğünü gözlemleyip hayıflanıyorsunuz. Daha güzel değerlendirebilirdik, onlarla daha çok vakit geçirebilirdik diye de iç geçiriyorsunuz.

Büyüyen her çocuğunuzdan sonra çocuklara yetişemediğinize, onlarla yeterince vakit geçiremediğinize üzülüp kendinizi hep eksik hissediyorsunuz. Bu çocuklar bize Rabbimizden bir emanet ve biz emanete yeterince sahip çıkamadığımız için müteessiriz.

Bizim çocuklarımız, günümüz çocuklarına göre çok şanslı…  Analarının okulunda çok güzel bir altı yıl geçirdiler ilkokula başlayana kadar. Anneleri sadece kendileri için çalışıyor, sürekli yanlarında, anne şefkatini sürekli üzerlerinde hissettiler… Anneleri vaktinin hemen hemen hepsini çocuklarıyla geçirdiği, onların eğitimi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığı, hepsi annelerinin elinde büyüdüğü hâlde yine de onlar için bir şeyleri eksik yapmış olmanın, insani ve İslami değerleri kazandırmada üzerimize düşeni yeterince yapamamış olmanın korkusunu yaşıyoruz.

Sonra annesinin kokusuna hasret, bakıcı ellerinde; maddi refah içinde ama manevi açlık içinde büyüyen çocukları düşünüyoruz ve şükrediyoruz.

AK Parti hükûmetleri döneminde de kadınlarımızın sürekli çalışmaya teşvik edilmesi, çalışan kadınlarımızla ilgili sürekli yeni düzenlemeler yapılmasıyla kadınlarımız âdeta evinden, ailesinden, çocuğundan koparılıp dış dünyanın fırtınalı, tehlikeli, yıpratıcı ortamına itildi. Hâlbuki AK Parti gibi millî ve manevi değerleri ön planda tutan bir hükûmetin, kadınlarımızı evde kalmaya, çocuklarına daha çok annelik yapmaya teşvik etmesi; çocuk sayısı artan ve evinde oturan kadınlarımızı ise ciddi olarak ödüllendirmesi gerekirdi. Maalesef ki yapılan uygulamalar bunun tam tersi… Çalışan, evin dışına çıkan kadını ödüllendirip evinde çocuk yetiştirmeyi, geleceği inşa etmeyi amaçlayan ve sağlıklı nesiller için dertlenen kadınları hep görmezden geldiler.

Dolayısıyla çocuklarımız, anneden çok bakıcı elinde yetişiyor ve bu durumdaki çocuklar, her geçen gün daha da artıyor. Zaten apartman dairelerinde yetiştikleri için doğayla, toprakla, yeşille, maviyle pek alakaları yok. Yıldız deyince akıllarına popçular, topçular, mankenler geliyor.

Okula başlayan her çocuğun öğrendiği bir şarkı var/dı:

Daha dün annemizin/Kollarında yaşarken

Çiçekli bahçemizin/Yollarında koşarken

Şimdi okullu olduk/Sınıfları doldurduk

Sevinçliyiz hepimiz/Yaşasın okulumuz

Çocuklar için gerçekçi olmadığı için şimdi bu şarkıyı değiştirme zamanı çoktan geldi:

Daha dün bakıcımızın/Kollarında yaşarken

Lüks apartman dairelerimizin/Salonunda sıkıntıdan patlarken

Şimdi teknolojiye kul olduk/Evi tablet, bilgisayarla doldurduk

Depresyondayız hepimiz/Yaşasın teknolojik hayatımız