DIŞARIDA ALKIŞLANAN TÜRKİYE, İÇERİDE HAZMEDEMEYEN ZİHNİYET: İSPANYA'DAN YÜKSELEN TEŞEKKÜRÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Abone Ol

​Uluslararası siyasette devletlerin büyüklüğü sadece sözle değil, kriz anlarında ortaya koyduğu iradeyle tescillenir. Türkiye, dünyada nerede bir yangın, bir felaket, bir insanlık dramı varsa tereddüt etmeden sahaya inen, mazlumun ve ihtiyaç sahibinin yanında duran küresel bir güç haline gelmiştir. Bunun en taze örneğine İspanya’daki orman yangınlarında bir kez daha şahit olduk.

​İspanya alevlere teslim olmuşken, Türk devleti tereddüt etmeden söndürme uçaklarını bölgeye sevk etti. Türk pilotlarının alevlerin ortasına bıraktığı her damla su, İspanyol halkının hafızasına kazındı. Bir İspanyol vatandaşının sosyal medyada patlayan o samimi haykırışı her şeyi özetliyordu: "İşte Türkiye geliyor!"

​Elin adamı kilometrelerce öteden Türk devletinin kudretini görüyor, hakkını teslim ediyor ve minnetle alkışlıyor.
​Peki bizim içerideki müzmin muhalefet ne yapıyor?

​İşte asıl felaket, asıl yangın tam da buradadır!

​Dışarıdaki yabancının bile gururla ve hayranlıkla izlediği bu devlet aklını, içerideki husumet ehli göz göre göre karalamaya devam ediyor. Şımarık, nefretle beslenen ve körelmiş bir zihniyetle karşı karşıyayız. Öyle bir gözü dönmüşlük ki bu; sırf Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve mevcut iktidara duydukları hastalıklı kin yüzünden, Türk devletinin ve Türk milletinin uluslararası alandaki başarısını bile sindiremiyorlar.

​Siyasette muhalefet etmek gayet doğaldır; ancak devletine, milletine ve ay yıldızlı bayrağın temsil ettiği kudrete husumet beslemek muhalefet değil, açıkça bir basiret bağlanmasıdır. Kendi ülkesinin başarısından rahatsız olan, uluslararası yardım hamlelerini bile ucuz siyasi polemiklere malzeme etmeye çalışan bu zihniyet, milli hislerini çoktan kaybetmiştir.

​Bir İspanyol vatandaşının "İşte Türkiye geliyor" diyerek gözyaşlarıyla alkışladığı yerde; içerideki Erdoğan düşmanı odakların "Neden yardım ettik?", "Kendi işimize bakalım" ya da "Devlet aciz" çığırtkanlığı yapması, nasıl bir diplomatik ve milli körlük içinde olduklarının en net vesikasıdır.

​Mesele Türkiye olunca gözleri kör, kulakları sağır, vicdanları nasır tutan bu odaklara İspanya’dan yükselen o ses tokat gibi bir cevaptır. Siyasi hırslarınız, iktidar hazımsızlığınız gelip geçer; fakat Türk devletinin itibarı ve büyüklüğü baki kalır.

Yabancının bile şapka çıkardığı bu milli duruşu içerideki husumet cephesi anlayamıyorsa, sorun devlette değil, onların idrak sınırındadır. Elin adamının gururla haykırdığı gerçeği biz de onların yüzüne vurmaya devam edeceğiz:

"İŞTE TÜRKİYE BU!"

İsteseniz de istemeseniz de bu devlet büyüktür, büyük kalacaktır.