Dolar

Abone Ol

Dolar, Euro ve Altının ciddi yükseldiği günümüz de “ekonomi” nereye gidiyor sorusu akılları sürekli bulandırıyor.

Ülke ekonomisi özellikle büyüme açısından ciddi riskli bir dönemden geçiyor. 2018 yılında üretimin arttırılması, para piyasalarındaki “kırılgan” yapının daha kontrol edilebilir hale getirilmesi ve bu istikamette bir strateji belirlenmesi gerekiyor.

Önümüzdeki dönem içinde yabancı para politikaları, faiz ve Ortadoğu’da yaşanan gerginlikler neticesinde ülke ekonomisi için ciddi değişimler oluşturması bekleniyor. Özellikle borsa ve yabancı paranın Rusya, İran ve Türkiye’de bu denli yükselmesi, “ Borsa “ yatırımcılarının kafa bulanıklıkları; Amerika’nın ekonomi savaşı olarak değerlendiriliyor.

Daha açıkçası; bu üç ülke şu an ekonomik savaş altında diyebiliriz.

2018’de enflasyon, cari açık ve işsizlikle biraz başımız ağrıyacak gibi görünüyor. Ancak yine de iyi bakan, iyi düşünen ve bu istikamette davranan bir ülke olmamız gerekiyor.

2018 yılı için işsizlik, üretime eş değer bir ivme seyretmesi öngörülüyor.

En büyük ekonomik sorunlardan, cari açık ise; 2018 yılında ortalama 40-50 milyar dolar civarında olacağı bekleniyor.

Turizm bu yıl genel itibariyle çok iyi beklentiler içerisinde. 2018 yılında geçen seneye oranla yüzde 30-40 arasında bir artış sağlaması ülke ekonomisine iyi bir itiş katacaktır. Dolar ve Euro’nun gelecek turistlerin etkisiyle bir miktar daha sakinleşeceği düşünüyorum.

Enflasyonun 2018 deki dezavantajı, diğer gelişmiş ülkelere göre ciddi bir fark barındırması.

Türkiye’de, enflasyonun yüzde 12,98 ile son 14 yılın en yüksek rakamı olduğunu da unutmayalım.

2018 yılında geçen seneye göre iyileşecek turizm sektörü, artacak ihracat ve dış politikada çeşitlenen pazarlar ile büyümemizi sürdüreceğimiz gözüküyor.

Ancak dışa bağımlılıkların azaltılması ve finansal kırılganlıklarından kurtulmuş bir ülke haline dönüşebilmek içinde yapmamız gereken daha çok işiniz olduğunu görüyoruz.

Kurlardaki artış sizleri olumsuz düşüncelere sokmasın. Dolar ve Euro ve Altın tamamen suni bir yükselme trendi içerisinde seyretmektedir.

ABD-Rusya gerginliği ve yaşanan ekonomik savaş karşısında, ekonomimiz gayet güçlü şekilde duruşunu korumaktadır.

Unutmayalım bir anayasa kitabı ile kriz yaşamış bir ülkenin, bugün verdiği ekonomik savaş karşısındaki dinamik duruşu güç ve istikrardır.

Pozitif olalım, iyi düşünelim, tasarruf oranlarımızı ve iş gücümüzü arttıralım. Kendi para birimi dışında yatırım aracı olarak diğer para birimlerini tercih etmeyelim. Unutmayalım ki ; hepimiz aynı geminin içerisindeyiz.