2025 yılında New York belediye başkanlığı seçimini Hint asıllı Müslüman aday Zohran Mamdani kazandı. Demokrat Parti’nin adayı olarak seçimi kazanan Mamdan’nin kampanyası boyunca öne çıkan en önemli özelliği İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma karşı çıkması ve soykırımcı katil Netanyahu’ya yönelik sert açıklamaları olmuştu.
ABD’de başkanlık seçim sonuçlarını bile etkileme gücüne sahip siyonist Yahudi lobisinin gücüne rağmen Mamdani’nin cesur açıklamaları kendisine belediye başkanlığına giden yolu açan en önemli güç oldu.
Mamdani, CNN’e verdiği röportajda Netanyahu’yu “savaş suçlusu” ve Filistin halkına uygulanan “korkunç soykırımın mimarı” olarak ilan etmişti. “Netanyahu bir savaş suçlusu, Filistin halkına karşı işlenen korkunç soykırımın mimarıdır. Gözleri, kalbi ve vicdanı olan herkes onun yol açtığı yıkımı görmeli ve bir mahkeme önüne çıkması gerektiğini anlamalı.”
Varlığını İsrail’in varlığına adadığını açıklayan ABD’de Mamdani’den önce bu kadar cesur bir açıklama yapan başka bir siyasetçi olmamıştı.
UCM’nin Netanyahu hakkında verdiği tutuklama kararını desteklediğini ilan eden Mamdani, Netanyahu’nun New York’a gelmesi halinde federal hükümet tarafından tutuklanması gerektiği söyleyerek İsrail’e ve ABD’yi kontrol eden siyonist Yahudi lobisine karşı cesurca çıkışını sürdürdü.
New York halkı, siyonist Yahudi lobisinin finans, medya gücüne ve algı operasyonlarına boyun eğmedi ve Mamdani’yi belediye başkanı seçti.
Siyonist lobinin ve Başkan Trump’ın Mamdani’ye karşı sert açıklamalarının sebebi onun Müslüman ve Hint kökenli olması değil; Filistin halkına verdiği destek, İsrail’in yaptığı soykırıma karşı çıkması ve katil Netanyahu’ya gösterdiği tepkiden dolayıydı.
2025’de yaşanan bu tartışmaları bugün neden yazdım? Bugün aynı tartışma Almanya’da yaşanıyor. Berlin’de Sol Parti’nin başbakan adayı Türk asıllı Elif Eralp seçimden birinci çıktı.
İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma ABD ile birlikte en büyük desteği veren ülke Almanya. Buna karşı Die Linke’nin adayı Elif Eralp’in seçim kampanyası boyunca İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma karşı açık ve net tavrı, İsrail’i yöneten Netanyahu çetesine yönelik sert eleştirileriyle dikkatleri üzerine çekti.
UCM’nin Netanyahu’yu tutuklama kararını destekleyen ve tutuklanması için mücadele edeceğini ilan eden Eralp, Alman Federal hükümetinin Gazze soykırımını görmezden gelmesini ve İsrail’e verdiği desteği çifte standart olarak gördüğünü ilan ederek sadece Başbakan Merz’e değil güçlü siyonist Yahudi lobisine de meydan okudu.
Bu cesur çıkışları kendisine eyalet başbakanlığına giden yolu açarken Mamdani gibi kendisini de siyonist Yahudi lobisinin saldırılarıyla karşı karşıya bıraktı.
Eralp’in açıklamalarına destek veren Berlin halkı Almanya’yı yöneten ve İsrail’e koşulsuz destek veren, soykırımı haklı gören Merz yönetimine unutamayacağı bir mağlubiyet yaşattı.
Gazze halkı, siyonist soykırımcı İsrail’e karşı ilk halk zaferlerini; terörist İsrail’in en büyük destekçisi iki ülke olan ABD ve Almanya’ya kazandı.
Artık dünyanın neresinde seçim yapılırsa yapılsın Gazze taraftarı siyasetçiler bir tarafta siyonist soykırımcı İsrail taraftarı siyasetçiler diğer tarafta olacak. Seçimi kim kazanırsa kazansın dünya halkaları Gazze’de yapılan soykırım unutturmayacak…
Bu da İsrail, ABD, Almanya, Netanyahu ve eski CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’e dert olsun!