Fenerbahçe'nin milli futbolcusu İsmail Yüksek ile iç mimar Esen Matraş'ın görkemli düğünü, ilk günlerde mutluluk kareleriyle gündeme geldi. Spor, iş ve cemiyet dünyasının önemli isimlerini buluşturan bu düğün, kısa süre sonra ise bambaşka bir tartışmanın merkezine oturdu.
Nikâhın ardından Esen Matraş'ın biyolojik babası Emre Matraş'ın yaptığı açıklamalar günlerce konuşuldu. Kızına nikâh sırasında "Baba adı" sorulduğunda kendi ismi yerine, Esen Matraş'ı büyüten üvey babasının adının yazılmasına sert tepki gösteren Matraş, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda evliliği kabul etmediğini öne sürdü. Nikâh memuru hakkında hukuki girişimde bulunacağını açıkladı, ayrıca İsmail Yüksek ve ailesinin geleneklere uygun olarak kendisinden kız istemesi gerektiğini savundu.
Bu açıklamalar milyonlarca kişiye ulaşırken, sosyal medyada bu kez Emre Matraş'ın geçmişi araştırılmaya başlandı.
Çünkü Emre Matraş yalnızca bir iş insanı değil...
Bir dönemin en güçlü deri markalarından biri olan Matraş Deri'nin veliahtı...
Aynı zamanda 90'lı yıllarda pop müzik dünyasında şansını deneyen eski bir şarkıcı...
Ve yıllar boyunca serveti, aile davaları ve özel hayatıyla sık sık gündeme gelen bir isim...
1990'lı yılların en çok konuşulan kulislerinden biri de yeniden hatırlandı.
İddialara göre Tarkan'ın ilk döneminde birlikte çalıştığı menajer ve söz yazarı Alpay Aydın ile yollarını ayırmasının ardından, onun karşısına güçlü bir rakip çıkarılması planlandı. Bu süreçte Matraş Deri'nin genç veliahtı Emre Matraş'ın müzik dünyasına adım attığı öne sürüldü.
1994 yılında yayımlanan "Yaz Aşkları" albümüyle müzik piyasasına giren Emre Matraş'ın yapımcılığını Alpay Aydın üstlendi. Albümde yer alan birçok şarkının sözleri de yine Alpay Aydın tarafından yazıldı. "Çal Çal Oyna" başta olmak üzere dönemin şartlarına göre yüksek bütçeli klipler çekildi, televizyonlarda yoğun tanıtımlar yapıldı.
Ancak tüm bu yatırımlara rağmen beklenen büyük çıkış gerçekleşmedi.
Tarkan kısa sürede "Megastar" olurken, Emre Matraş müzik kariyerini geride bırakarak yeniden aile şirketine yöneldi.
Asıl kırılma noktası ise babası, Matraş Deri'nin kurucularından Necati Matraş'ın vefatından sonra yaşandı.
Miras paylaşımı nedeniyle aile içerisinde uzun yıllar süren hukuk mücadeleleri başladı. Emre Matraş, aile şirketinden uzaklaştırıldığını ve hak ettiği payı alamadığını savundu. Yıllarca devam eden davalar, hisselerin el değiştirmesi ve yaşanan ticari süreçler kamuoyuna da yansıdı.
Kendi anlatımına göre servetini tüketen tek neden miras davaları değildi.
Emre Matraş, geçmişte yaptığı açıklamalarda ilk eşi Hale Keleş ile boşanma sürecinde çok yüksek miktarda tazminat ödediğini, bu süreçte milyonlarca dolarlık mal varlığını kaybettiğini ve ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.
Bir dönem milyon dolarlık servetin veliahtı olarak gösterilen Emre Matraş'ın bugün geldiği nokta, Türkiye'nin en dikkat çeken yükseliş ve düşüş hikâyelerinden biri olarak gösteriliyor.
Şimdi ise yıllar sonra yeniden gündemde...
Ancak bu kez ne müzik kariyeriyle...
Ne de iş dünyasındaki başarılarıyla...
Kızının düğünü sonrası yaşanan aile kriziyle...
Elbette her aile içinde anlaşmazlıklar yaşanabilir. Ancak aile bireyleri arasındaki özel meselelerin sosyal medya üzerinden yürütülmesi, ister istemez olayın boyutunu büyütüyor ve tarafların daha fazla yıpranmasına neden oluyor.
Bir zamanlar servetiyle konuşulan bir isim...
Sonra müzik kariyeriyle gündeme gelen bir isim...
Ardından miras davaları, boşanmalar ve ekonomik kayıplarla haber olan bir isim...
Bugün ise kızının düğünü üzerinden yeniden Türkiye'nin gündeminde.
Hayat bazen insana çok acı bir gerçeği hatırlatıyor:
Servet bitebilir...
Şöhret unutulabilir...
Şarkılar eskir...
Davalar sona erer...
Ama aile içinde açılan yaralar, çoğu zaman yıllar geçse de kapanmaz.