2023-2026 tarih aralığı makro iktisadi verilerin düzelme gösterdiği ve ekonomik istikrara odaklanılan bir dönem oldu. Haziran 2023’te başlayan rasyonel ekonomi politikalarına geri dönüş tek haneli enflasyon ve finanse edilebilir cari açığı hedefliyordu. Global koşullara kıyasla Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in vizyonuyla anılan modelin başarı getirdiği ancak enflasyonla mücadelede istenilen verimliliğin elde edilemediği görülüyor. Fiyat artış hızının kesilmesi için alınan birçok tedbir ve denetimler ise enflasyonu yüzde 20’ler sınırına getirdi. Temel hedefin tek haneli enflasyon olduğu ve kamu öncülüğünde başlatılan mücadelenin revize edilmesi gerekiyor. Eylül 2026’da açıklanacak olan Orta Vadeli Program (2027-2029) bu nedenle önem taşıyor ve yapısal reformlarda beklentileri teşvik ediyor. Enflasyonun tek haneye düşürülmesi için yapılan tasarrufların artırılması, vergi ihtiyacını ve kamu harcamalarını dengeleyecek düzenlemelerin yapılması en önemli beklentiler olarak öne çıkıyor. Sabit ve orta gelirli gruplar için neredeyse bütün sorunların çıkış noktası olan fiyat istikrarsızlığı rasyonel ekonomi politikalarıyla ancak çözülebilir. Bu çözüm yolu farklı bir modeli benimsemeye değil mevcut politikaları şartlara göre düzenlemekten geçiyor.
Geçen yıl açıklanan OVP (2026-2028) kamu gelirleri ve harcamaları hakkında bir veri seti sunuyor. Bu veri seti içerisinde günümüz kurlarına göre ayarlama yapıldığında toplam kamu gelirleri 565 milyar dolar ve harcamaları 619 milyar dolar olarak beliriyor. Toplam vergi geliri ise 310 milyar dolar olarak tahmin edilmiş. OECD’nin yayınladığı yıllıklara göre de toplam vergi gelirlerini hesaplamak mümkün. Milli gelirin yaklaşık yüzde 24 olarak tahmin edilen toplam vergi gelirleri kabaca 393 milyar dolar olarak ortaya çıkıyor. 1,66 trilyon dolarlık bir milli geliri olan Türkiye ekonomisinin yaklaşık 619 milyar dolarlık kısmı kamu tarafından yönetiliyor veya kontrol altında tutuluyor. Bu rakam çevre ülkeler içerisinde Rusya Federasyonu hariç milli gelir açısından en büyük harcama kapasitesine işaret ediyor. Rakamın büyüklüğünün daha iyi analiz edilmesi için Yunanistan ile karşılaştırma yapılabilir. IMF’e göre Yunanistan’ın 2026’deki milli geliri 300 milyar dolar. Türk devletinin yıllık harcama kapasitesi ise bütün Yunanistan milli gelirinin iki katından daha fazla. Buradan hareketle şu noktaya ulaşılabilir. Kamu harcamalarında verimlilik artar ve doğru iktisadi politikalar istikrarlı şekilde takip edilirse hem enflasyon kısa sürede yenilir hem de vergi ihtiyacı azalma gösterebilir.
Enflasyonun tek haneye indirilmesi için Ortodoks ekonomi politikaları sıkı para ve maliye politikasını öneriyor, yapısal reformları tavsiye ediyor. 2025-2026 yılları arasında kamunun toplam harcama kapasitesine bakıldığında artış eğiliminin sürdüğü ve vergi gelirlerinde yükseliş göze çarpıyor. 2025’te 475 milyar dolar olan toplam devlet harcamaları, TL’deki reel değerlenmenin de etkisiyle 2026’da 619 milyar dolara yükseliyor. TL bazlı yapılan artış yüzde 29 civarında olurken vergi gelirleri de benzer bir oranda yükseliş gösteriyor. Böylesi bir artış eğilimi kamunun tek haneli enflasyon hedefini zorlaştırırken kamunun ekonomiye daha fazla müdahale etmesine ve verimsizliğin artmasına sebep oluyor. Kamudan beklentilerin artması daha fazla vergi ihtiyacını, kamu istihdamını ve harcamaya sebebiyet veriyor. Bir kısır döngü halini alan mevcut süreç çift haneli enflasyonu beraberinde getiriyor ve sabit gelirliler geçim krizi olarak tanımlanan olguya maruz kalmaya devam ediyor. Mevcut kronik problem silsilesinin kırılması için tek haneli enflasyonun elzem olduğu ve vergi ihtiyacının azalması gerekliliği bir çözüm yolu olarak beliriyor.
Sonuç olarak enflasyonu düşürmek vergi ihtiyacını azaltmaktan, kamu harcamalarını dizginlemekten ve verimli yatırım politikalarından geçiyor. Kamu istihdamının kademeli şekilde azaltılması ve tek haneli enflasyon hedefine erişene kadar ek istihdamın yapılmaması da gerekebilir. Yapısal reformlarla desteklenmesi gereken mevcut politik çözüm yolları bir bütün halinde fiyat istikrarını kalıcı şekilde sabit gelirli gruplar için mümkün hale getirebilir.