☰
✕

FATMA BETÜL SAYAN’IN VE AİLESİNİN ARSALARI

Abone Ol

Ne diyor Necip Fazıl?

"Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!”

Yani…

Doğruya doğru!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şaha kalkması için “düşman” lazım!

Şimdi lafı yine kuyruğundan anlar birileri…

O yüzden bunları peşinen dürteyim…

Huuu! Karın ağrıları!

Mal bulmuş mağribi gibi lafın üstüne atlamayın!

“Düşman” derken, “Metaforik olarak” söylüyorum.

Hah, ne diyordum?

Şimdi “dünya lideri” evet ama bizdeki klişe muhalefet illa ringe çıkaracak!

Öyle Amerika’daki performansı…

Dünya lideri oluşu…

Ortadoğu’da söz sahibi olması bunları kesmez yani...

İlla yumruk yumruğa dövüşecekler. İlla olayı yaka paça sokak kavgasına çekecekler.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika’dan döner dönmez, ayağının tozuyla kendini bu kaotik mahalle kavgalarının orta yerinde buldu.

Reis tam zamanında şaha kalktı işte! Hasan Mutlucan’ın bas bariton sesiyle, “Yine de şahlanıyor aman” türküsünü fona koysak yeri…

Bak yanlış anlaşılmasın! “Fon krizi” niye patladı demiyorum!

Bilakis iyi ki de patladı! İç güçler, dış güçler her kimse bu sefer iyi yaptı. Reis de bu sayede içimizdeki fırsatçı AKiiPiilileri suçüstü yakaladı.

Kamuoyunda tartışıldı! Sadece muhalif kesimin oklarına da hedef olmadılar üstelik!

Ben de dahil, AK Partililer bunlardan o kadar illallah etmişlerdi ki o kadar olsun! Bu yüzden fonperestler çok sert eleştirildiler.

Çünkü AK Parti’yi, kafalarına göre dizayn ediyorlardı. Bürokrasiyi liyakati değil, kendilerine itaati esas alarak dizayn ediyorlardı. Kendilerini o kadar putlaştırmışlardı ki bildiğiniz Tanrı’yı oynuyorlardı. “Ol” dedikleri oluyor, “öl” dedikleri ölüyordu.

Son yıllarda o kadar gemiyi azıya almışlardı ki neredeyse Cumhurbaşkanı bile mümkünse işlerine karışmasın istiyorlardı. Özellikle Fatma BSK ve ailesi olmak üzere bunlar kendi nefislerini putlaştıran, güç sarhoşu olmuş kimselerdi.

Millet de devlet de AK Parti de umurlarında değildi. Onlar için devlet, “Ali babanın çiftliğiydi.” Bu yüzden devlete ve millete verdikleri zararı düşünmeksizin fırsatçılık yapıp, milyonlarına milyonlar katıyorlardı. AK Parti temellerinden sarsılırken bunlar arsalarına arsa, villalarına villa katıyorlardı.

Nasılsa AK Parti’nin putlarıydılar ya… Kimse hikmetlerinden sual edemiyordu.

Aç gözleri bir türlü doymak bilmiyordu. Daha çok para, daha çok arsa, daha çok villa…

Ne yaptılar? Milletin birikimlerine göz diktiler. Antin kuntin işlerle milletin üç kuruşluk yatırımlarını indiragandi ettiler.

Ancaaak bu devran böyle gitmedi.

Ne demişler? “Mazlumun ahı, indirir şahı!”

Hah işte alayı deşifre oldular. Putları kırıldı.

Bakın Savcı Sayan anlatıyor, Fatma BSK ilk bakan olduğu zaman Ümraniye’de 2+1 evde kirada oturuyormuş! “Dönemin Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’ı arayıp, ‘Ya abi bu 2+1’lik evin kirası çok yüksek. Bu firma sahibinden rica etsen de kirayı biraz aşağı çekse’ diyen biriyken, bu kadar mal varlığını nereden aldın? Fethiye’de Seyyit Ömer’de binlerce dönüm araziyi nasıl üstüne geçirdin? Ataşehirde, Üsküdar’da bu kadar daireyi, bu kadar araziyi nereden buldun?”

Fatma BSK bakan olduktan sonra milletten zorbalıkla alındığı iddia edilen Tekirdağ’daki milyonluk araziler meselesi var bir de… Annesinin üstüne geçirilmiş… Kız kardeşinin üstüne alınan lüks villa… Abisinin mal varlıkları…

Devlet bunları geri almadığı müddetçe milletin öfkesini dizginlemek çok zor.

Yeri gelmişken…

Önerimi tekrar yineliyorum… Kıymetli Mustafa Çiftçi Bakanım! İdris Naim Şahin’in çakarlı araçla ne cevizler kırdığını biliyoruz. Şimdi FBSK’nın kızkardeşleri de büyükelçi. Bence büyükelçi araçları da çakarlı araçlar da aranabilirse bu paralar ülkede kalabilir.