15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden yıllar geçti. Ancak FETÖ terör örgütünün gerçek yüzü, yıllar sonra bile ortaya çıkan her yeni itirafla bir kez daha gözler önüne seriliyor.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris'te gerçekleştirilen hain suikast girişiminde yer alan firari FETÖ terör örgütü mensubu Burkay Karatepe'nin yakalanmasının ardından kamuoyuna yansıyan ifadeleri, örgütün nasıl çalıştığını ve mensuplarını nasıl yönlendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.
Karatepe'nin ifadesine göre örgütle ortaokul yıllarında tanıştı. Daha sonra askeri okullarda örgütün mahrem yapılanmasının içine dahil edildiğini, kendisine "Selim" kod adının verildiğini ve yıllarca örgütün sözde sorumlularından talimat aldığını anlattı.
İfadesinde, 2012 yılında ABD'de bulunduğu sırada FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki yerleşkesine götürüldüğünü, uydu takibini zorlaştırmak amacıyla kıyafetlerinin değiştirildiğini, şapka ve gözlük taktırıldığını, Gülen'in kendisine dua ettiğini, çıkışta ise tespih ve takke hediye edildiğini söyledi.
Bu bile tek başına örgütün nasıl bir gizlilik içinde hareket ettiğini göstermeye yetiyor.
Daha da çarpıcı olan ise kurmaylık sınavıyla ilgili anlattıkları...
Karatepe, emniyet ifadesinde kurmaylık sınavına girdiğinde soruların kendilerine önceden verildiğini ve sınavdaki soruların birebir aynı olduğunu gördüğünü itiraf etti. Bu iddia, FETÖ'nün yıllarca devletin kurumlarına nasıl sızmaya çalıştığına ilişkin kamuoyunda daha önce gündeme gelen tartışmaları yeniden hatırlattı.
15 Temmuz'dan birkaç gün önce İstanbul'da örgütsel toplantılar yapıldığını, burada "Önemli bir faaliyet olacak. Kimseye söylemeyin. Telefon getirmeyin." talimatı verildiğini de anlattı.
Ve ardından...
15 Temmuz gecesi...
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu otele yönelik suikast timinin içinde yer aldığını, helikopterle bölgeye gittiklerini ve çatışmada silah kullandığını kabul etti.
O gece iki kahraman polisimiz şehit edildi.
Milletimiz tankların önüne yattı.
Türkiye, tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı.
Darbe girişimi başarısız olunca ise firar başladı.
Karatepe, silahlarını toprağa gömdüğünü, otostop çekerek kaçtığını, ailesinin yardımıyla Afyonkarahisar'a geçtiğini, sahte kimlik kullandığını, çevresine kendisini "Salih" olarak tanıttığını, yıllarca inşaatlarda amelelik, boya ve seramik ustalığı yaptığını, geceleri hurda toplayarak dikkat çekmemeye çalıştığını anlattı.
Yakalanmamak için telefon bile kullanmadığını, ailesiyle ortak bir e-posta hesabındaki "taslaklar" klasörü üzerinden haberleştiğini de itiraf etti.
Tam yıllarca kaçtı...
Kimliğini değiştirdi...
İzini kaybettirmeye çalıştı...
Ama adaletten kaçamadı.
Şimdi etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söylüyor ve ceza indirimi talep ediyor.
FETÖ terör örgütü bugüne kadar dini duyguları istismar ederek binlerce insanı kandırdı. Devletin en kritik kurumlarına sızmaya çalıştı. Kumpaslar kurdu, insanların hayatlarını kararttı ve en sonunda da 15 Temmuz gecesi bu millete silah doğrulttu.
Bugün ortaya çıkan her yeni itiraf, FETÖ terör örgütünün nasıl sistemli, planlı ve gizli bir yapılanma kurduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz sadece başarısız bir darbe girişimi değildir.
15 Temmuz; milletin iradesine, demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı gerçekleştirilen kanlı bir ihanet girişimidir.
Bu millet o gece destan yazdı.
Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Ve bir kez daha söylüyorum:
FETÖ terör örgütünün ihanetini ne bu millet unutacaktır ne de tarih affedecektir.