FG: Evren cennete gidebilir! Evren: FG, Allah’ın vekili mi?

Abone Ol

Dün Kenan Evren’in ölümü vesilesiyle bir 12 Eylül 1980 darbesi özeti çıkarmıştım.

Bununla birlikte zulme omuz veren Hak ve halk düşmanı darbe savunucusu yazarçizerlerin dünleri ile bugünleri arasında zerre kadar fark olmadığı hususuna da temas etmiştim.

Sıra FG’nin Evren için yaptığı güzellemeye ve sahiplenmesine gelince yerimiz tükenmişti.

Ama ondan önce bir konuya daha değinmemiz gerekir.

Erdal Eren hadisesine…

Yaşı 1 günde büyütülerek idam edilen çocuğa yani…

Bu, 12 Eylül darbesinin gözü dönmüşlüğüne dair verilebilecek en çarpıcı ve tabii ki en trajik örnektir.

Rejimin gözü döndüğünde benzeri uygulamalar yaptığını, Dersim hadisesi vesilesiyle Seyit Rıza ve oğlunun idam edilişinden de biliyoruz.

Erdal Eren, “18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erinin otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını “ söylediyse de 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.

İşte onu asan ve idamları onaylarken elinin titremediğini söyleyen Evren geçtiğimiz gün öldü.

Evren idamları onaylarken eli titrememişti.

Onu yüceltmek ve yaptığı zulümlere meşruiyet kazandırmak maksadıyla dini değerleri elinin tersiyle bir kenara itip dehşet verici bir metin kaleme alan FG’nin de yüreği titrememişti.

12 Eylül 1980 darbesinin ardından Sızıntı Dergisi’nde yayınlanan ‘Son Karakol’ başlıklı yazısında şöyle diyordu Bay FG:

“Ve, işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluû saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz.”

Sadece bu kadar mı?

Tabii ki hayır.

Milliyet gazetesine verdiği bir röportajda bu ifadelerin üzerine tüy diken şu cümleleri kullanıyordu.

“Evren Paşa, seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir…”

Zalimleri cennete, İslam kahramanlarını cehenneme yollamakta pek mahir (!) olan Bay FG için bir bardak su içmek kadar basit şeylerdi bunlar.

Zaten bu yüzdendir ki, İslam düşmanlıklarını AK Parti üzerinden tezahür ettiren tüm şer güçlerle ve dün bazılarının isimlerini yazdığım karanlık kafalı yazarçizerlerle, yolları hemen kesişiveriyor, hemencecik yol arkadaşı olabiliyorlar.

Kenan Evren gerçek bir zalimdi ama kendini müraice öven bu sözlerin sahibine; “Allah’ın vekili mi o?” diyerek riyakarlığını yüzüne çarpmaktan geri durmamıştı.

Evren öldü ama bu millete ve memlekete ihanette ısrar eden nadanlar, ona rahmet okutacak denli düşmanca davranmaya devam ediyorlar.

Birlikte haşrolsunlar!