Bilinçli beslenme kararları almanın ilk ve en önemli adımı, tükettiğimiz gıdaların
ambalajlarında yer alan etiket bilgilerini doğru ve eksiksiz bir şekilde yorumlayabilmektir.
Gıda etiketleri, bir ürünün içeriği, besin değerleri ve tüketim güvenliği hakkında hayati veriler
sunar. Bu hafta, etiket okuma alışkanlığının sağlıklı yaşamdaki rolünü ve özellikle sıkça
karıştırılan Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) gibi kritik
terimlerin teknik anlamlarını detaylıca inceleyeceğiz.
1. STT ve TETT: Gıda Güvenliği ve Kalite Ayrımı
Gıda etiketlerinde yer alan tarih ibareleri, tüketicinin ürünü ne zaman ve hangi koşullarda
tüketebileceği konusunda temel yol göstericilerdir.
Son Tüketim Tarihi (STT)
Son Tüketim Tarihi (STT), mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve bu nedenle kısa süre
içerisinde insan sağlığı açısından tehlike oluşturması muhtemel olan gıdalar için belirlenen
mutlak bir güvenlik sınırıdır . Bu tarih, gıdanın uygun koşullarda muhafaza edilmesi şartıyla
güvenli bir şekilde tüketilebileceği son günü ifade eder.
STT'si geçmiş bir ürün, duyusal olarak herhangi bir bozulma belirtisi göstermese dahi, içerdiği
patojen mikroorganizmalar nedeniyle ciddi sağlık riskleri taşıyabilir. Bu nedenle, ilgili
mevzuatlar gereği, STT'si dolmuş ürünlerin tüketilmesi, satın alınması ve satılması kesinlikle
uygun değildir . STT ibaresi genellikle taze et, süt ürünleri, pastörize ürünler ve bazı hazır
yemekler gibi yüksek riskli gıdalarda kullanılır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT)
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ise, gıdanın güvenliğinden ziyade kalite kriterini esas alır.
TETT, gıdanın uygun şekilde muhafaza edildiğinde, kendine has özelliklerini; yani tazeliğini,
tadını, aromasını, dokusunu ve besin değerini koruduğu süreyi gösteren tarihtir .
TETT, gıdanın en yüksek kalitede olduğu süreyi belirtir. STT'nin aksine, TETT'si geçmiş bir
gıda, doğru koşullarda saklanmış ve duyusal olarak bozulma belirtisi göstermiyorsa, hemen
sağlık riski oluşturmaz ve tüketilebilir . Ancak bu tarihten sonra ürünün duyusal özelliklerinde
(tat, koku, kıvam) azalma meydana gelmesi muhtemeldir. Makarna, pirinç, konserve ürünler
ve kuru bakliyat gibi daha uzun ömürlü gıdalarda TETT ibaresi kullanılır. Bu ayrımın doğru
anlaşılması, hem halk sağlığının korunması hem de gıda israfının önlenmesi açısından kritik
öneme sahiptir.
2. Etiket Okumanın Kapsamlı Önemi
Gıda etiketleri, sadece tüketim tarihlerinden ibaret değildir; aynı zamanda beslenme
alışkanlıklarımızı doğrudan etkileyen detaylı besin değerleri bilgilerini de içerir.
Besin etiketlerinin üst kısmında yer alan porsiyon bilgisi, tüketilen miktarın doğru
hesaplanması için temel veriyi sağlar. Etiketlerdeki besin değerleri genellikle 100 gram veya
100 mililitre üzerinden verilirken, "1 porsiyon (Örn: 30 g)" gibi ibareler de bulunur . Birpaketin kaç porsiyon içerdiğini bilmek, o paketin tamamının tüketilmesi durumunda alınacak
toplam kalori, yağ ve şeker miktarını doğru bir şekilde hesaplamayı mümkün kılar. Bu,
özellikle kalori ve porsiyon kontrolü gerektiren diyetler için vazgeçilmez bir bilgidir.
Gizli Bileşenler: Şeker ve Tuz İçeriği
Günümüzde birçok işlenmiş gıda, tüketici sağlığını olumsuz etkileyebilecek yüksek miktarda
gizli şeker ve tuz barındırır. İçindekiler listesi incelenirken, sadece "şeker" kelimesine değil,
aynı zamanda glikoz şurubu, fruktoz şurubu, maltoz, dekstroz gibi farklı isimlerle gizlenmiş
şeker kaynaklarına da dikkat edilmelidir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen günlük şeker ve tuz alım limitlerine uyum
sağlamak, kronik hastalıkların önlenmesinde kilit rol oynar . Etiketteki "Tuz" veya "Sodyum"
değerlerinin kontrol edilmesi, günlük alım limitlerinin aşılmaması için hayati önem taşır.
Yağ ve Lif İçeriğinin Değerlendirilmesi
Besin değerleri tablosunda, yağ ve lif içeriklerinin detaylı analizi, sağlıklı seçimler yapılmasına
olanak tanır.
Toplam yağ miktarının yanı sıra, doymuş yağ ve özellikle trans yağ oranları dikkatle
incelenmelidir. Trans yağlar, kardiyovasküler sağlık açısından yüksek risk teşkil ettiğinden, bu
bileşenin mümkün olduğunca az tüketilmesi hedeflenmelidir. Doymamış yağların (tekli ve
çoklu doymamış yağlar) tercih edilmesi, sağlıklı beslenme ilkeleriyle uyumludur .
Yüksek lif içeriği, sindirim sistemi sağlığını destekler, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur
ve tokluk hissini artırır. Etiketteki lif miktarının yüksek olması, o gıdanın besleyici değerinin
yüksek olduğunun bir göstergesidir.
Sonuç olarak gıda etiketlerini doğru okumak, sağlıklı yaşamın sürdürülebilirliği açısından
temel bir farkındalık becerisidir. Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi
(TETT) arasındaki ayrımı bilmek, bir yandan gıda kaynaklı sağlık risklerinden korunmayı
sağlarken, diğer yandan gereksiz gıda israfının önüne geçilmesine katkı sunar. Bununla
birlikte, besin değerleri tablosunda yer alan porsiyon, şeker, tuz, yağ ve lif bilgilerini dikkate
almak; bireylerin beslenme tercihlerinde daha bilinçli ve dengeli kararlar almasına olanak
tanır.