Gündemde gıda zehirlenmesi vakaları eksik olmuyor. Sosyal medyada ve haber bültenlerinde sık
sık karşımıza çıkan gıda kaynaklı hastalık haberleri, bu sorunun ne kadar yaygın ve önlenebilir
olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu konuda dikkat çekmek istiyorum. Peki biz ne yapmalıyız?
Yanıt yalnızca doğru besin seçiminde değil, gıda güvenliği farkındalığında yatıyor.
Gıda zehirlenmesi, bakteri, virüs, parazit veya toksin içeren besinlerin tüketilmesiyle ortaya çıkan
bir durumdur. İlk belirtiler genellikle mide bulantısı, kusma veya hafif karın ağrısı şeklinde görülür.
Eğer gerekli önlemler alınmazsa, durum ishal, ateş ve uzun süren halsizlik gibi daha ciddi sağlık
sorunlarına dönüşebilir. Gıda zehirlenmesinin en sık karşılaşılan nedenleri uygun olmayan saklama
koşulları, yetersiz pişirme, çapraz kontaminasyon, hijyen kurallarına uyulmaması ve son kullanma
tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmesidir. Özellikle sıcak mevsimlerde mikroorganizmalar daha hızlı
çoğaldığı için vakalar artmaktadır. Ancak bu durum, kış aylarında risk olmadığı anlamına gelmez
yanlış saklama ve hazırlama koşulları her mevsimde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Evde Yemek Yaparken Kontaminasyon Riskine Dikkat
Ev mutfakları da ne yazık ki gıda zehirlenmelerinin sık yaşandığı yerlerden biri. Bunun en önemli
nedeni çapraz kontaminasyondur yani çiğ bir gıdadaki mikroorganizmaların pişmiş ya da tüketime
hazır başka bir gıdaya bulaşmasıdır.
• Çiğ et veya tavuk doğradıktan sonra aynı kesme tahtasıyla sebze veya yeşillik hazırlamak
kontaminasyon riskini artırır.
• Çiğ ürünlere temas ettikten sonra eller yıkanmadan başka gıdalara dokunmak bakterilerin
yayılmasına sebep olabilir.
• Buzdolabında çiğ ürünler alt raflarda, pişmiş yemekler üst raflarda saklanmalıdır.
• Pişmiş yemekler oda sıcaklığında uzun süre bekletildiğinde bakteri riski artar; ideal olarak iki saat
içinde buzdolabına alınmalı ve tüketmeden önce tüm noktalarının eşit şekilde ısındığından emin
olunmalıdır.
• Gıda güvenliği açısından saklama ve pişirme sıcaklıklarına dikkat edilmelidir. Buzdolabının 4°C,
derin dondurucunun -18°C’de olması önerilir.
• Özellikle et ve tavuk gibi hayvansal ürünlerin iç sıcaklığı 75°C’ye ulaştığında bakterilerin çoğu
etkisiz hâle gelir.
• Soğutulmuş yemekler tekrar ısıtılırken yiyeceğin her noktasının eşit şekilde ısınması gerekir aksi
hâlde bakteri riski devam edebilir.
Dışarıda Yemek Yerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Dışarıda yemek yemek hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak burada kontrol
tamamen bizde olmadığı için daha bilinçli ve seçici olmak gerekiyor. Aksi takdirde birkaç dakikalık
lezzet, günler süren sağlık sorunlarına dönüşebilir.
• Hijyen algısı zayıf olan işletmelerden uzak durun. Özellikle kalabalık ama düzensiz,
temizlik kurallarına yeterince uymayan yerler risklidir.
• Açıkta uzun süre bekletilen yiyecekler tehlikeli olabilir. Salata, meze, soslar hatta açıkta
sergilenen tatlılar, sıcak havalarda bakteri üremesi açısından yüksek risk taşır.
• Et, tavuk ve balık ürünlerinin iyi piştiğinden emin olun. Az pişmiş veya dışı yanmış, içi çiğ
kalan ürünler ciddi zehirlenmelere yol açabilir.
• Çiğ yumurta içeren ürünler ekstra dikkat etmek önemlidir.
• Özellikle dikkat gerektiren sokak lezzetleri midye, kokoreç, açıkta satılan tavuk döner gibi
yiyecekler özellikle yaz aylarında ciddi risk oluşturur. Satış koşullarına, temizliğe ve servis
süresine dikkat etmek çok önemlidir.
Market ve Gıda Ürünü Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Son kullanma tarihi kontrol edilmelidir ve tarihi geçmiş ürünler alınmamalıdır.
• Ambalaj bütünlüğüne dikkat edilmelidir ve şişmiş, sızdırmış veya hasar görmüş ürünler
alınmamalıdır.
• Soğuk zincire özen gösterilmelidir ve soğuk zincir gerektiren ürünler alışverişin en sonunda
sepete eklenmelidir.
• Donmuş ürünler dikkatle seçilmelidir ve çözülüp tekrar dondurulmuş olabilecek ürünler
alınmamalıdır.
• Hazır ve paketli gıdalarda ambalaj kontrol edilmelidir ve açıldıktan sonra ürünler
buzdolabında ve üretici talimatına uygun şekilde saklanmalıdır.
• Kaliteyi fiyattan üstün tutun ve özellikle et, tavuk, süt ve süt ürünlerinde ucuz olan yerine
güvenilir olan tercih edilmelidir.
Gıda güvenliğine her zaman dikkat etmeliyiz çünkü uygun olmayan saklama koşulları, yetersiz
pişirme, çapraz kontaminasyon, hijyen kurallarına uyulmaması ve son kullanma tarihi geçmiş
ürünlerin tüketilmesi gibi faktörler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Evde yemek hazırlarken
hijyene özen göstermek, pişirme ve saklama sıcaklıklarını doğru uygulamak, dışarıda yemek yerken
seçici davranmak ve market alışverişinde etiket ve ambalaj kontrolüne dikkat etmek, hem kendimizi
hem sevdiklerimizi gıda kaynaklı risklerden korumanın en etkili yollarıdır. Bu önlemler, basit gibi
görünse de uzun vadede sağlığımızı güvence altına alır ve gıda güvenliği farkındalığını günlük
yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirir.