GÖSTERİŞLİ HAYATLARIN ARDINDAKİ KİRLİ PARA DÜZENİNE GEÇİT YOK

Abone Ol

Sosyal medya çağında lüks otomobillerin, milyonluk düğünlerin, servet değerindeki takıların ve kaynağı belirsiz paraların birer “başarı hikâyesi” gibi topluma sunulması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorun hâline gelmiştir.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya yansıyan iddialar da bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir. Elbette soruşturma aşamasındaki kişiler bakımından masumiyet karinesi esastır ve suçluluk ancak kesinleşmiş yargı kararıyla belirlenebilir. Ancak suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasına yönelik iddiaların etkin biçimde araştırılması, hukuk devletinin vazgeçilmez görevlerinden biridir.

Çünkü mesele yalnızca paranın nereden geldiği değildir.

Kaynağı açıklanamayan servetin, şaşaalı düğünlerin, lüks araçların ve milyonluk harcamaların sosyal medya aracılığıyla sürekli sergilenmesi; özellikle gençlere “çalışarak, üreterek ve emek vererek yükselmek” yerine, ne pahasına olursa olsun zengin görünmenin değerli olduğu mesajını verebilir. Suç gelirlerinin toplumsal prestije dönüştürülmesine izin verilmesi hâlinde zarar yalnızca ekonomik sisteme değil, toplumun adalet ve emek duygusuna da yönelir.

Bu nedenle MASAK'ın finansal hareketleri incelemesi, savcılıkların para trafiğinin kaynağını araştırması, üçüncü kişiler üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin ve malvarlığı devirlerinin mercek altına alınması son derece önemlidir.

Hukuk devletinde kimse sahip olduğu otomobil, taktığı altın veya yaptığı düğün nedeniyle suçlanamaz. Ancak milyonlarca liralık bir ekonomik güç sergileniyorsa, bunun hukuka uygun ve açıklanabilir bir kaynağının bulunması gerekir. Suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadelenin temel amacı da tam olarak budur: Suçtan elde edildiği tespit edilen kazancın, farklı işlemlerden geçirilerek meşru servet görüntüsüne kavuşturulmasını engellemek.

Toplumun ihtiyacı, “ne kadar paran var?” sorusunun değil, “o parayı nasıl kazandın?” sorusunun önemsendiği bir düzendir.

Emeğiyle çalışan, vergisini ödeyen, ticaretini hukuka uygun biçimde yapan milyonlarca insanın bulunduğu bir ülkede; suç gelirlerinin, kayıt dışı servetin veya kaynağı açıklanamayan ekonomik gücün gösteriş aracına dönüşmesine karşı yürütülen hukuki mücadele aynı zamanda dürüst vatandaşın hakkını koruma mücadelesidir.

Bu nedenle suç gelirlerinin izini süren, para hareketlerini ortaya çıkaran ve varsa suç ekonomisinin arkasındaki ilişkileri delilleriyle birlikte yargı önüne taşıyan soruşturmalar kararlılıkla yürütülmelidir.

Gösteriş suçun üzerini örtememeli, sosyal medya şaşaası paranın kaynağını görünmez hâle getirememelidir.

Çünkü güçlü bir toplum; kolay ve karanlık kazancı değil emeği, hukuku ve dürüstlüğü değerli kılan toplumdur.