Sistem değişti ve yeni sistemde yürütmeyi cumhurbaşkanı temsil edecek. Meclis ise asli görevine dönecek ve yasama faaliyetleri yürütecek.
Cumhurbaşkanlığı sistemi, güçlü yürütme, güçlü devleti ortaya koyacaktır. Oysa parlamenter rejimlerde hükümet, bir taraftan yetkilerini cumhurbaşkanıyla paylaşıp diğer taraftan parlamentonun baskısı altında kaldığından, yürütmenin gücü azalmakta ve yönetimde zafiyet meydana gelmekte idi…
İlerleyen zamanlarda sistemi yazmaya devam edeceğiz elbette. Çünkü bu işin tam anlaşılması gerekmektedir.
Ben bugün 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün aday olup olmaması konusuna değinmek istiyorum.
Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı ne zamandır tartışılıyor sizce? Referandum ile değişen anayasa sonrası Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışılmaya başlandığı günden beri değil mi?
Herkes konuşuyor ama en fazla da bu işle ilgili en yakınları olduğu varsayılan kişiler konuşuyor. Gül’e yakın gazeteciler mesela…
Gül, ser veriyor, sır vermiyor gibi…
Aslında niyeti yok falan…
Hiç arzulu değil yani…
Tüm bu yorumlara rağmen de Abdullah Gül’ün adaylığı hiç gündemden de düşmüyor nedense… Ya da düşürülmemeye çaba sarf ediliyor.
Tüm bunlara rağmen Gül, nedense konuşmuyor. ‘Yok arkadaş, ben aday falan değilim’ demiyor mesela. Ya da ‘Ben de bu ülkede önemli siyasi aktörüm, ben adayım’ da demiyor.
Bunun yerine ne yapıyor, yakın gördüğü gazeteciler üzerinden mesajlar veriyor. Gizli görüşmelerinin basına yansımaması için ise yoğun çaba sarf ediyor.
Konuştuğum siyasi çevrelere sorduğumda da Gül ile ilgili şu yorumu duyuyorum: ‘Kendini garanti görmeden çıkmaz.’ Yani perde arkası durmayı tercih edip, işi nasıl garantiye alırımın derdinde.
Sizin anlayacağınız Abdullah Gül, cumhurbaşkanı adayı olmayı o kadar çok istiyor ki, bunu elinden kaçırmamak için tüm bildiği yolları deniyor. Er meydanına çıkıp da rezil olmaktan korktuğu için de bugüne kadar ‘Ben varım’ diyemedi.
Elbette ki o onurlu makama milletin layık göreceğini düşünen herkes talip olabilir. Bu gayet doğaldır. Ancak işin boyutuna bakıyorum da kendisini 11. Cumhurbaşkanı koltuğuna taşıyan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yenmek için derin tüm planların içinde olduğu algısı yaratmasını anlayamıyorum. Bunun için evet ya da hayır diyememesini kabul edemiyorum.
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Abdullah Gül’e adaylık teklifinde bulunacaktır. Görüşmenin gündemi de budur. En azından millet bunu böyle anlıyor. Çünkü bunun başka türlü açıklanması inandırıcı olmayacaktır.
Bu teklifi kabul etmek için Abdullah Gül’ün can attığını da hissediyorum. Sadece işin garanti boyutunu soracaktır. Aksi halde aday olmaya cesaret bile edemeyecektir.
Selam ve dua ile…