Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Avrasya ticaret dengesi değişirken, Güney Kafkasya küresel rekabetin en kritik merkezlerinden biri haline geldi. Bu yeni jeopolitik denklemde Gürcistan’ın Anaklia Derin Deniz Limanı ve Poti Limanı, yalnızca lojistik altyapılar değil; ABD, Çin, Rusya, Türkiye ve Orta Asya’nın çıkarlarının kesiştiği stratejik merkezler olarak öne çıkıyor.
Tiflis yönetiminin 6 Temmuz’da açıkladığı yeni “Landlord Modeli”, Anaklia’nın artık tek bir yabancı yatırımcıya değil, devlet kontrolünde birden fazla uluslararası ortağa açılacağını gösteriyor. Devlet limanın ana altyapısını ve mülkiyetini elinde tutarken, terminal işletmeleri farklı ülkelerin şirketlerine bırakılacak. Gürcistan ayrıca 2032’ye kadar ulaştırma altyapısına yaklaşık 7 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.
Bu değişiklik yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir tercih niteliği taşıyor. Çinli şirketlerin projedeki ağırlığı Batı’da güvenlik kaygılarını artırırken, Gürcistan hem Batılı ülkeleri hem de Çin, Azerbaycan ve Orta Asya’yı aynı projede buluşturarak denge siyaseti izlemeyi hedefliyor.
Son günlerde Özbekistan’ın yatırım ve ulaştırma bakanlarının Anaklia, Poti ve Batum limanlarını ziyaret etmesi de bu stratejinin önemli bir parçası. Taşkent yönetimi yalnızca yük taşımayı değil, Poti’de terminal ve depo yatırımları yapmayı, hatta Anaklia’nın geliştirilmesine katılmayı değerlendiriyor. Böylece Orta Asya ülkeleri, Rusya’yı bypass eden Orta Koridor’da Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Avrupa’ya daha güçlü erişim sağlamayı amaçlıyor.
Ancak bu süreçte Gürcistan’ın önündeki en önemli jeopolitik soru Zengezur Koridoru. Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış sağlanması halinde Türkiye’ye uzanacak kara hattı, Gürcistan’ın uzun yıllardır sahip olduğu transit üstünlüğünü kısmen azaltabilir. Tiflis bu nedenle Karadeniz ayağını güçlendirerek Poti ve özellikle Anaklia’yı Avrupa’ya açılan vazgeçilmez kapı haline getirmeye çalışıyor.
Türkiye açısından ise tablo olumlu. Anaklia’nın tamamlanması, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Orta Koridor’un kapasitesini artırarak Türkiye’nin Avrupa-Asya lojistik zincirindeki stratejik rolünü güçlendirebilir. Azerbaycan’ın Alat Limanı, Gürcistan’ın Karadeniz limanları ve Türkiye’nin ulaştırma altyapısı birlikte çalıştığında, Hazar’dan Avrupa’ya uzanan yeni ticaret ekseni küresel ölçekte Kuzey Koridoru’na en güçlü alternatif olma potansiyeline sahip olacak.
Bugün Anaklia’da yaşananlar bir liman projesinin ötesine geçmiş durumda. Bu proje, Güney Kafkasya’da ekonomik rekabetin yanı sıra yeni jeopolitik güç dengesinin de şekillendiği satranç tahtasının en kritik hamlesi olarak öne çıkıyor. Gürcistan, devlet kontrolündeki yeni modeliyle yalnızca bir liman inşa etmiyor; Karadeniz’i, Orta Koridor’un küresel merkezine dönüştürmeye hazırlanıyor.