Antalya’da botoks uygulaması sonrası 16 kişinin hastanelik olması gündeme bomba gibi düştü. Tam da bu gelişmeler yaşanırken sosyal medya fenomeni Ceylan Abay’ın estetik mağduriyetiyle ilgili videosuna rastladım. Merak ettim, hemen kendisini aradım. Bakın neler anlattı…
Abay; göz kapağı, şakak germe ve göğüs ameliyatı yaptırdığını ancak sonuçlardan memnun kalmadığını söylüyor. Dört ay boyunca beklediği görüntüye kavuşamadığını, kliniğe gönderdiği videolara yanıt alamadığını ve daha önce parasını ödediği lazer işlemi için bile kendisine hizmet verilmediğini iddia ediyor.
Sosyal medyada yaşadıklarını paylaşmasının ardından kliniğin kendisiyle iletişime geçtiğini belirten Abay, 250 bin liralık iade teklifinin kredi borcunu ve yeni bir operasyonun masraflarını karşılamayacağını düşünerek 500 bin lira talep ettiğini anlatıyor. Ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış. Bunlar Abay’ın iddiaları; konunun diğer tarafının açıklaması da elbette önemli.
Videoyu izlerken benim de dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu. Göğsüne dokunarak yaşadıklarını anlatıyordu ve parmağını bastırdığı bölgenin içeri doğru çöktüğünü fark ettim. Tek başına bu görüntüden tıbbi bir sonuç çıkaramayız ancak anlattıkları, konunun ciddiyetini tartışmaya açıyor.
PEKİ, BU ESTETİK MERAKI NEREYE KADAR?
Genelde hanımlardan bahsediyoruz ama estetik ve botoks yaptıran erkekler de az değil. Hatta yaptırmadığını söyleyenlerin bile yüzündeki değişimi görünce insan şüpheye düşüyor!
Botoksa karşı değilim, yanlış anlaşılmasın. Benim karşı olduğum, işin suyunun çıkarılması! Yahu, bazen öyle yüzlerle karşılaşıyorum ki dönüp bir daha bakıyorum. Tanıdığım insanları tanıyamaz oldum. Herkes aynı gergin alın, aynı donuk ifade, aynı dudaklarla dolaşıyor. Bu nasıl bir güzellik anlayışı?
Bir insanın yüzündeki mimikler bile kayboluyorsa burada durup düşünmek gerekmez mi? Öyle görüntüler görüyorum ki bir cenazede insanın üzülmesi gerekirken yüzündeki ifade sanki gülümsüyormuş gibi görünüyor. Abartının da bir sınırı olmalı! Gençleşeceğim derken kendi yüzünü, doğal ifadesini kaybetmek hangi aklın ürünüdür?
Üstelik işin bir de maddi boyutu var. İnsanlar kredi çekiyor, birikimlerini harcıyor; istedikleri sonucu alamadıklarında hem psikolojik hem ekonomik açıdan yıpranıyor.
Ancak asıl korkutucu olan, bu işlemlerin ölümle sonuçlanabilmesi. Estetik operasyonlar nedeniyle hayatını kaybeden kadınların haberlerini zaman zaman okuyoruz. Antalya’da botoks uygulaması sonrasında 16 kişinin hastanelik olması da tehlikenin ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ARTIK ÖNLEM ALMAK İÇİN DAHA KAÇ KİŞİNİN CANININ YANMASI GEREKİYOR?
Bugün önüne gelen güzellik merkezi açıyor. Kapıya “klinik” yazmakla tıbbi işlem yapmaya yetkili olunmuyor. Ruhsatsız ve yetkisiz şekilde tıbbi uygulama yapılan yerler sıkı denetlenmeli, mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmeler kapatılmalı. Botoks ve dolgu işlemlerinde kullanılan ürünlerin kaynağı, içeriği ve güvenilirliği de titizlikle kontrol edilmeli. Sahte ürün kullanımının önüne geçilmeli.
Yetkililer, denetimleri insanlar mağdur olduktan sonra değil, düzenli ve etkili biçimde gerçekleştirmeli. Çünkü mesele artık yalnızca güzellik değil, doğrudan insan sağlığı ve can güvenliği.
Hem Antalya’daki olaylardan etkilenen vatandaşlara hem de yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşan Ceylan Abay’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Son sözüm net: Güzellik uğruna sağlığınızı, paranızı ve kendinizi kaybetmeyin. Her kırışıklık kusur, her yaş alma belirtisi düşman değil. Bazen insanı güzel yapan, değiştirmeye çalıştığı o doğal yüzüdür. Hiçbir güzellik, insan hayatından daha değerli değildir.