Dünya

Hac ve Umre’nin iptali Suud’daki krizleri nasıl daha da kötüleştirebilir?

Abone Ol

Diriliş Postası Muhabiri Furkan Benli-İstanbul

Suudi Arabistan, koronavirüs (Covid-19) salgınının ülkede patlak vermesinden dolayı zor bir dönemden geçiyor. Petrol krizi ve korona salgınının ile birçok sektörün durma noktasına gelmesinin ardından ülke için önemli bir konuma sahip olan turizm sektörünün de kötü gidişattan payını aldığı ve sektörü destekleme noktasında zor bir duruma girdi.

Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih bin Taher Banten tarafından yapılan açıklamada, Hac mevsiminin yakın tarihte ilk kez iptal edilebileceği sinyalini verdi.

YABANCI ZİYARETÇİLERE ENGEL!

Suudi makamları, virüsün daha fazla yayılmasını önlemek için Mekke ve Medine’de sokağa çıkma yasağı da getirdiğini açıkladı.

Son haftalarda salgına karşı tedbir amaçlı ve dezenfekte işlemlerinin gerçekleştirilmesi için Kabe-i Muazzama ibadete kapatıldı ve Umre ziyaretleri askıya alındı.

Turizm sektörünü ciddi oranda etkileyen bu önlemler, Mekke ve Medine’deki kutsal mekanlara gelen yabancı ziyaretçi akınını keserek koronavirüsün ülkede genelindeki salgın hızını kesmeye yönelik olduğu bildiriliyor.

YÜZDE 20’LİK GELİR RİSK ALTINDA

Hac mevsimini iptal etme planında olan ve Umre ziyaretlerini de askıya alan Riyad yönetimi, aynı zamanda ülke için petrol kadar değerli ve en üretken sektörlerinden birini kapatma riskiyle de karşı karşıya.

Hac ibadetini gerçekleştirmek için İslam dünyasının her yerinden yılda yaklaşık iki milyon ziyaretçi Suudi Arabistan’a geliyor. Ayrıca Umre ve Hac gelirleri ülkenin petrol dışı Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın %20’sini oluşturuyor.

HALK, KRALİYET YÖNETİMİNE TEPKİLİ!

Ayrıca Suudi Arabistan’da koronavirüs salgınının önü kesilmesi gerektiği belirtiliyor. Suudilerin üçte biri obeziteden muzdarip olduğu ve nüfusun yaklaşık % 18’inde Diyabet rahatsızlığının bulunduğu ifade ediliyor. Bu hastalıkların da koronavirüste yüksek ölüm oranlarını artırıyor.

Öte yandan virüsün ülke içindeki hızlı yayılması, Suudi vatandaşları nazarında sağlıklarını ve yaşamlarını korumasını bekledikleri Kraliyet yönetiminin halk nazarındaki itibarını ciddi şekilde zayıflatabilir.