Hak ettiyseniz bayramınız mübarek olsun

Abone Ol

Cumhuriyet Dönemi’yle birlikte bayramların mahiyeti, anlamı büyük oranda aşınmaya uğramış; Ramazan Bayramı’na “şeker bayramı” diyenler, Kurban Bayramı’na “et bayramı” gözüyle bakanlar, azımsanmayacak derecede artmıştı.

Ramazan ayı geldiğinde oruç tutmadan, fakir fukaranın hâlini hatırını sormadan, fıtr ve sadaka vermeden, eve en kalitelisinden şeker, çikolata alıp misafir ağırlayanlar bir hayli fazla/ydı.

Şimdi biraz daha iyi durumda mıyız bu konuda bilmem ki!.. Ramazan ayının feyzi, bereketi, hikmeti tam olarak anlaşılamasa da, yapılan iyilikler reklam koksa da son yıllarda herkes bir şekilde Ramazan ayını fakir fukaralara daha yakın değerlendiriyor sanki…

Kurban Bayramı ise bayramı önemseyip bayramı kutlayanlar tarafından bile gittikçe daha çok “et bayramı” olarak görülüp değerlendiriliyor gibi… Kurban kesen ve bu geleneği devam ettirme gayretinde olanların çoğunluğu, kurban etlerini daha uzun süre muhafaza etmek ve yıl boyunca etsiz kalmamak için buzdolabının yanına bir de derin dondurucu almış durumda… Derin dondurucu satışlarının bir istatistiği tutulsa Kurban Bayramı yaklaştığında satış patlaması olduğu görülecektir sanırım. Hâlbuki o kurban etleri yenilecek, yedirilecek ve fakir fukaraya dağıtılacaktı!..

Bir Kurban Bayramı’nda  Peygamber Efendimiz (sav) Hazretleri, Aişe validemize, ”Aişe! Kurban etini dağıttınız mı?” diye soruyor. “Dağıttık ya Resulullah!..”cevabını alınca “Ne kadarını dağıttınız?” diye tekrar soruyor. “Hepsini de dağıttık, bize bir buttan başka hiçbir şey kalmadı!..” cevabını alınca tebessüm ederek “DeseneAişe, bir buttan başka hepsi bize kaldı!..” diyor.

Ölçüsü bu olan ve bayramların mahiyetine, anlamına, hikmetine aşina olan ve gereğini yapan güzel insanlara selam olsun!..

Eğer ki Ramazan Bayramı’na “şeker bayramı” demeyenlerden, Kurban Bayramı’nı et bayramı olarak görmeyenlerden iseniz bayramınız mübarek olsun!..

Bayramlar, normal şartlarda büyükleri görmek, ziyaret etmek, akrabaları gözetmek, sıla-i rahim yapmak için büyük bir fırsat ve böyle değerlendirilmesi gerekir. Büyüklerimizin yanında, akrabalarla birlikteyken ve bayramı hak edecek bir yaşam sürdükten sonra hakikatine kavuşuyor ve bir anlam kazanıyor bayramlar.

Ancak son yıllarda bayram denilince akla tatil geliyor. Daha bayram gelmeden aylar öncesinden tatil planları yapılıyor, en lüks otellerde yerler ayırtılıyor. İnsaflı olanlar, ilk gün erkenden kurbanını kesip derin dondurucuya koyup tatil beldesinin yolunu tutuyor. İnsafını ve İslami hassasiyetini tamamen yitirmiş olanlar ise mesai bitimiyle birlikte tatil beldelerinde alıyor soluğu.

Eğer ki bayramlarda soluğu tatil beldelerinde alanlardan değil de anne, baba, akraba ile bayram geçirenlerden; ebeveynlerinizin, ninelerinizin, dedelerinizin elini öpüp, gönlünü alıp, duasına talip olanlardan; yaşlılarınıza yol gözletmeyenlerden iseniz bayramınız mübarek olsun!..

Ne demişti Alvarlı Efe Hazretleri:

“Can bula cananını,

Bayram o bayram ola,

Kul bula sultanını,

Bayram o bayram ola…”

Cananını bulanlardan, sultanına kavuşanlardan; bayramı bayram olanlardan ve bayramların hakikatine erenlerden olmamız duasıyla…

Bayramımız mübarek olsun!..