Hayâsızca hareketler suçu

Abone Ol

Bu yazımızda hayasızca hareket nedir, hangi davranışlar hayasızca hareketler suçunu oluşturur gibi hususlar hakkında siz okuyuculara bilgiler vermeye çalışacağız.

Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde genel ahlaka karşı suçlar başlığı altında düzenlenen hayâsızca hareketler suçu, toplumun cinsel nitelikteki utanç duygusunu korumak amacıyla yaptırım altına alınmıştır. Madde hükmünde; “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde düzenlenmiş; Bu suç ile toplumun ahlakı ve hayâ duygusu korunmak istenmiştir. Kişilerin cinsel ahlaka saygı göstermesi ve hayasızca hareketlerin açıkça (alenen) yapılması yasaklanmıştır.

Hayasızca hareketlerin belirli bir kimseyi hedef almak suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 105. maddesinde bulunan cinsel taciz suçu oluşur.

Bu suç alenen cinsel ilişkide bulunmak ve teşhircilik yapmak suretiyle gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için bu hareketlerin alenen gerçekleşmesi ve bir başka şahıs tarafından görülebilmesi gerekir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi bir kararında alkollü bir kişinin gece işlek olmayan yol kenarına sıkışması nedeniyle idrar yapma eylemini, suçun teşhir öğesi oluşmadığı yönünde değerlendirmiştir.

Alenen cinsel ilişki suçu, kamuya açık alanda işlenebileceği gibi kamuya açık olmayan alanda da işlenebilir. Aşağıda saymış olduğumuz bu hareketler alenen cinsel ilişkide bulunma suçunu oluşturur:

Kişilerin kendi özel mekanlarında işlenen eylem, tedbir alınmaması nedeniyle başka kimseler tarafından görünüyorsa alenen cinsel ilişkide bulunma suçu oluşur. Örnek vermek gerekirse; kendi evinde olsa bile herkesin görebileceği bir şekilde perdeleri açarak cinsel ilişkiye girmek.Kamuya açık bir alanda cinsel ilişkiye girmek.Arabada cinsel ilişkinin ve benzeri hareketlerin (sevişmenin) alenen cinsel ilişki suçu olarak değerlendirilmesinin nedeni, yapılan hareketin çok sayıda insan tarafından görülmesi ihtimalinin bulunmasıdır. Yapılan hareketler hiç kimse tarafından görülmese bile görülme ihtimali varsa suç oluşur. Örneğin; karavanda cinsel ilişkiye girmek bu suçu oluşturmazken sıradan camlı bir arabada cinsel ilişkiye girmek bu suçu oluşturur.

Kolluk kuvvetleri tarafından tutulan tutanaklarda, “arabada uygunsuz yakalanmak” vb. ibarelere yer verilmektedir. Bu gibi genel nitelikli tutanaklar suçun işlendiğini ispatlamaz. Suçun işlendiğini ispatlamak için polisin veya çevrede bulunan diğer vatandaşların tanık olarak dinlenmesi gerekir.

Bu suç kadın ya da erkek herkes tarafından işlenebilir. Suçun mağduru ise toplumu oluşturan herkestir. Suçun, ancak kasten işlenebilmesi mümkündür. “Belli bir kimseye karşı işlenmeyen bu suçta, failin belirli bir amaç ile hareket etmesi bu suçun varlığı için aranmaz.” (Artuk-Gökcen-Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, s.786)

Bir kimseye alenen cinsel saldırıda bulunması veya ölü ile alenen cinsel ilişkide bulunulması durumunda bu suç oluşur. Hayvanlarla açık bir şekilde (alenen) cinsel ilişkide bulunmak da bu suçu oluşturacaktır. Ancak arabada öpüşmek veya sokakta sarılmak gibi fiiller teşhircilik suretiyle hayasızca hareketler suçu olarak değerlendirilmez.

Şuna da değinmek gerekir ki, bir kimsenin cinsel organını veya vücudunun cinsel bölgelerini herhangi bir kişiye karşı gösterilmesi ile oluşur. Teşhircilik yapmak, TCK madde hükmüne göre ahlaka aykırı bir hareket olduğu için cezalandırılmaktadır. Ancak belirli bir kişiye karşı bir kişinin cinsel organını ya da vücudunun cinsel bölgelerini göstermesi durumunda hayasızca hareketler suçu değil, cinsel taciz suçu oluşur.

Hayasızca hareketler suçunun soruşturması savcılık makamı tarafından (re’sen) yapılır. Suçun cezası yukarıda da bahsettiğimiz üzere “altı aydan bir yıla kadar hapis cezası” şeklindedir.